Soner Yalçın: TÜBİTAK'ı affetmeyeceğim

Soner Yalçın: TÜBİTAK'ı affetmeyeceğim
Soner Yalçın: TÜBİTAK'ı affetmeyeceğim
Oda TV davasının 14. duruşmasında savunmasını yapan gazeteci Soner Yalçın asıl TÜBİTAK raporuna tepki gösterdi: Çocuklarımızı karıştırmayın. Davada savcı tutuklulukların devamını istedi. Karar bekleniyor.
Haber: FATİH YAĞMUR - fatih.yagmur@radikal.com.tr / Arşivi

 

 

İSTANBUL – Oda TV davasında savunmasını yapan gazeteci Soner Yalçın asıl TÜBİTAK raporuna tepki gösterdi.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın büyük salonunda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gazeteci Soner Yalçın ile Yalçın Küçük katıldı. Tutuksuz yargılanan Nedim Şener, Ahmet Şık, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, İklim Ayfer Kaleli, Ahmet Mümtaz İdil, Şükrü Doğan Yurdakul, Müyesser Yıldız ile Coşkun Musluk da duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya yurtdışında eğitim seminerinde olduğu için katılamayan Mehmet Ekinci’nin yerine Hikmet Şen başkanlık ediyor.


BİRLEŞTİRME KARARI BEKLENİYORDU


Duruşma, mahkeme başkanı Hikmet Şen’in TÜBİTAK’tan gelen ek rapor bilgisi vermesiyle başladı. Mahkeme Başkanı Şen, Ufuk Ermertcan’ın Ergenekon davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazdığı davanın birleştirilmesi talebine yanıt gelmediğini ifade etti. Bugün verilecek kararda davanın Ergenekon davasıyla birleştirilmesi kararının çıkması bekleniyordu. Ancak 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden yanıt gelmediği için, mahkeme heyeti, Duruşma Savcısı Ufuk Ermertcan'ın talebini değerlendiremeyecek. Duruşma önce Yalçın Küçük savunma yaptı.

YALÇIN: 28 ŞUBAT MAĞDURUYUM


Daha sonra savunmasını yapan Soner Yalçın, “KCK tutukluları açlık grevine girerek anadilde savunma haklarını elde ettiler. Bizim de bir dil sorunumuz var. Oda TV savcıları düşünce özgürlüğü dilini anlamıyorlar. Oda TV eleştirel yaklaşımı benimsemiştir. İktidarlara muhaliftir. Savcı, iktidarın hoşuna gitmeyen her haberi kara propaganda saymıştır. Dünyanın tepki gösterdiği de budur. Yeni hukuk düzeninde avukatı ve maalesef hakime gerek yoktur. Bilirkişiler, hem hakimlik hem de avukatlık yapmaktadır. 26 yıllık gazetecilik hayatımda ne yaptığımın hiçbir önemi yok. Burada kendimi anlatmaktan utanıyorum. Bugün yandaş medyada 28 Şubat gündemde. Bunu söylerken utanıyorum ama 28 Şubat beni de işsiz bıraktı. O dönem Mehmet Ali Birand’ın sağ koluydum” dedi.

Yalçın savunmasında şunları söyledi, “Sayın heyet, son tutukluluk inceleme kararına göre ‘kuvvetli suç şüphesi devam ediyor’ deniliyor. Peki, mahkemeniz şüphe duyup ek rapor istemedi mi? Bu TÜBİTAK raporuna göre bu dosyalar üzerine bizler tarafından bir işlem yapılmamış. Suçlamaya konu bilgisayarları hedef alan sosyal mühendislik saldırıları yapılmıştır. Bu saldırıları gerçekleştirenler aynı kişilerdir. TÜBİTAK'ı affetmeyeceğim. Biz cezaevinde yatarız, ona eminim. Fakat çocuklarımızı karıştırmasınlar: 'Müyesser Yıldız'ın bilgisayarındaki dosyayı 19 yaşındaki oğlu yüklemiş olabilir' diyorlar.”

 

SAVCI TUTUKLULUKLARIN DEVAMINI İSTEDİ

Duruşmada sanık savunmalarının ardından avukatların taleplerine geçildi. Tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Avukatların taleplerinin alınmasının ardından ise Duruşma Savcısı Ufuk Ermertcan, ara karara ilişkin mütalaasını verdi. Savcı Ermertcan mütalaasında, tutuklu sanıkların delillerin toplanmaması ve adli kontrol taleplerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Savcı Ermertcan, birleşme kararı için 13. Ağır Ceza Mahkemesinin cevabının beklenmesini talep etti. Duruşmaya ara karar için ara verildi.