Sonuç: Ceylan kendini patlatmış!

Sonuç: Ceylan kendini patlatmış!
Sonuç: Ceylan kendini patlatmış!
Koyun otlatırken havaya uçan Ceylan ile ilgili kriminal rapor, Ceylan'ın ölümünden 15 gün sonra tamamlandı. Savcılık Ceylan'ı havantopu değil, patlamamış bir mühimmatın öldürdüğü sonucuna vardı. Öldüren silahın tipi, çapı, etkisi belli. Ama ne zaman ateşlendiği, kimin ateşlediği ve neden ateş açıldığı 'meçhul...'
Haber: MUHARREM KONTAZ / Arşivi

DİYARBAKIR - Cumhuriyet Başsavcılığı, Lice’de koyun otlatırken havaya uçan 14 yaşındaki Ceylan Önkol’un havan topu değil, 40 milimetrelik bombaatar mühimmatıyla öldüğü sonucuna vardı. Raporda, “daha önceden araziye atılan ve patlamayan 40 milimetrelik bombaatar mühimmatına elindeki tahrayla vurunca, patlama sonucu öldü” denildi.
Ceylan Önkol, 28 Eylül günü Diyarbakır’ın Şenlik köyüne bağlı Paşaçiya mezrasındaki evinden koyun otlatmak için çıktı. Önce bir patlama sesi duyuldu. Sonra parçalanmış cesedi bulundu.
Yakındaki askeri karakoldan atılan bir havantopu mermisine hedef olmuş olabileceği iddia edilen Ceylan ile ilgili inceleme, ölümünden ‘15 gün sonra’ tamamlandı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı’ndaki incelemenin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Eyyüp Mutlu, Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre Emniyet Müdürlüğü’nde görevli iki patlayıcı madde uzmanı bilirkişilere dayanan rapor dava dosyasına da konuldu.

Rapor neye dayanıyor?
Savcılığın açıklamasına göre bilirkişiler olay yerinde yapılan incelemeler neticesinde elde edilen metal parçalar ile Ceylan Önkol’un vücudundan otopsi sonucunda çıkarılan metal parçaları detaylı olarak inceledi.
Savcılık açıklamasında şöyle denildi:
“Patlamadan mütevellit, parçalanmış, deforme olmuş, üzerlerinde küçük oval çıkıntılar bulunan, muhtelif ebatlarda 12 adet metal parçalarının 40 milimetrelik bomba atar mühimmatı iç gövdesinde yer alan ve parça tesiri yaratmak amacıyla kullanılan metal aksama ait olduklarının, başka bir deyişle bu metal parçalarının bir havan topuna ait olmadığı, 40 milimetrelik bomba atar mühimmatına ait olduğu, 40 milimetrelik bomba atar mühimmatlarının emniyetli atışa olanak vermek amacıyla namludan çıktıktan sonra belli bir mesafe sonra kuruldukları ve hassas tapalarının aktif hale geldiğinin, ancak her tür fabrikasyon mühimmatın atıldıktan sonra düştüğü yerde patlamamasının olası bir durum olduğu, söz konusu 40 milimetrelik bomba atar mühimmatının da daha önce atılmış ancak patlamamış, sert bir cisimle üzerine vurulması neticesinde patladığı, Ceylan Önkol’un olay anında elinde olduğu iddia edilen ve olay yerinde görüntülenen tahra üzerinde de patlamanın parça tesirlerinden meydana geldiği değerlendirilen deforme izinin mevcut havan mühimmatlarının cidar kalınlığının fazla olduğu ve sebeple olay yerine 60 milimetrelik veya 80 milimetrelik bir havan mühimmatının düşmesi halinde, mutlak suratte çok daha büyük parçalar ile kuyruk kısımlarının olay yerinde tespit edilmiş olması gerektiği, örnek olması açısından söz konusu havan mühimmatlara ait başka bir olayda elde edilen patlama sonrası görüntü fotoğrafları ile karşılaştırma yapıldığı, tüm bu hususlar ışığında Ceylan Önkol’un menşei ve modeli tespit edilemeyen, daha önce araziye atılmış ancak patlamadan kalmış 40 mm’lik bomba atar mühimmatına elindeki tahra (orak benzeri alet) ile vurarak patlaması neticesinde hayatını kaybettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.”

Atalay: Herkeste var
İçişleri Bakanı Beşir Atalay dün Bakanlar Kurulu’ndan sonra düzenlediği basın toplantısında konuya değindi. Atalay, bu bomba atar mermisinin hem Türk Silahlı Kuvvetler’de hem Emniyet Teşkilatı’nda hem de terör örgütünün elinde bulunduğunu açıkladı. Bombanın üretim yerinin tespit edilemediğini söyledi. 

DTP: Nedeni bulun
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk ise hükümeta seslendi:
“Toplumu tatmin edecek bazı şeyleri görmek istiyoruz. Birileri çıkıp ‘Ceylan’ı kimin öldürdüğü önemli değil’ diyor. Demokratik bir Türkiye istiyorsak nedenlerinin ortaya çıkması lazım. Bu suçu işleyenlerin, bu cinayeti işleyenlerin ortaya çıkması lazım. Devlet toplumun hassasiyet gösterdiği birçok konuda, üç beş günde çözmüştür. Ama 12 gün basına yansımadan ses bile çıkmadı. Bunların görülmesi gerekir. Yurttaşı kucaklamak istiyorsak, benzeri görülmemiş bir olayda sessiz kalmak, mesafe buna müsait değil demek toplumu tatmin etmiyor.Bu devletin, hükümetin görevidir. Bunu anlatmak için dil döküyorum. Eğer bu cinayeti işleyenler bu güne kadar gündeme getirilmemişse eksik bir şey olduğunu görmek gerekir diye söylüyorum.” 

Otopsi ve olay yeri incelemesi ‘olağanüstü’ koşullarda yapıldı
Ceylan Önkol, 28 Eylül’de hayvan otlatırken gerçekleşen bir patlamada öldü. Lice Cumhuriyet Savcısı olayın ‘teröre müzahir bölge’de olması nedeniyle’ ve güvenlik gerekçesiyle olay yerine gitmemiş ve köylülerden cesedi alıp en yakındaki Abalı Jandarma Karakolu’na getirmelerini istedi. Altı saat sonra karakola getirilen ceset üzerinde yapılan otopside, Ceylan’ın el, ayak ve kollarında parçalanma olmadığı sadece göğüs kısmında parçalanma meydana geldiği belirtilmişti.
Olayın kamuoyuna yansıması ve tepkiler üzerine Lice Cumhuriyet Savcısı, helikopterle olayın olduğu yere gitti, iki bomba uzmanının yardımıyla keşif yaptı. Şarapnel parçaları bomba uzmanlarına verilirken dosya ile ilgili gizlilik kararı alındı.

Vietnam silahı 
Ceylan Önkol’u öldüren40 mm bomba atar mühimmatı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin standart cephaneliğinde bulunuyor. 40 milimetre çapında el bombası eşdeğeri bu cephane, dünyadaki pek çok ordu ve örgüt tarafından da kullanılıyor.
ABD ordusu ağır makineli tüfeğe benzer ilk 40 milimetrelik bombatar silahını Vietnam savaşında kullanmış. Bu ilk model, mermiyi 2200 merteye ulaştırabilse de güvenli, isabetli menzili 75 metre olarak veriliyor.
Bombaatarların bir de sonradan geliştirilen, otomatik piyade tüfeğine ve gece görüş cihazına takılabilir türleri var. TSK envanterindeki G3 piyade tüfeğine takılabilir T40 bombaatar silahı MKE tarafından Alman HK lisansı ile üretiliyor. Bu silahın attığı 40 mm merminin menzili 50 ila 350 metre olarak kataloglarda belirtiliyor.
Bu silahın iki büyük dezavantajı olduğu öne sürülüyor: Birincisi: Başlık çok hassas, elden düşürme sonucu da patlayabilir. İkincisi: Örneğin karlı havada, yumuşak zemine düşerse patlamadan kalabilmektedir de.