Sonuç: M.S.Ö daha bir çocuk

Sonuç: M.S.Ö daha bir çocuk
Sonuç: M.S.Ö daha bir çocuk

13 yaşındaki M.S.Ö, duruşmaya geldiğinde onu desteklemek için gelmiş çok sayıda avukat vardı. FOTOĞRAFLAR: TURAÇ TOP / DHA

AKP'nin seçim mitingi için Aydın'da seçim otobüsüyle geçen Başbakan'a 'Allah belanızı verecek' diye bağıran 13 yaşındaki M.S.Ö'nün 'Başbakan'a hakaret'ten yargılanması ilk duruşmada bitti. Mahkeme heyeti çocuğa ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi

AYDIN - Yerel seçimler öncesi 9 Mart’ta partisinin mitingi için Aydın’a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla hakkında üç yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 13 yaşındaki M.S.Ö.’nün yargılanması, ilk duruşmada sona erdi. Aydın Çocuk Mahkemesi M.S.Ö.’ye ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.
M.S.Ö., Aydın’a 9 Mart 2009’da  gelen Başbakan Erdoğan’a seçim otobüsü ile şehir turu attığı sırada “Allah cezanızı verecek” diye bağırdı. İddiaya göre, Başbakan Erdoğan, yanına çağırdığı M.S.Ö.’ye korumalar sert davrandı. M.S.Ö., boynunun arkasında oluşan çiziklerin Başbakan Erdoğan’ın yanındayken meydana geldiği iddiasıyla şikâyetçi oldu. M.S.Ö.’nün Başbakan hakkındaki şikâyetinde ‘Kovuşturmaya yer olmadığı’na karar verilirken M.S.Ö., hakkında Başbakan Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla bir-üç yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. 

Avukat ordusu ve vekiller
Aydın Çocuk Mahkemesi’nde dün ilk duruşması yapılan davaya hakkında ‘Başbakana hakaret’ suçlamasıyla yargılanan 13 yaşındaki M.S.Ö ile avukatı Kemal Aytaç katıldı. M.S.Ö’ye destek için, İstanbul, İzmir ve Aydın’dan çok sayıda avukat davaya müdahil olarak katıldı. Ayrıca duruşmayı izlemek için gelen CHP milletvekilleri Ahmet Ersin ile Fatih Atay ise davadaki gizlilik kararı nedeniyle duruşmaya alınmadı.
Duruşma tutanağına göre, avukatlar, çocuğun Başbakan’a hitaben ‘Allah belanızı versin’ değil ‘Allah cezanızı verecek’ dediğini, bunun hakaret niteliği taşımadığını belirterek beraat talep etti.
Duruşmada söz alan avukat Kemal Aytaç da, olay günü Tayyip Erdoğan’ın ‘Başbakan’ değil ‘AKP Genel Başkanı’ sıfatının bulunduğunu, bu nedenle suç unsurunun oluşmadığını, ayrıca çocuğun yaşı ve olayın oluş şekli dikkate alınarak, davanın bitirilmesini istedi. Avukat Aytaç savunmasını şöyle sürdürdü: “Hakaret bu olayda TCK’nın 125/1 maddesi kapsamındadır. Bu da şikâyete bağlı bir suçtur. Olayda şikâyetçi yok. Şikâyet yokluğundan davanın düşürülmesini talep ediyoruz.”
Mahkeme heyeti, yargılama sonunda sanığın üzerine atılan suçtan TCK’nın 32/2 maddesi uyarınca ‘ceza verilmesine yer olmadığına’ karar verdi. TCK’nın 32/2’nci maddesi şöyle: “Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuk, anlam ve sonucunu algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur.”
Kararın açıklanmasından sonra açıklama yapan avukat Aytaç, “Dava ortadan kalktı. Bu ülkede hukuk, yargı bağımsızlığının ne derece etkilendiğini, yürütmenin, iktidar sahiplerinin, emniyet, savcılık ve yargı görevlilerinin ne derece etkilediğinin açık bir kanıtıdır bu dava. 13 yaşındaki çocuğun yargılanması dünyada eşi benzeri olmayan bir şeydi, komediydi, dramdı. ”
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İzleme Komitesi Üyesi Ahmet Ersin ise şöyle konuştu: “Türkiye bir demokratik ülke ise demokrasi sağlam ayaklar üzerinde duruyorsa, bu davaların olmaması lazım. Bir ilköğretim öğrencisi çocuğu mahkeme salonlarına taşıyan anlayışın demokrasi ile bağlantısı olmaz.” (dha, aa)