Sonuç üzücü ama Türkiye haklı

Sonuç üzücü ama Türkiye haklı
Sonuç üzücü ama Türkiye haklı
Üst düzey bir yetkili angajman kuralları çerçevesinde tüm uyarıların yapıldığını ancak yanıt alınamayınca helikopterin düşürüldüğünü söylüyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye , 22 Haziran 2012 günü Akdeniz’de bir savaş uçağı düşürüldüğünden beri Suriye sınırında tetikteydi. O nedenle, sınırı aşan helikopterin vurulması, helikopter yanlışlıkla sınır aşmış olsa bile, 14 aylık uygulamanın doğal sonucu gibi görülüyor. Yetkililer, sonucu üzüntü verici olsa da, eylemin ‘acelece atılmış bir adım’ olmadığı görüşünde.Türk jetlerinin Suriye ordusuna ait bir M17 helikopteri düşürmesiyle ilgili çok sayıda spekülasyon yapılıyor.
Bunların başında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın helikopterin füze ile vurulduğuna dair açıklaması geliyor. Bir helikopterin F-16’dan atılan bir füzenin hedefi olması halinde helikopterin 2 km uçamayacağı, vurulduğu anda infilak edeceği ve serbest düşüş ile bulunduğu yükseklikten doğrusal bir şekilde vurulduğu yerin hizasına düşeceği görüşü, dün sıkça dile getirildi. Askeri yetkililerin bu iddia için iki ayrı savunması var:
Birincisi kullanılan mühimmatın ‘füze’ olarak adlandırılmasına karşın, helikopterin inflak etmesine neden olacak türden bir mühimmat olmadığı yönünde.
İkinci savunma ise, helikopterin kuyruk, pervane ve motor kısımlarının isabet almadığı öngörüsüne dayanıyor. Bu durumda, helikopterin uçma fonksiyonlarının sürebileceği ve kısa süre içinde işlevsiz hale gelerek irtifa kaybederek düşebileceği belirtiliyor.
Bir başka kritik soru, helikopter pilotlarının paraşütle atlamasının mümkün olup olmayacağı yönünde. Zira, helikopterde yukardaki pervane nedeniyle fırlatma mekanizması bulunmuyor. Genelde düşük irtifalarda uçulduğu için de paraşüt taşımak helikopter pilotları için yaygın bir alışkanlık olarak görülmüyor. Askerlerin bu konudaki izahatı da Suriye ordusunun alışkanlıklarıyla ve son bir yılda tanık olunan gelişmelere dayanıyor. Buna göre, Suriye helikopterleri, muhaliflerin elindeki kısa mesafeli roketlerden etkilenmemek için yüksekten uçuyor ve bu nedenle paraşüt bulunduruyor. Yüksek bir noktadayken helikopterin düşme riskiyle karşılaşıldığında da kapıdan atlayabiliyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevli bazı ‘kara havacı’ pilotlar da yüksek uçuşlarda paraşüt taşıdıkları bilgisini veriyor. 

Bulgular da ‘yanlışlık’ diyor

Suriye helikopterinin Türkiye sınırını kasten ihlal edip etmediği de bir başka tartışma konusu. Suriye, ‘yanlışlık’ olarak açıklama yaptı. Türkiye ise helikopterin neden orada olduğunu sorgulamayıp, sınır ihlalini öne çıkardı. Helikopterin radar izinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmede, Suriye’nin ‘yanlışlık’ iddiasının doğru olabileceği yorumu yapılıyor. Zira, coğrafi konum itibariyle helikopter, ikinci uyarıyı aldığı sırada Türkiye sınırının 2 mil kuzeyinde ve uyarı sonrası batıya doğru yönelmiş. Ancak, batı tarafında, Türkiye-Suriye sınırı güneye doğru yöneldiği için kısa bir süre helikopter kendini Türkiye hava sahasında bulmuş. Türkiye hava sahasında geçirdiği süre içindeki rotası da Türkiye hava sahasında olmasına karşın Türkiye-Suriye sınırına paralel ve güney-batı yönünde görülüyor. Bu da helikopterin uyarının ardından Suriye hava sahasına dönmeye başladığını gösteriyor. 

İlk değildi

Üst düzey bir yetkili, Suriye’nin son bir yıl boyunca bu tür manevralara çok başvurduğunu anlattı. Yetkiliye göre, helikopterler sınır boylarındaki muhalif unsurları ve Türkiye’ye giriş çıkışları gözetlemek için yüksek irtifadan Türk hava sahasına yaklaşıyor, ancak uyarıların ardından dönüyordu. Düşürülen helikopterin de benzer bir misyonda olduğu değerlendiriliyor. Bir başka üst düzey yetkili, yeni angajman kuralları çerçevesinde TSK’nın bu tür analizleri yapmadan, ihlale odaklanmak zorunda olduğuna dikkat çekerek, “Kuralların tümü uygulandı, ancak yanıt alınamayınca helikopter Türkiye hava sahasında vuruldu. Türiye uluslararası kurallara göre haklı” dedi. TSK’nın radar ve telsiz kayıtları, NATO ve BM Güvenlik Konseyi üyeleriyle de paylaşıldı.