Sorgulu sualli İstanbul

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un güvenlik konusunda sıkıntılar çektiğini, bunun nedeninin de göç olduğunu söyledi.

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un güvenlik konusunda sıkıntılar çektiğini, bunun nedeninin de göç olduğunu söyledi. Erdoğan, İstanbul İl Genel Meclisi'nin Atatürk Kültür Merkezi'ndeki Çalışma Dönemi Kapanış Yemeği'nde 'İstanbul'a vize' tartışmalarını yeniden alevlendirecek değerlendirmeler yaptı:
"1995'te 'İstanbul'a nakil ilmühaberi ile girilmeli' dedim. 'Belediye başkanı vize istiyor' dediler. Neden? İnsanların neden geldiğini, nereye gideceklerini, çalışmaya mı seyahat etmeye mi geldiklerini bilelim. Geldiği yer belli olmayan, nereye yerleştiği belli olmayanlar İstanbul'a bedel ödetiyorlar. Sadece Türkiye için değil, dünyanın gelişmiş ülkeleri böyle yapıyorlar. Hatta cebinizdeki parayı da soruyorlar." Erdoğan bir gazetecinin, 'İstanbul'a nakil ilmühaberi ile girilmesi konusunda bir çalışma olup olmayacağına' ilişkin sorusuna ise "Yeni dönemde gündeme gelebilir" yanıtını verdi.
Erdoğan, konuşmasında İstanbul'un muhteşem ve muazzam bir adalet sarayına kavuşması için yürütülen projenin de tamamlanma aşamasına geldiğini, İstanbulluların kısa sürede Sultanahmet'teki Adliye Sarayı'ndan kurtulacağını belirtti.
Üç kırmızı çizgi
Partisinin İl Genel Meclisi'ne seslenen Başbakan, üç kırmızı çizgileri olduğunu hatırlattı: "İlki etnik milliyetçilik yapılmaması. Hepimiz Türkiye vatandaşlığı ortak paydasında bir, beraber, bütün olmalıyız. Bunun dışındakiler bölücülüktür, ayrımcılıktır. Buna asla prim vermeyeceğiz. İkinci kırmızı çizgi bölgesel milliyetçilik. Yıllar yılı bütün yatırımlar batıya yapılmış. Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu ihmale uğramış. Onun için yatırımlarda Doğu Anadolu, Karadeniz, Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'ya yüklendik. Önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye'de yol, su sorunu olan köy kalmayacak. Üçüncü kırmızı çizgi dinsel milliyetçilik. Bu ülkenin kahir ekseriyeti Müslümandır. Müslüman olmayan, olup da farklı mezhepte olanlar var. İktidar olarak tüm inanç sahiplerine eşit mesafedeyiz. İnanç sahipleri de konumlarını iyi tespit etmeli, onlar da bir ayrımcılığa sebep olmamalı."