Sorgunun temeli: Günlükler ve Özkök'ün ifadeleri

Ergenekon davasının özünü oluşturan 2003 - 2004 yıllarında Türkiye'nin atlattığı darbe girişimleriyle ilgili olarak dönemin kuvvet komutanları önceki gün Ergenekon savcıları tarafından on saat sorgulandı. Komutanların sorgusunun temelini dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlüklerdeki anlatımlar ve dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün ifadelerinin oluşturduğu öğrenildi.



Ergenekon soruşturmasında önceki gün önemli bir aşama yaşanmış ve 2003 - 2004 yıllarında planlandığı belirtilen darbe girişimleriyle ilgili olarak eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, şüpheli sıfatıyla Ergenekon savcılarına ifade verdi. Türkiye’de ilk kez kuvvet komutanları bir darbe girişimi nedeniyle sorgulandı.
Eski komutanların 10 saati bulan sorgusu oldukça rahat ortamda yapıldı. Üç komutan, üç ayrı odada üç ayrı savcı tarafından sorgulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı da sorgulara katıldı. İfade işlemi biten komutan, Çolakkadı’nın odasında bekledi. İfadeler bittikten sonra savcılar üç eski kuvvet komutanını mahkemeye sevk etmeden, serbest bıraktı.
Sorgunun temeli emekli oramiral Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen ve ilk olarak 2007’de Nokta dergisinde yayımlanan ‘darbe günlükleri’nde yer alan anlatımlar ve bununla bağlantılı olarak dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün ifadeleri oluşturdu. Günlükler ve Özkök’ün ifadesinde çakışan noktalar soru halinde yöneltildi. Örnek’e günlüklerin kendisine ait olup olmadığı sorulurken, bu konuda hazırlanan raporlar gösterildi. Örnek, günlüklerin kendisine ait olmadığını ısrarla yineledi. Örnek ayrıca ‘günlük’ denilen metinlerde yer alan toplantılar, darbe hazırlıkları, çeşitli diyalogları da reddetti. Örnek’in günlüğünde yer alan Yaşar Büyükanıt’ın zehirlenerek öldürüleceği yönündeki iddia, Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun çalışmaları, Özkök’e yönelik ‘çekil’ baskıları, sivil toplum oluşturma çabaları da sorular arasında yer aldı. Ergenekon sanıklarından Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’la ilişki de sorulardan biriydi. Çünkü Balbay’a ait olduğu öne sürülen bazı notlarda da paşalarla görüşmeler yer almıştı. İddialara göre, diğer iki kuvvet komutanı da günlüklerde yer alan iddiaları reddetti ve kendilerinin ‘darbe’ girişimi içinde yer almadıklarını söyledi. (Radikal)

Özkök, ‘Ayışığı’ ile ‘Yakamoz’u biliyordu
Özkök darbe soruşturması kapsamında Ergenekon savcılarına tanık olarak verdiği ifadesinde, günlüklerde yer alan darbe planlarını doğrulamıştı. Özkök, ifadesinde 2003 - 2004 yıllarındaki darbe çalışmalarından haberdar olduğunu ancak bu konuda somut delil olmadığını söylemişti. Özkök, “Darbe planlarından sadece ‘Ayışığı’ ve ‘Yakamoz’ kod adlı darbe planlarından 2004 yılı bahar ayları içersinde haberim oldu. Bu bilgiler bir slayt sunumu şeklinde geldi. Geldiği zaman da söylentilerin azaldığı zamanlardı. ‘Eldiven’ kod isimli darbe planını ve Cumhuriyet Çalışma Grubu’nu duymadım. Bu slaytlar geldiğinde isimleri geçen kişilerden bazılarının emekli olacaktı. Bilgiler geldiğinde karargahdaki arkadaşlar dahi paylaşmadım. Çünkü bazı şeylerin şüyu vukuundan beter” demişti.
“Kuvvet komutanlarından dönemin yürütme organına yönelik muhtıra verilmesi yönünde telkin ya da teklifte bulunan oldu mu?” sorusu üzerine” de Özkök, Şura toplantıları öncesinde adet gereği orgenerallerin Ankara’ya geldiklerini ve orada çeşitli toplantılar yapıldığını anlattı. Özkök, “İktidara gelen parti ile ilgili olarak geçmişteki bazı söylemleri sebebiyle fikirlerini beyan ettiler. Kimse benim yanımda muhtıra verme şeklinde bir teklifte bulunamaz. Böyle bir şeye fırsat vermem” diye konuşmuştu.