@ubuget

Sosyal medya yasağı ile Anayasa Mahkemesi hiçe sayıldı

Sosyal medya yasağı ile Anayasa Mahkemesi hiçe sayıldı
Sosyal medya yasağı ile Anayasa Mahkemesi hiçe sayıldı

Prof. Dr. Yaman Akdeniz, sosyal medyaya getirilen yasak ile gözdağı verildiğini söyledi.

Profesör Dr. Yaman Akdeniz, Twitter ve Youtube getirilen engelleme ile Anayasa Mahkemesi'nin hiçe sayıldığını söyledi. Yüksek Mahkeme'nin 'hak ihlali' olarak gördüğü Twitter ve Youtube yasaklarını kaldıran 'iki sağlam' kararı olduğunu hatırlatan Akdeniz, "Türkiye bu kararla 3 değil 5 adım geriye götürülüyor" eleştirisinde bulundu. Bu tür yasakların seçime doğru artabileceğine dikkat çeken Akdeniz, sosyal medyaya yönelik engelleme süreçlerinin nasıl işlediğini de anlattı. Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ise 9. madde üzerinden kapatmanın doğru olmadığını belirterek, bu tarz kapatmalarda 8. maddedeki 'suçlar' kapsamında kararların alınması gerektiğini söyledi.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi
SİNAN SAYGILI / Arşivi

RADİKAL - Türkiye bir kez daha sosyal medyaya getirilen engelleme kararı ile gündeme oturdu. Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınma görüntüsü gerekçe gösterilerek, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Bekir Altun tarafından Twitter, Youtube ve Facebook’a yasak getirildi.

Aslında geçen cuma günü Hakim Bekir Altun tarafından URL bazında verilen kararlar tam olarak uygulanmadığı gerekçesiyle bugün Twitter, Youtube, Facebook’a erişim engellendi.

Sosyal medyaya yönelik engelleme kararlarının işleyiş sürecini ve ne anlama geldiğini Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Bilişim Uzmanı Profesör Yaman Akdeniz’e sorduk

‘TÜRKİYE 3 DEĞİL 5 ADIM GERİYE GİTTİ’

- Anayasa Mahkemesi’nin yakın zamanda Twitter ve Youtube erişim yasaklarını ‘hak ihlali’ gerekçesiyle iptal etmesine rağmen yeniden sosyal medyaya getirilen yasağı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Anayasa Mahkemesi sanki daha önce aksi yönde karar almamış gibi Twitter ve Youtube getirilen erişim engellemesiyle Türkiye 3 değil 5 adım geriye götürülüyor. Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin çok sağlam iki kararı varken, erişimi engelleme kararlarının bu kadar hafife alınmaması gerekiyordu. Yeniden ciddi bir sosyal medya yasağı ile karşı karşıyayız.

‘166 ADRESE YASAK KARARI ALINMIŞ, AYRICA...’

- Sadece linkler yerine genel bir yasaklama ve erişimi engelleme uygulaması hukuka ne kadar uygun?

1. Sulh Ceza Hakimi’nin kararında 166 tane adrese yasak var. Ayrıca, benzer mahiyetteki içeriklerin bulunduğu platform ve sitelere erişimin engellenmesi teknik olarak mümkün değilse, tamamının engellenmesi kararı alınmış. Bu yasak kararları, servis sağlayıcıları yönelik bir baskı aynı zamanda. Ayrcıa, Twitter ve Youtube gibi platformlara, “Bizim istediğimizi yapmazsan Türkiye’de seni engelleriz” mesajı veriliyor. Bu tür engellemelerin seçime doğru daha da artması beklenebilir. Elektriklerin kesilmesi, internette erişimin engellemesi gibi uygulamalar bir prova ve gözdağı mı sorusunu akıllara getiriyor.

‘YASAK 4 SAAT İÇİNDE UYGULANMAK ZORUNDA’

- Servis sağlayıcılar üzerinden engelleme süreci nasıl işliyor?

5651 Sayılı Kanun uyarınca Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne (ESB) karar tebliğ ediliyor. Böylece karar tüm internet servis sağlayıcılara tebliği edilmiş sayılıyor. Servis sağlayıcıların da 4 saat içinde bu kararı uygulaması gerekiyor.

VPN TÜRÜ UYGULAMALAR

- Erişim engelini aşmak için VPN türü uygulamalar üzerinden sosyal medyaya girmek suç teşkil eder mi?

Twitter, Youtube vb. sitelere girmek yasak değil. Dolayısıyla bu tür uygulamalar üzerinden sosyal medayaya girmek de hukuka aykırı değildir.

9. MADDE ÜZERİNDEN KAPATMA DOĞRU DEĞİL

(Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak)

Konuyla ilgili değerlendirmesini almak için ulaştığımız Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyat Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ise 9. maddeden verilen cezanın kişilik haklarının ihlaliyle ilgili olduğun, başvurunun da kişisel olması gerektiğini vurgulayarak, burada böyle bir imkânın bulunmadığını anlattı. 

'OLMAYAN BİR KANUN HÜKMÜNE DAYANARAK KARAR VERİLİYOR'

Bu tarz kapatmalarda 8. maddedeki ‘suçlar’ kapsamında kararların alınması gerektiğini söyleyen Altıparmak, durumun ilgili maddedeki katalog suçların içine girmediği için her cezanın 9. madde üzerinden verildiğini ifade etti ve ekledi: "9. madde kişilik haklarına saldırı üzerinden karar veriliyorsa Sulh Ceza Hakimi boşanma davasında da boşanma kararı verebilir. Biz ondan sonra boşanma olmadığını mı ispatlamaya çalışacağız. Olmayan bir kanun hükmüne dayanarak karar veriliyor."