'Soykırıma tek kanıt yok'

Ermeni soykırımına yönelik iddialar, AB'nin yaklaşan 17 Aralık zirvesi ve İstanbul'da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ermeni Kültürü Müzesi'ni açmasıyla yeniden gündeme geldi.
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Ermeni soykırımına yönelik iddialar, AB'nin yaklaşan 17 Aralık zirvesi ve İstanbul'da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ermeni Kültürü Müzesi'ni açmasıyla yeniden gündeme geldi. Türkiye'nin üst düzey yöneticilerinin 'herkese açık' olduğunu her fırsatta dile getirdiği 'Osmanlı arşivleri', Ermenistan'dan araştırmacı bekliyor. Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay, Ermenistan'ın ise arşivlerini açmadığının altını çiziyor. Sarınay, arşivler ve soykırım iddialarıyla ilgili şu mesajları verdi:
Aynı gün izin veriliyor
Herkes karşılaştırsın: 1878-1920 yılları arasındaki Ermeni olaylarıyla ilgili tüm arşiv fonlarının tasnifi tamamlanarak araştırmacıların hizmetine açıldı. Bize gelen yerli-yabancı tüm araştırmacılara aynı gün araştırma izni veriyoruz. Bilimin önündeki bürokratik engelleri kaldırdık.
Bütün dünyadaki milli arşivler devlet arşivleridir. Her devletin arşivinde kendi bakış açısına göre yazışmalar vardır. Biz açtık, Ermenistan da kendi elindeki devlet arşivlerini açsın. Böylece dünyadaki bilim adamları, belgeleri karşılaştırma fırsatı bulur.
Belge saklamak olanaksız: Osmanlı arşivinin bir özelliği de yazışmaların kaydedildiği gelen-giden defterleridir. Yani, 'Şu belgeyi araştırmacıya verelim, şunu saklayalım' demek gibi bir şansınız yok. Belgeler sıra halinde birbirini izler. Eğer belgeyi saklarsanız bu hemen belli olur. Belge gizlendiği iddiasını arşivde araştırma yapmayanlar ileri sürüyor.
Çağrımıza yanıt yok: Arşivlerimizde 75'in üzerinde ülke vatandaşı araştırma yapıyor. Ancak Ermenistan'dan gelen araştırmacı yok. Diaspora ve Ermenistan Ermenilerine yaptığımız diyalog çağrılarına rağmen olumlu cevap alamıyoruz. Diplomatik ilişki olmadığı için Ermenistan devlet arşivleriyle resmi anlaşma yok. Olayların aydınlatılması, konunun siyasete kurban edilmemesi için Ermenistan'la işbirliğine hazırız.
Arafyan'ın yalanı: Diaspora Ermenilerinin öncülüğünü yapan Aras Arafyan 90'ların ikinci yarısında bizde araştırmalar yapmış. Kayıtlarda var. Arafyan, Ermeni konusuyla ilgili İstanbul'daki arşivlerden 4 bin sayfa fotokopi almış. Ama İngiltere'de, "Osmanlı arşivleri kapalı" diye demeç verdi. Bakış açıları bu.
'Hiçbir şey bulamadılar'
Temizlik iddiaları: Katliamla ilgili 1918'de İttihat ve Terakkicilerin, 1980'de de askerlerin arşivlerde temizlik yaptığı iddia
ediliyor. Bu konuda en küçük bir kanıt bile yok. İttihatçılar mütarekeyi 30 Ekim'de imzalayıp 2 Kasım'da yurtdışına kaçtı. Çünkü mütarekenin şartları çok ağırdı.
İki gün içinde 100 milyonun üzerinde belge olan bir arşivde neyi, nerede bulacaklar? Osmanlı arşivleri, 1919-1922 yılları arasında, itilaf devletleriyle İttihat ve Terakki'den intikam almak isteyen Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve hükümetin kontrolü altındaydı. İşgal devletleriyle birlikte İttihat ve Terakki'yi yargılayıp devri sabık yaratmak için belge bulmaya can atan bu partililer katliam iddialarını kanıtlayabilmek için her yerde belge aradı. Ancak bulamadılar.
Suçlular yargılandı: Osmanlı devletinin önemli bir özelliği her şeyini yazıya bağlaması. Tehcir sırasında görevini ihmal eden veya Ermenilere kötü davrananları tespit için 1915'in sonunda inceleme heyetleri kuruldu. Suçlu görülen ve büyük kısmı resmi memur olan 1397 kişi yargılandı. Bunların çoğu da hapis cezasına çarptırıldı, içinde idam edilenler bile var. Soykırım yapmak isteyen bir devlet böyle davranır mı?
Bu konuda bilimsel olmak koşuluyla, her tarihçi, bilim adamı yazıp çizmeli. İşte gerçek o zaman ortaya çıkar. Tarih, ortaya koyar, yargılamaz, hüküm vermez.
Türkiye'nin tek hatası: Türkiye'nin tek suçu, iddialar karşısında uzun süre sessiz kalması. Yeterli personelin yetişmesi zaman aldı. 80'lerden önce arşivlerde çalışanlar 13-14 kişiydi.
İnternetten belge
1925'ten bu yana, yerli ve yabancı 40 bin araştırmacı devlet arşivlerini kullandı. 400 uzman personelin çalıştığı genel müdürlükte arşivler dijital ortama aktarılıyor. Araştırmacılara posta üzerinden belge fotokopisi göndermek ve belgelerin internet üzerinden kullanıcıların hizmetine sunulması için de çalışmalar devam ediyor. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün Ankara'daki arşivlerinde Cumhuriyet dönemine ait 30 milyon belge nem oranı sabit tutulan 14 depoda korunuyor.