'Soykırım'da diyalog umudu

Ortak çalışma teklifi

Ermeni tarihçi Sarafyan'la TTK Başkanı Halaçoğlu'nun 'Ermeni soykırımı' iddialarını birlikte araştırması için umut doğdu. Halaçoğlu, Sarafyan'ın "Harput'ta ortak vaka çalışması yapalım" önerisini yanıtladı: "Resmi talep gelsin değerlendirelim."

İSTANBUL/ANKARA - Ermeni tarihçi Ara Sarafyan 'soykırım' iddiaları için öneride bulundu: "Bir vaka çalışması yapalım. Harput Ovası'nı ele alalım. Herkes elindeki belgeleri orta koysun. Bunu başarabilirsek diğer tarihçileri de davet edebilir, başka yerlerde de böyle araştırmalar yapabiliriz." Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu teklife 'dolaylı' cevap verdi: "Resmi başvuru olmadı. Kendilerine bir e-mail gönderdim. Birlikte araştırma talebinde bulunuyorlarsa bize bildirsinler."
Londra'da bulunan Gomidas Enstitüsü'nde görev yapan Sarafyan, 1. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Savaş Bakanlığı'nın propaganda bürosunun hazırladığı 'Mavi Kitap'ı elden geçirip tekrar yayımlayan önemli bir tarihçi. Sarafyan'ın meslektaşı Prof. Dr. Halaçoğlu da Ermeni iddialarıyla ilgili yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen bir isim. Sarafyan'la Prof. Dr. Halaçoğlu arasında 'iddiaları birlikte araştıralım' diyaloğu yaklaşık bir yıl önce başladı. Sarafyan 16 Mart 2006 tarihinde İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen bir sempozyuma katılmış, Ermeni 'soykırımı' üzerine bir tebliğ sunmuştu. Bunun üzerine Prof. Dr. Halaçoğlu, 1915 yılında yaşananlar konusunda ortak çalışma önerisinde bulunmuş, Sarafyan da teklifi kabul etmişti. Bir yıl boyunca somut bir adım atılmadı ama iki tarihçinin karşılıklı açıklamaları 'ortak çalışma'nın imkânsız olmadığı konusunda umut ışığı verdi.
'Neden Harput' sorusunun cevabı
Türkiye'nin 'Tarihi tarihçiler araştırsın, bu işi onlara bırakalım' teklifinin Ermenistan ve Ermeni diasporası tarafından 'Araştıracak bir şey yok, her şey kanıtlandı' denilerek reddedildiği bir ortamda Sarafyan bu yaklaşımını ve 'Neden Harput?' sorusunun cevabını, Şubat 2007'de Nokta dergisinde yayımlanan söyleşisinde şöyle açıkladı:
"Harput'u bir vaka çalışması olarak önermemin nedeni, bu bölgeye ilişkin olarak Türkiye dışında çok bilgi bulunması ve bu bölgenin yerel tarihinin Erzurum ve Van'dan farklı olarak savaş zamanı karışıklıkları ya da Rus işgali sonucunda karmaşık bir hale gelmemiş olmasıdır. Bu çalışma, açık ve bilimsel bir yaklaşımla yürütülecek; doğrudan bir çalışma olacaktır. Türkiye'deki tarihçiler Harput'tan tehcir edilen ve başka yerlere yerleştirilen Ermenilerle ilgili ellerinde bulunan Osmanlı kayıtlarını ortaya koysunlar. Bu kayıtların bu bölge Ermenilerinin gerçek akıbetlerini açıklayıp açıklamadığına bakalım. Kaç Ermeni tehcir edilmiş? Kaç kişinin kalmasına izin verilmiş? Bunlar ne olmuş? Elde bulunan Osmanlı kayıtlarının bilgi vermek açısından güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Ben kendi adıma farklı kayıtları ortaya koyacağım. Kanımca bu belgeler benim neden bu bölgedeki Ermenilerin sadece tehcir edilmediğine, bir kötü muamele ve katliam politikasına tabi tutulduklarına inandığımı ortaya koymaktadır. Böyle bir projeye başlayabilirsek diğer tarihçileri de davet edebilir ve diğer bölgelerde de bu türden vaka çalışmaları yapabiliriz."
Halaçoğlu e-mail yollamış
Prof. Dr. Halaçoğlu ise dün yaptığı açıklamada ortak çalışma için teklif beklediklerini belirterek şunları söyledi: "Sarafyan, 1915 yılında Harput Konsolosu olan Leslie Davis'in ve bazı misyonerlerin raporlarından hareketle 12 bin Ermeni'nin katledildip Hazar Gölü çevresindeki bir vadiye atıldığını iddia etti. O zaman kendisine bir soru yönelterek teklifte bulundum, dedim ki, 'Sayın Sarafyan, bu 12 bin kişilik toplu mezarı birlikte açmaya ne dersiniz?'. O kadar desteksiz ki, 12 bin kişiyi dolduracak çukur bulamayacağınız gibi, o dönemde dozer olmadığı için kazma kürekle 12 bin kişinin üzerini örtmeniz de mümkün değil. Sarafyan'ın bizimle doğrudan ilişki kurması gerekir. Şimdi eğer bana resmi yazı göndermezse başkasının aracılığıyla yapılacak bir işlem ciddi olmaz. Ben bununla ilgili kendilerine e-mail gönderdim. Eğer resmi olarak bizden birlikte araştırma talebinde bulunuyorlarsa bildirsinler. Biz o çerçeve içinde nerede buluşacağımızı, bu araştırmayla ilgili yöntemleri ve nasıl bir yol izleyeceğimizi birlikte belirler ve araştırmaya başlarız." (Radikal, aa)