'Sözleşmeye uy'

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargıcı Rıza Türmen, Türkiye'nin imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uymak zorunda olduğunu belirterek...

İSTANBUL - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargıcı Rıza Türmen, Türkiye'nin imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uymak zorunda olduğunu belirterek, "İç hukuk ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çelişkili olduğu takdirde, Türkiye'nin yapması gereken sözleşmeyi uygulamaktır" dedi. Yargıtay Başkanı Sami Selçuk da bir ülkede yargı ve adaletten kaygı duyuluyorsa o seslerin dinlenmek zorunda olduğunu söyledi.
Sivil Anayasa Girişimi ve Aydınlık İçin Yurttaş Girişimi tarafından düzenlenen
'Avrupa Birliği Yolunda Devlet-Sivil Toplum Diyaloğu' sempozyumunda konuşan Türmen, insan hakları konusunun artık devletlerin iç hukuk öğesi olmaktan çıkıp uluslararası ilgi alanına girdiğini ve bunun da devletlerin iç hukukuna müdahale hakkını doğurduğunu söyledi. Türmen, AİHS'nin Avrupa'da ortak bir hukuk yaratılmasında önemli bir işlev gördüğünü, devletlerinin kendi iç hukukları ile sözleşmeyi özdeşleştirdiğini vurguladı. Türkiye'nin de çıkardığı kanunlarda buna dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Türmen, "Örneğin 'af' kanunu çıkarılırken AİHM'nin kararlarının dikkate alındığını sanmıyorum. Bir sanık beraat etmek istiyor, erteleme istemiyorsa, AİHM'ye başvurabiliyor.
Bu da AİHS'nin 6. maddesi açısından problem yaratıyor. Bugünkü Anayasa Türk toplumuna dar geliyor, uluslararası taahhütlere de cevap vermiyor. Türkiye, AİHS'yi imzalamıştır, buna uymak zorundadır. İç hukuk ile AİHS çelişkili olduğu takdirde, Türkiye'nin yapması gereken sözleşmeyi uygulamaktır" dedi.
Türmen, 20'yi aşkın Avrupa devletinde, AİHM'nin kararları ile iç hukuk çeliştiğinde davaların yeniden görüldüğünü belirti.
Selçuk: Bağımsız yargı
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk da, konuşmasında yargı ve yargıç bağımsızlığının önemini vurguladı. Eğer bir ülkede adaletten ve yargıdan kaygı duyuluyorsa, bu seslerin dinlenmek zorunda olduğunu ifade eden Selçuk, "Çünkü yargı hukukun ne dediğini söyleyen ve sistemi meşrulaştıran güçtür" dedi. Selçuk, şöyle konuştu:
"Ne zaman ki yargı, siyasetin hoşlanmadığı bir karar verirse, yargıyla oynanmaya başlanır. Yargıya politika girdiği zaman
adalet kirlenir. Türkiye'nin yargı bağımsızlığı için bulduğu formül şudur: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu... Kurul bağımsız mı? Hayır. Çünkü hiçbir ülkede Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulda yoktur. Bizde ise hem bakan hem de müsteşar vardır. Kurulun üyelerini yürütme organının içinde yer alan cumhurbaşkanı seçmektedir. Ayrıca kurulun işlemlerine karşı yargı yolu kapalıdır".