SP, asker gönderme yetkisinin iptali için dava açtı

SP'lilerin başını çektiği 111 milletvekili, Afganistan'a asker gönderme yetkisinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

SP Grup Başkanvekili Yasin Hatipoğlu, 'yurtdışına asker gönderme ve yurtdışından askeri güçlerin Türkiye'de bulunması' konusunda hükümete yetki veren TBMM kararının, yeni bir içtüzük ihdası niteliğinde olduğunu ileri sürerek, bunun Anayasa'ya ve içtüzüğe aykırı olduğunu söyledi.
Hatipoğlu ve SP Grup Başkanvekili Veysel Candan ve milletvekilleri Şeref Malkoç ile Mustafa Kamalak, 10 Ekim 2001 tarihli TBMM kararının iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini içeren başvuruya ilişkin dilekçeyi, Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Sadi Büyükeren'e verdi.
Anayasa Mahkemesi'ne, sadece yasaların, kanun hükmünde kararnamelerin ve içtüzük değişikliklerinin iptali istemiyle başvurulmadığını kaydeden Hatiboğlu, şöyle konuştu:
"TBMM'nin 10 Ekim 2001 tarihli kararı, yeni bir içtüzük ihdası niteliğindedir, bunlar da dava edilebilir. Bu karar, Anayasa'nın 6., 87., 92., 104. ve dolaylı olarak da 117. maddesine aykırıdır. İçtüzük hükmünün ihlali niteliğindedir. Bu da içtüzüğün 129. ve 130. maddesine aykırıdır. TBMM'nin kararı ile yeni bir içtüzük ihdası yoluna gidilmiştir."
Hatipoğlu, bu kararın Anayasa'ya da aykırı olduğunu ileri sürerek, parlamenter demokrasilerde gerçek karar verenin millet olduğunu söyledi. SP Grup Başkanvekili Hatipoğlu, "Bu karara, millet de karşıdır. Milletin yüzde 81'i, savaşmak üzere asker gönderilmesini istememektedir. Siyasi iktidar, parlamento çoğunluğunu yanına alarak, böyle bir karar çıkarmıştır" dedi.
Yürürlüğü durdurma isteminde de bulunduklarını ifade eden Hatipoğlu, anamuhalefet partisi olmadıkları için tek başına dava açamadıklarını, ancak iptal başvurusuna kendileri dışında AKP, ANAP, DYP ve bağımsızlardan olmak üzere toplam 111 milletvekilinin imza verdiğini belirterek, bu milletvekillerine teşekkür etti.
Hatipoğlu, "Yürürlüğün durdurulmasını da istemek zorundaydık. Bir tek askerin burnunun kanaması halinde, telafisi imkansız zararlar hasıl olabilir" diye konuştu.
Başvuru dilekçesi, 111 milletvekilinin imzasını taşıyor ve 15 sayfadan oluşuyor. Başvuru dilekçesinde, 10 Ekim 2001 tarihli söz konusu TBMM kararının, içtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin daha önce bu nitelikteki kararların da dava konusu edilebileceğine ilişkin kararlar verdiği belirtildi.
TBMM kararı ile içtüzüğün birçok bakımdan 'eylemli' ve Anayasa'ya aykırı olarak değiştirildiği iddia edilen başvuruda, TBMM'nin, Cumhurbaşkanı'nın yetkisini de ihlal ettiği öne sürüldü.
TSK'nın yabancı ülkelere asker gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisinin 'münhasır' bir yetki olduğu ve TBMM'nin bunu devir yetkisi bulunmadığı kaydedilen başvuruda, TBMM kararını uygulama yetkisinin, içtüzüğe göre Cumhurbaşkanı'na ait olduğu, ancak bu karar ile Cumhurbaşkanı'nın yetkisinin de hükümete verildiği savunuldu.
TBMM'nin yetkisinin hükümete süresiz olarak devredildiği ifade edilen başvuru dilekçesinde, hükümetin bu yetkisinin sınırlarının da belirsiz olduğu kaydedildi.
Başvuruda, "Afganistan ile savaş halinde olan ABD'nin yanında yer almak üzere cepheye asker göndermenin, fiilen savaş ilan etmek
olduğu" savunuldu. Anayasa'ya göre, savaş hali ilanına, Bakanlar Kurulu'nun istemi üzerine TBMM'nin karar vereceği, bu kararı da Cumhurbaşkanı'nın uygulayacağı hatırlatılan başvuruda, iptali istenilen TBMM kararının, Anayasa'nın 87. maddesine aykırı olduğu iddia edildi.
Başvuru dilekçesinde, "Anayasa'ya aykırı olarak ihdas edilen eylemli içtüzük değişikliklerinin, anayasal yargı denetiminin dışında tutulması ve demokratik bir hukuk devletinde varlığını sürdürmesi
düşünülemez" denildi.
Başvurunun sonuç bölümünde, söz konusu kararın iptali istenirken, Türkiye için telafisi imkansız birçok zararların doğacağı açık olduğu gerekçesiyle yürürlüğünün durdurulması da istendi.

BAŞVURUNUN ŞANSI AZ

SP'nin şansının düşük olduğunu belirten uzmanlar, Körfez Savaşı sırasındaki benzeri bir davanın incelenmeden reddedildiğine ilişkin kararın Yüksek Mahkeme'nin arşivinde bulunduğunu hatırlattı.
1991'deki Körfez Savaşı sırasında SHP lideri İnönü, TBMM'de alınan 107 ve 108 numaralı kararların iptalini istedi. Anayasa Mahkemesi heyeti, öncelikli olarak bu konuda
kendilerinin görevli olup olmadığını tartıştı. Yasama metnine verilen adın, o metnin anayasal yargı denetimine tabi olup olamayacağı konusunda tek ve yeterli ölçüt olmadığını saptayan Anayasa Mahkemesi, söz konusu metin veya belgenin, Anayasa'ca denetime bağlı tutulan işlemlerle eşdeğerde ve etkinlikte olduğunu ortaya koyması durumunda, bunun da denetlenmesinin zorunlu olduğunu bildirdi. Yüksek Mahkeme, "Öznel işlem yanı ağır basan, TBMM'nin irade açıklaması biçimindeki özel kurallar" olarak tanımladığı bu kararları şöyle değerlendirdi:
"Anayasa Mahkemesi'nce Anayasaya uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerden, ayrıca nitelik ve içerik yönünden bunlara eşdeğer metinlerden görülmediğinden, Anayasa'ya aykırı olup olmadıklarını belirlemek için işin esasının incelenmesi olanağı bulunamadı."

YETKİ DEVRİ YOK¶

İnönü'nün iddiasının tersine kararın yasama yetkisinin devri anlamına gelmediği de kaydedilen kararda, "İzin, kararın yerine getirilmesidir. Bu nedenle `Anayasayı değiştirme niteliği taşıdığı' kabul edilemez" denildi.
TBMM'nin gerektiğinde bu izni ortadan kaldırabileceği ifade edilen karara, dönemin Başkanvekili Yekta Güngör Özden ile üyeler Ahmet Necdet Sezer, Yılmaz Aliefendioğlu ve Selçuk Tüzün ise karşı yönde oy kullandı.