'SSK patron olacak'

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sendikaların, SSK hastanelerinin bakanlığına devredilmesiyle ilgili eleştirilerini yanıtladı. Bakan, "İşçiler bu duruma karşı değil. Sendikalar, yıllardır işçilerin neden kaliteli hizmet alamadıklarını sorgulamalıydı" diye konuştu.
SSK'nın kamu sigortacılığı yapacağını ve bakanlığın verdiği hizmeti denetleyeceğini söyleyen Akdağ, "Yani biz patron olmayacağız" dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan da devrin yolsuzluklarla mücadelenin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

ANKARA - SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devri, hükümet ile sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi. Düzenlemeyi 'hukuka aykırı' bulan ve SSK hastanelerinin gerçek sahibi olduklarını söylen işçi ve işveren örgütlerine, Sağlık Bakanı Recep Akdağ,"Sendikalar yıllardır işçilere iyi hizmet verilip verilmediğine baksaydı" yanıtını verdi. Hükümet, eleştirilerin ardından tasarıya eklediği 'bedelli devir' için Maliye, Çalışma ve Sağlık Bakanlığı'ndan oluşan üçlü komisyon kuracak.
Önceki gün Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan ve SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrini öngören düzenlemeye sivil toplum kuruluşlarının eleştirisi iki noktada toplanıyor; Birincisi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den veto yiyen Kamu Yönetimi Temel Yasası ile çelişmesi, ikincisi SSK hastanelerinin işçi ve işverenlerin primleriyle kurulmuş olması. Bu eleştiriler ve bunlara verilen yanıtlar şöyle.
Yerel yönetimlere devir
1. Eleştiri: SSK hastanelerinin devrini öngören düzenleme ile Kamu Yönetimi Temel Kanunu içindeki sağlık hizmetlerine ilişkin maddeler çelişiyor. SSK hastanelerinin devrine ilişkin düzenlemenin gerekçesinde yer alan Anayasa'nın 56. maddesinde 'Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler' hükmüne yer veriyor. Ancak AKP'nin hazırladığı Kamu Yönetimi Reformu'nun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, eğitim hastaneleri dışındaki sağlık tesislerinin il özel idarelerine devri öngörülüyor. Bu aynı zamanda sağlık tesislerinin personeli ile yerel yönetimlere devrine olanak sağlanıyor.
Hükümetin yanıtı: Sağlık Bakanı Recep Akdağ, düzenlemenin Kamu Yönetimi Temel Kanunu ile çelişip çelişmediğine yönelik sorulara, sağlık tesislerinin mahalli idarelere devriyle bakanlığın hizmet alanından çıkmış olmayacağı yanıtını verdi. Akdağ şunları söyledi: "SSK'yı ayrı, Sağlık Bakanlığı hastanelerini ayrı devretmek, sorunlara yol açabilirdi. Bu, sadece binaların ve personelin devri değil, aynı zamanda bir işletim modeli oluşturulmasıdır."
2. Eleştiri: SSK hastanelerinin işçi ve işveren primleriyle oluşturulduğuna dikkat çeken sendikalar, düzenlemeyi, Anayasa'nın mülkiyet hakkıyla ilgili maddelerine karşı olduğu için hukuka aykırı buluyor.
Hükümetin yanıtı: Akdağ, işçi ve işveren örgütlerinin 'hastanelerin sahibi biziz' itirazı konusunda, "Bu konuda hukukçularımız çalıştı. Devir, bedeli karşılığı yapılacak. SSK'nın kendi mevzuatında da bu var. SSK bedeli karşılığında kendi kuruluşlarını satabilir. Bu hukuki bir problem yaratmaz" dedi.
İşçilerin düzenlemeye karşı olmadığını da iddia eden Akdağ, şu eleştiride bulundu: "Ortak protokolün ardından işçiler, Sağlık Bakanlığı hastanelerinden aldığı hizmetten memnun kaldı. Sendikaların yıllardır şunu yapması lazımdı? 'Benim işçim neden SSK hastanelerinden randevu alamıyor, hizmet alamıyor.' SSK'ya bunu sormaları gerekiyordu. SSK'lı hastanenin numarasını çevirecek, randevu alamayacak, polikliniğe gidecek muayene olamayacak. Bunun mu devamı arzu ediliyor?"
Devir sonrasında SSK'nın 'kamu sigortacılığı' yapacağını, Sağlık Bakanlığı'nın verdiği hizmeti denetleyeceğini belirten Akdağ, "SSK, Sağlık Bakanlığı'nın işvereni olacak. Sağlık Bakanlığı hizmeti veren, SSK hizmet konuma dönüşecek. SSK prim toplayacak. Hizmetin kalitesini kontrol edecek" dedi.
Erdoğan: Yeni dönem başladı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu ise hastanelerin devrinin sosyal güvenlik açığını kapatmaya yönelik olmadığını söyledi, "Önemli olan sağlık hizmetinin kaliteli olması, vatandaşın daha rahat erişebilmesine imkân sağlanması" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan da dünkü grup toplantısında Sosyal Güvenlik Reformu'na değindi. Sosyal güvenlikte yeni bir dönem başladığını belirten Erdoğan şunları söyledi: "İnşallah tüm halkımız, yeşil kartlılar da ilacını alabilecek. Aile hekimliğinde pilot uygulamaya geçiyoruz. Genel Sağlık Sigortası'na yönelik çalışmalarda son aşamaya geldik. Halkımız, GSS kapsamında artık 'Ben hasta olduğumda ne yapacağım' demeyecek. Ülkemde 72 milyon vatandaşımız hangisi hasta olursa gittiğinde hastane kapısı kendisine açık hale gelecek. Bunları yaparken, 'Peki bunu nereden karşılayacaksınız, bunun parasal karşılığı var mı?' diyenler çıkabilir. Bu ülkede bugüne kadar, 'bu yolsuzlukların kaynağı nedir' sorusuna cevap bulamayanların aczidir diye cevaplıyorum bunu. Diyoruz ki, ülkemizde, bu adımın da yolsuzlukları ortadan kaldırmaya yönelik bir adım olduğunu bilmemiz gerekir."