SSK'ya 'euro' yükü

Karar nisanda alındı
İhale sistemi nedeniyle piyasanın üç katı fiyatla ilaç alarak trilyonluk zarar eden Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), nisan ayında alınan 'ilaç fiyatlarının AB'ye endekslenmesi kararı'yla da büyük zarara uğruyor. 15 Nisan-15 Temmuz arasında, döviz kuru artışı nedeniyle ilaca yüzde 8.75 zam geldi.
'İlaçlar Türkiye'de üretiliyor'
İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Zafer Kaplan, "İlaç firmalarının yüzde 80'i Türkiye'de üretim yapıyorken fiyatlar neden euro'ya endeksleniyor? Zaten zorlanan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı bu fiyatları nasıl karşılayacak?" dedi.

İSTANBUL - Piyasanın üç katı fiyattan ilaç alımıyla zarara uğratılan SSK, ilaç fiyatlarının Avrupa Birliği'ne (AB) endekslenmesi nedeniyle de zarara uğruyor. Uygulamayla 400 ilacı eskiye göre daha ucuza alan SSK, 4 bin 400 ilaca ise daha çok para ödüyor. AB'ye endesklenen ilaç fiyatlarına yapılan yüzde 8.75 oranındaki zam, AB vatandaşlarının çok altında yaşam standardına sahip asgari ücretli hasta ve yakınlarını da vuruyor.
Nisan ayında yürürlüğe giren 'Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatları Hakkında Tebliğ' sonrasında, Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde her üç ayda bir toplanan İlaç Komisyonu, Türkiye'deki ilaç fiyatlarını, AB ülkelerindeki ilaç fiyatlarına göre euro'ya endeskli olarak düzenliyor. Yeni genelgeye göre, 15 Nisan-15 Temmuz arasında gerçekleşen döviz kuru artışı da dikkate alınarak, geçen hafta ilaç fiyatlarına yüzde 8.7 oranında zam yapıldı.
Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı ilaç fiyatı kararnamesinin yanlış bir uygulama olduğunu savunan İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Zafer Kaplan, ilaç fiyatlarının euro'ya endeklenmesine tepki gösterdi:
"Yüzde 80'i Türkiye'de üretim yapan firmalar niçin euro'ya bağlanıyor? Burada şeffaflık ve objektiflik de yok. AB'de 1200 euro maaş alan çalışanla, Türkiye'de asgari ücret alan bir insan, aynı fiyatlandırmayla ilaç alıyor. Daha önce fiyatlar ucuzlamıştı ama bu 400 civarında ilacın Türkiye'de AB'den daha pahalıya satılmasından kaynaklanıyordu. 4 bin 400 civarındaki ilacın fiyatı AB'nin çok altındaydı. Piyasadaki ilaçların yüzde 80'ini devletin Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK gibi sosyal kurumları alıyor. İlaç satışının euro'ya endekslenmesiyle devlet de ilaçların çoğunu daha pahalıya alarak zarara uğruyor.
Dünyada standardı yüzde 20'yken, harcamalarının yüzde 50'sinden fazlası ilaç gideri olan SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur bunu nasıl ödeyecek? Türkiye'de ilaç konusunda bir istismar var, fahiş fiyattan alınıyor. Sağlık Bakanlığı, fiyatları AB'ye bağlayıp kontrol görevini bıraktı. Maliye Bakanlığı hesap uzmanları, fiyat konusunu denetleyebilir."
İstanbul Eczacı Kooperatifi Başkanı Sait Yücel ise kararnameden üreticilerin de zarar görebileceğini belirtti. Yücel uygulamayı şu sözlerle eleştirdi: "AB'ye göre fiyat düzenlenince, bir üretici 60 liraya mal ettiği bir ilacı 150 liraya satabilir ya da tam tersi olabilir. Milyonlarca dolar yatırım yapmış bir firma, 150 liraya mal ettiği ilacı, AB'ye göre fiyat endesklemesi nedeniyle 90 liraya satabilir. Eczacılar, 80 gün vadeli mal temin edebiliyor ama sosyal güvenlik kurumları zamanında ödeme yapmadığı için, 70 güne denk gelen bir sermayeyi bekletmek zorunda kalıyor. İstanbul'da 40 milyar liradan daha az seviyede bir eczacı çalışamaz."
'Maaşlar da AB standardına çekilsin'
SSK ilaç depoları önünde kuyruk oluşturan hasta ve hasta yakınları ise ilaç fiyatlarındaki artışa tepkili. Kanser hastası babası için ilaç kuyruğunda olan sigortacı Yüksel Öter "Kanser ilaçları zaten çok pahalı, bir de üstüne zam yapıldı. İlaçlar AB standardında artıyor ama maaşlar olduğu yerde kalıyor" derken, ev kadını Zeynep Kulakoğlu, "Çok pahalı antibiyotik kullanıyorum. Maaşlarımızı da AB seviyesine çeksinler" diye konuştu.
İşçi emeklisi Ahmet Görgülü ise "İlaçlar zaten çok pahalı. Kullandığım Ator 52 milyondan 56'ya, Eslopram 26 milyondan 28 milyona çıkmış." dedi.