Su, musluğu zor buldu

Günlerdir susuz kalan Ankaralıların bir bölümü önceki gün verilmeye başlanan suya dün de hasret kaldı. ASKİ, yeni bir boru patlamasını engellemek için suyu alçak basınçtan verdi. Özellikle yüksek kottaki bölgeler susuzluktan kırılırken ASKİ, su akan bölgelerde fazla tüketimin yaşanmasının gecikmeye neden olduğuna dikkat çekti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e istifa çağrıları sürüyor.
Haber: BEHZAT MİSER / Arşivi

ANKARA - Patlayan ana su boruları tamir edildi ama başkentte susuzluk şikâyeti bitmedi. Ankara'nın bir bölümünün yedi, bir bölümününse beş gündür su alamadığını biliyorduk, ama ayın birinden beri su alamayan bölgeler olduğunu öğrenince oraları dolaşmaya karar verdik. İlk durağımız Batıkent'teki Uğur Mumcu Mahallesi oluyor.
Ara sokaklara giriyoruz ve bahçesini süpüren Yeşim Kılıç'a rastlıyoruz. Kılıç, önceki gün suların geldiğini ama yine kesildiğini anlatıyor: "Sayın Melih Gökçek'in 'On gün sular kesilmeyecek' sözüne güvendik, su depolamadık. Büyükçe bir depomuz var, Ankaralılar suyunu alsın sonra doldururuz diye düşündük. Ama sular gitti, demek ki Gökçek'in sözüne güvenmemek gerekiyormuş" diyor.
Yol boyunca boru tamiri
Batıkent'ten ayrılırken, İstanbul yolu üzerinde ASKİ'ye ait araçlar dikkatimizi çekiyor. Merak ediyor ve dönüp bakıyoruz. Su borusu patlamış, tamir ediyorlar. Çalışanların dediğine göre, sadece birkaç fabrikanın suyunu kesmişler, kısa süre sonra da verilecekmiş. "Kolay gelsin" deyip uzaklaşıyoruz yanlarından ama Ankara'yı gezerken birçok noktada boruların tamir edildiğini görüyoruz.
Direksiyonumuzu 11 gündür su alamadığını öğrendiğimiz Akdere Mutlu Mahallesi'ne kırıyoruz.
Yolda, elinde bidonlar olan birçok insan görüyoruz ve yaklaşıyoruz yanlarına. Gazeteci olduğumuzu öğrenince hepsi ağız birliği etmişçesine, "Bir haftayı geçgindir su alamıyoruz. Ne yapacağımızı şaşırdık, bakkaldan su alacağız diye ekonomimiz bozuldu. Damacana suya çok zam geldi. Çamaşır, bulaşık dağ gibi yığıldı. Çoluk çocuğu akrabalara gönderdik, Ankara'yı terk edeğiz bu gidişle" diyorlar.
'Camiyi kilitlediler'
Kutlu Mahallesi'ne ulaşıyoruz sonunda. Su tankerini görüyoruz önce, sonra da başına üşüşmüş insanları. Yanlarına yaklaştığımızda ise kavgaya tanık oluyoruz; su kavgasına, sıra kavgasına. Çankaya Belediyesi'ne ait tankerin şoförü bunalmış, "Lütfen sıraya girin hepinize su vereceğim" diyor ama dinleyen kim. Bir kargaşadır gidiyor.
İsminin Sultan İnce olduğunu söyleyen yaşlıca bir hanım "Tuvalete su bulamıyoruz. Evde çamaşır dağ gibi yığıldı. Camiden su alıyorduk ama camiyi de kilitlediler" diyor. Mahmut Kaş ise, evde yedi çocuk olduğunu belirterek, "Koktuk beyim, koktuk" diyor burnundan soluyarak. 10 gündür banyo yapamadıklarını, sularının 1 Ağustos'tan beri gelmediğini anlatıyor. Camdan uzanan Murat Mert Baştgimur çocuklarını başka yerlere gönderdiğini söylüyor.
'Torunum ishal oldu'
Yaşlı birisi bu arada sıranın içine girmeye çalışıyor ama başaramıyor. Bir şeyler mırıldanarak bir elinde bidonlar, diğer elinde baston uzaklaşıyor. Ortalıkta bir sürü çocuk, eğleniyor.
Adının Ayşe Abatay olduğunu söyleyen bir mahalle sakini yaklaşıyor yanımıza. "Torunum evde ishal. Dün geceden beri sürekli ateşler içinde yatıyor. Biz kime ne yaptık da, bize bunu reva gördü. Anlamadık. Bir daha Gökçek'e oy vermeyeceğim" diyor.