Su şişesiyle benzin hattı!

İstanbul'da önceki gün on binlerce kişi bir adım bile ilerlemeyen trafikte çile doldurdu.

İSTANBUL - İstanbul'da önceki gün on binlerce kişi bir adım bile ilerlemeyen trafikte çile doldurdu. Sadece Bağcılar'daki TEM bağlantı yolunda binlerce araç, yerine çakıldı kaldı. Yüzyıl Köprüsü yakınlarındaki Eminönü-Başakşehir İETT otobüsünün yolcuları, 45 dakikalık yolculuğu sekiz saatte, ayakta, balık istifi halde geçirdi.
Ayaktaki yolculardan Cevher For, Başakşehir için yedi taşıt değiştirmiş, son olarak bindiği otobüs de kara saplanmıştı. Kuyumcu For'un aklı fikri 39 derece ateşle yatan küçük kızındaydı.
Ya yakıt biterse?
İETT otobüsünün uzun yolculuğunda başlayan sohbetler arkadaşlığa dönüştü. Toptancı Aydın Koç ve tekstilci Ali Yeter'inki gibi... Otobüsün şoförü Cahit Polat ise 30 yıllık meslek hayatında ikinci kez böyle bir durumla karşılaşmıştı. 1987 yılında da İstanbul trafiğinde dört gün mahsur kalmıştı. Aklı artık sadece yolcuları ısıtmaktan başka bir işe yaramayan yakıttaydı. Ve önünde ardında daha yüzlerce otobüs vardı.
Matbaacılar Sitesi'nden kalkan TIR ise sekiz saatte tam 500 metre ilerleme kaydetmişti! DYP'nin seçim afişlerini taşıyan 30 yıllık TIR şoförü Ahmet Sivan şaşkındı: "Tüm Türkiye'yi gezdim. Ne kar yağışları gördüm. Bu yağışta bir tek İstanbul bu hale gelir."
'Oylarımız haram olsun'
TIR'ın yakınlarında bekleyen taksi şoförü Ahmet Taşçın, 'seçilmişlere' ateş püskürdü. Gün boyu sadece iki müşteri alabilen Taşçın, "Oylarımız haram olsun" dedi.
Fikret-Kevser Tab çifti, yakıtlarının tükeneceğini anlayınca iki kilometre uzaktaki benzin istasyonuna kadar yürümüşler, su şişelerine benzin doldurup
otomobillerine geri dönüyorlardı. Bostancı'dan Oto Center'a gelmişlerdi. 10 saattir yoldaydılar.
Ali Demirtaş da üç km. yürüyerek gittiği benzin istasyonunun marketinde sadece bir şişe kola ve bir kaç bisküvi bulabilmişti. Demirtaş, "Ağabeyim ile ben beş saattir araçtayız. Açız" diye dert yandı.
Edirne'ye doğru Esenler Otogarı'ndan yola çıkan bir otobüs de Edirne'ye yalnızca yedi kilometre ilerleyebilmişti. Edirne'ye gitmekten vazgeçmişlerdi; ama otogara da dönemiyorlardı. Şoför Kader Arslan, Karayolları'nın telefonlarını aradıklarını, kimsenin telefonlara bakmadığını söyledi.
Tipi içinde ekmek parası kazanma telaşında olanlar da vardı. Simitçi İbrahim Şen, torbaya doldurduğu bayat simitleri satıyordu. Şen, günlük satışına 100 simit daha eklemiş, geceyi 500 simitle kapamıştı. Fakat meslek etiği gereği fiyatları artırmamıştı. Simit satarken, çok sayıda kişi kendisinden sigara ve büskivi istemişti.
Gün aydınlanınca karla kaplı araçlar, kıpırdayamamıştı. İçlerindeki insanlar evlerine gitmek için 15 saat boyunca beklemişti. Yakıtları tükenmek üzereydi ve halen yardım bekliyorlardı.