Suç, beş yaşında ölen Selvan'a kaldı

Beş yaşındaki Selvan Karahan, 9 Mart 2001 günü ailesiyle Söğütözü Yimpaş'taydı. Bir an ailesinin görüş açısından uzaklaşmış ve o sırada gürültü duyulmuştu. Marketteki bir raf yıkılmış, Selvan altında kalmıştı.
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi

ANKARA - Beş yaşındaki Selvan Karahan, 9 Mart 2001 günü ailesiyle Söğütözü Yimpaş'taydı. Bir an ailesinin görüş açısından uzaklaşmış ve o sırada gürültü duyulmuştu. Marketteki bir raf yıkılmış, Selvan altında kalmıştı. Küçük çocuk öldü, altı yıldır süren davasında ise şu gelişmeler oldu: Dava, ailenin bilgisi dışında yeniden görülmüştü. Bilirkişi, raporu 'yemin etme tarihinden önce yazmıştı', daha önce ceza alan birçok sanık suçsuz görülmüş, Selvan kusurlu bulunmuştu. Ortada ayağı kırık şekilde mağazada tutulan bir ölüm rafı vardı. Onun da cezası bir kişiye kesildi: Taksitle ödenecek 1820 YTL...
Karahan ailesinin hukuk mücadelesi, olaydan sonra mağazadan şikâyetçi olmalarıyla başladı. Ankara Başsavcılığı da altı mağaza yöneticisi ve personeli hakkında kamu davası açtı. İlk bilirkişi heyeti, 'maktulün de sorumlu olduğunu' söyledi. Ancak baba rapora itiraz etti. Mahkeme Çalışma Bakanlığı'ndan, davacı baba da İTÜ'den bilirkişi raporu aldırdı. İki heyet de rafın duvara montesiz, bir ayağı eksik, çok ağır, yüksek ve TSE'ye aykırı olduğunu; ölen çocuğun hiç teması olmadığını saptadı.
20. Asliye Ceza Mahkemesi, olaydan Yimpaş'ın tam kusurlu olduğu tespitini yaparak tüm sanıkları 'tedbirsizlik-dikkatsizlikle ölüme sebep olma' suçundan ikişer yıl hapis cezasına çarptırdı.
Ardından mağaza müdürü Levent Baran ile reyon müdürü Köksal Koç'un olayda sekizde iki, diğer sanıkların ise sekizde bir oranında kusurlu olduklarını belirten mahkeme, cezalarda indirim yaptı. Baran ve Koç altışar ay, diğer sanıklar Mustafa Çetin, Elif Şen Zeytin, Kezban Öztürk ve Ümit Boyacı üçer ay hapis cezasına çarptırıldı. Müdürlerin cezaları 854'er, diğerlerininki 444'er milyon liraya çevrildi. 2004 tarihli kararı baba temyize götürdü.
Bu aşamadan sonra davayla ilgili tek bir tebligat bile almayan Karahan, geçen hafta Yargıtay'ın internet sitesinde araştırma yaparken şaşkına döndü. Karar, 11 Mayıs 2005'te 'eksik soruşturma' gerekçesiyle bozulmuştu. Hemen 20. Asliye Mahkemesi'ne koşan Karahan, dosyada gördüklerine inanamadı. Dava bir kez daha görülmüş, yeniden yargılama sürecinde tebligatlar kazadan sonra kapattığı işyerine yapılmıştı.
Yargıtay 'üniversitelerden yeni bir bilirkişi heyeti' istemesine rağmen, iş güvenliği uzmanı ve bir avukat görevlendirilmişti. Ömer Lütfi Kıratlılar, Mehmet Sabri Gencel ve avukat Erdem Ulutan'ın bilirkişi olarak atanıp yemin ettirildiği ve rapor yazmaları için 15 gün süre verildiğini gösteren tutanağın tarihi 15 Mart 2006'ydı. Ama üç bilirkişinin raporlarını mahkemeye sunduğunu gösteren tutanağın tarihi de aynıydı. Raporun yazım tarihi ise yemin tarihinden beş gün öncesine, 10 Mart'a aitti.
Bilirkişiler, kazadan sadece mağazanın tekstil reyonu müdürü Köksal Koç'un, standartlara uygun monte edilmeyen raf nedeniyle sekizde beş kusurlu olduğuna hükmetmişti. Ancak aynı bilirkişiler, beş yaşındaki Selvan Karahan'ı da sekizde üç kusurlu bulmuşlardı: "Maktulün küçük yaşta bir çocuk olarak kalabalıkta kaybolmanın kolay olacağını düşünmeden anne babasının yanlarından dikkatsizce ayrılması nedenleri ile sekizde üç oranında kusurlu kanaatine varıldı."
Karahan, dosyada bir de bilirkişi istifası buldu. Üstelik onun tarihi de 15 Mart 2006'ydı. Avukat Uğur Erhan Dinçer, dilekçede, 'değerlendirmeye yönelik yeknesaklık ve görüş birliği olmadığından' istifasını yazmıştı.
13 Nisan 2006'da yeniden karara bağlanan davada daha önce cezalandırılan beş sanık beraat ettirilmişti. Sadece Köksal Koç iki yıl hapisle cezalandırılmış; bu ceza da 1820 YTL'ye çevrilerek taksite bağlanmıştı.
Baba, şimdi yeniden Yargıtay'da. Bilirkişi raporuna itiraz eden Karahan, raporu yazanlar hakkında suç duyurusu yaparken, hâkimi de HSYK'ya şikâyet etti. Şimdi elinde oğlunun doğum günü fotoğrafı, gözü adalette...