Suç işlenmeden önce yapılan dinleme, dava dosyasına nasıl girdi?

Güngören'deki bir cinayetin zanlılarının olay öncesinde tutulan ses kayıtları başka bir soruşturma için tutulmuş. Kayıtların dosyaya nasıl girdiği ise meçhul

TİB açıklama yaptı: Önceki tarihe ait ses kaydının bulunması mümkün değildir


ANKARA - Güngören’deki bir cinayetin zanlılarının olay tarihi ve öncesindeki telefon görüşme kayıtlarının nasıl olup da dosyaya girdiği  ortaya çıkmadı. Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek suç tarihi ve öncesine yönelik dinleme kayıtlarının verilmediğini ve kanunsuz olacağını belirtirken daha suç henüz işlenmeden yapılan dinlemenin bir narkotik soruşturmasıyla ilgili olduğu öne sürüldü.  
Dün Radikal’de ‘Telekulakta Son Nokta’ başlığı vardı. Haberde İstanbul Güngören’de 8 Mart’ta işlenen bir cinayeti soruşturan polisin, bir gün sonra savcılığa başvurup firari şüphelilerin telefon kayıtlarını istediğine yer verilmişti.
Polis altı kişinin 15 Şubat’tan (yani cinayetten yaklaşık 20 gün öncesinden)  itibaren aradıkları kişilerin abone bilgileri ve tüm görüşme detaylarını istemişti.  Polisin isteğini mahkemeye gönderen savcının bu talebi de hemen kabul gördü ve TİB’e gönderildi. TİB ise, 23 konuşmanın içeriğini yargıya yolladı.
Bu işlem iki kuşkuyu ortaya çıkardı: 1- Yasadışı dinleme 2- Başka bir soruşturmanın dinleme kaydı gönderildi. Son bir ihtimal: TİB’de geçmişten ‘ses yakalama’ teknolojisi mevcut!
Dün Radikal’in haberi üzerine açıklama yapan Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, kendilerine intikal ettirilen mahkeme kararları doğrultusunda oluşan ses kayıtları ile ilgili tüm işlemlerin cumhuriyet savcısının kontrolünde ve ilgili kolluk birimleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.
Haberde, “Cep telefonunda konuşulan her şeyin dinlendiği, kaydedildiği ve bir gün internette elden ele dolaşabileceği kaygısından” da söz edildiğini ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

‘Bütün ülke dinlenemez’
“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cep telefonunda konuştuğu her şeyin dinlenmesi ve kaydedilmesi, hem hukuki hem de teknik olarak mümkün değildir. Bugüne kadar internet ortamında yer alan kayıtların başkanlığımızla ilgisi bulunmamaktadır.
Bu kayıtlar, ya ortam dinlemesi olarak tabir edilen ses kayıtlarından ya da kovuşturma safhasında dosyasında yer alan ve ilgili kişilerin ve avukatlarının ulaşabileceği aleni kayıtlardır.
Haberde, 15 Şubat’tan itibaren yapılan görüşmelerin kaydının savcılık tarafından TİB’den talep edildiği belirtiliyor. Herhangi bir tarihten önceki bir ses kaydı talebinin karşılanması, teknik olarak mümkün değildir. İletişimin tespiti olarak ifade edilenin ‘kimin kimi, ne zaman aradığı’ bilgisidir. Bu bilgi, geçmişe yönelik olarak mahkemeler ve cumhuriyet savcılıklarınca soruşturma ve kovuşturmalarda çok sık kullanılan bir yöntemdir.
‘İtiraz edebiliyoruz’
Başkanlığımız, ilgili kolluk ve istihbarat birimlerince alınan mahkeme kararlarını, usul ve esas açısından tekrar gözden geçirerek itiraz etmektedir. İtirazlar, dinleme kararının uygulanmaması gibi bir sonuç doğurmamaktadır ve söz konusu kararın uygulanması zorunluluktur.
Başkanlığımız tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi ve söz konusu kararın kaldırılması durumunda, sistem otomatik olarak oluşan verileri silmekte ve kararın uygulanmasını ortadan kaldırmaktadır.
Haberde, İstanbul Güngören’de 8 Mart’ta işlenen cinayetten önce ve sonra dinlemeden söz edilmektedir. Herhangi biri ile ilgili mahkeme karar tarihinden önce dinleme kayıtlarının verilmesi mümkün değildir. Başkanlığımızda dinleme yapılmamaktadır. Bugüne kadar gündeme gelen hususların hiçbiri başkanlığımız ile ilgili değildir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve kanunlarına uygun olarak görev yapılmaktadır. Başkanlığımızı yıpratmak üzere kasıtlı olarak yapılan bu türlü yayınlarla ilgili her türlü hukuki mücadele yapılacaktır.” 

Adalet Bakanı: Mümkün değil
Adalet Bakanı dün katıldığı yargı reformu toplantısında Radikal yazarı Oral Çalışlar’ın sorusu üzerine şunları söyledi: “TİB ‘Biz yalnızca görüşme tarihlerini verdik, numaralarını verdik’ dedi. Dinleme de ancak mahkeme kararıyla olur. ‘Bizden mahkeme izleme kayıtlarını istedi, biz onları verdik’ dediler.”
Öte yandan Güngören’deki cinayetle ilgili dinlemenin bir narkotik soruşturması için yapıldığı ve bu sırada cinayetin işlendiği öne sürüldü. (Radikal)