Suçu boşanmak, cezası ölüm!

Suçu boşanmak, cezası ölüm!
Suçu boşanmak, cezası ölüm!
Manisa'da kocasından boşanan genç kadın, mahkemenin 20 gün eve yaklaşmama cezası verdiği eski eşi tarafından öldürüldü. Katil koca iki çocuk annesi eşini iki kurşunla vurduktan sonra yaklaşıp dört kez daha tetiğe bastı


EKREM ÇAĞLAR (Arşivi)


MANİSA - İki çocuk annesi bir kadın, hafta başında boşandığı eşi tarafından vurularak öldürüldü.
35 yaşındaki Zafer A. ve 28 yaşındaki Sermin A. Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşıyordu. 15 yıl önce evlenmişler ve iki çocukları olmuştu. Zafer A. Salihli Belediyesi Fen İşleri Bölümü’nde traktör şoförlüğü yapıyordu Sermin A. ise bir salça fabrikasında işçiydi. Son zamanlarda çift arasında şiddetli geçimsizlik başlamıştı. Boşanmaya karar verdiler.
Hafta başında Salihli Adliyesi’nde tek celsede boşandılar. Mahkeme, Zafer A.’ya, herhangi bir olay yaşanmaması için ‘20 gün evine yaklaşmama’ cezası verdi, iki çocuğun velayeti de anneye verildi.

Altı kurşun
Bunun üzerine Sermin A. çocuklarını alarak babasının evine yerleşti. Önceki akşam saat 21.30 sıralarında Sermin A. çocukları 13 yaşındaki T.A. ve K.A.’ya ait eşyaları almak için ayrıldığı evine son kez gitti. Sermin A. elinde eşyalarla evden çıkıp pazar yerinde yürürken eski eşiyle karşılaştı. Burada kısa süren tartışmanın ardından Zafer A. silahını çıkarttı ve tetiğe iki kez bastı. Vücuduna isabet iki kurşunla yere yığılan Sermin A.’ya eski eşi yerdeyken dört el daha ateş etti. Genç kadın olay yerinde yaşamını yitirirken, Zafer A. koşarak olay yerinden kaçtı.
Polis olayın ardından belediyedeki işinden 3 gün önce istifa ettiği öğrenilen Zafer A.’nın yakalanması için bölgede çalışma başlattı.
Sermin A. kadına yönelik şiddetin yüzlerce kurbanından biri oldu. Kadınların kocalarının tehditlerinden korunmasına yönelik devletin aldığı önlemler ise halen çok yetersiz.

Münferit değil
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KADER) Başkanı avukat Hülya Gülbahar benzeri cinayetlerin münferit olmadığını, çok sık yaşandığını belirterek şöyle konuştu: “1926’dan beri kâğıt üzerinde kadınların boşanma hakkı var. 21. Yüzyıl Türkiyesi’nde bile boşanma hakkını kullanmak isteyen kadınların hayatlarını kaybediyor olması tüm devlet görevlilerinin görevlerini ihmal nedeniyle yargılanmalarını gerektirecek kadar vahim bir durum. Kanunları istediğiniz kadar değiştirin onları uygulamaktan, onları uygulayacak kurumsal mekanizmaları yaratmaktan kaçındığınız sürece o kanunların kadınlar için hiçbir anlamı yoktur. Kadınların boşanma hakkını kullanmalarını sağlayacak mekanizmaları yaratmayanlar hakkında suç duyuruları yapmak, tazminat davaları açmak gerekir. Sosyal devlet desteğini yanında bulamayan kadınlar çaresiz biçimde öldürülmeyi bekliyor. Danışma merkezleri, sığınaklar her kadının kolayca ulaşacağı sayıda ve donanımda olmalı.”
Koca şiddetine uğramasına karşın devlet tarafından korunmayan Nahide Opuz’un Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne açtığı davada Türkiye 36 bin 500 lira tazminat ödemeye mahkûm olmuştu.