Sude Eldem: Alper'in canı acıdı mı diye düşünmeden edemiyorum

Sude Eldem: Alper'in canı acıdı mı diye düşünmeden edemiyorum
Sude Eldem: Alper'in canı acıdı mı diye düşünmeden edemiyorum
Suruç'taki saldırıda hayatını kaybedenlerden biri de 20 yaşındaki Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisi Alper Sapan'dı. Sapan'ın eski kız arkadaşı Sude Eldem haberi aldıktan sonra acısını Twitter'dan paylaştı. Aldığı tepkiler nedeniyle hesabını kapatan Eldem, "Dün gece girdi rüyama. Kavga ettik biraz, tam hatırlamıyorum ama sonra sarıldı. Uyanmak istemedim. Orada onunla kalmak istedim" diyor.

RADİKAL – Suruç’ta katledilen Alper Sapan’ın eski kız arkadaşı Sude Eldem Twitter’a Kabullenemiyorum gözüm. Kabullenemiyorum ölümünü. Hâlâ bekliyorum arayacaksın diye. Dört duvar cehennem oldu. Ben sana bakmaya kıyamadım. Öpmeye kıyamadım. Seversem canın yanar diye korktum. Seni parçalara ayırdılar Alper’im. Bir kızı olsun istiyordu. Adını da Gece koyacaktık. Özledim be Alper’im” diye yazdı. Aldığı tepkiler nedeniyle hesabını kapatan Eldem Hürriyet’ten Güliz Arslan’ın sorularını yanıtladı:


Sude Eldem
Saldırı haberini aldığınızda nerede, ne yapıyordunuz?

- Evdeydim. Telefonuma gelen mesajlar sayesinde haberim oldu. Detaylı bilgi için arkadaşlarımı aradığımda ciddiyeti anladım. Panikle listeyi beklemeye başladım çünkü o araçtakilerin hepsi birlikte çay içtiğim, halay çektiğim, piknik yaptığım insanlardı.

Ölenler arasında Alper Sapan’ın olduğunu öğrendiğinizde ilk tepkiniz ne oldu?
- Herhangi bir kelimeyle o an hissettiğim korkuyu, telaşı ve kederi anlatmam mümkün değil.

Onunla nasıl tanışmıştınız?
- İnternet üzerinden. Siyasi tartışmalarımız oluyordu. Arada kavga ederdik ama sonra tatlıya bağlanırdı. Sonra sonra arkadaş olduk, buluştuk, sevgili olduk. İlişkimiz uzun sürmedi. Haberlerde lanse edilenin aksine ben Alper’le iki yıldır görüşmüyordum, bildiğim kadarıyla şimdilerde başka bir sevgilisi vardı.

SAÇLARI ÇOK GÜZEL KOKARDI
Nasıl biriydi?
- Çok içtendi. Hayat doluydu. Yaşamayı seven, yaşatmayı daha çok seven biriydi. Güçlüydü, çalışkandı. Köpekleri çok severdi. Çok güzel bakardı Alper. Saçları çok güzel kokardı. Anlayışlıydı, espriliydi. Görüştüğümüz sıralarda üniversite sınavlarına hazırlanıyordu. Mersin’i kazandı. Biz o sıra koptuk. Bir yıl sonra konuştuk, “Ayrıldım Mersin’den” dedi. Tekrar sınavlara girdi, Eskişehir’i kazandığını duydum.

Onu en son ne zaman gördünüz?
- İki yıl önce bir oturma eyleminde. Yağmur yağıyordu. “Üşüyor musun” dedi, hırkasını verecekti. “Hayır” dedim, üşüyordum ama kıyamadım ona. İki hafta önce selam yollamış bana. Arkadaşımız bana ulaşamamış, şehit olduğu gün öğrendim. Selamı bana ulaştı, ama ben ulaşamadım ona.

Twitter’daki paylaşımlarınıza tepki gösterenler de oldu değil mi?
- Twitter’da yazdıklarım şahsi görüşlerim ve duygularımdı. Bağıracak takatim yoktu. Ben de yazdım. Başsağlığı dileyen, telkin mesajları aldım birçok. Ama elbette yanlış anlayanlar da oldu. Çeşitli hakaretlere maruz kaldım. “Orada ne işi vardı”, “Daha çok öleceksiniz”, “Kürt ise iyi ki ölmüş” gibi acımasız mesajlar aldım. Belirtmek isterim; oraya çocuklar için park yapmaya, onlara oyuncak götürmeye gidiyorlardı. Katledildiler!

BU KAVGAYA DÖRT KOLLA SARILACAĞIM
Hesabınızı kapattınız değil mi?
- Evet, daha fazla hakaretle gerilmek istemedim. Ayrıca hedef gösterilebileceğim haberler yapıldı, bu nedenle bir süreliğine hesaplarımı kapadım.

Bir tweet’inizde “Alper kanın yerde kalmaz” diyorsunuz...
- Ölümlerin acısına alışmak imkânsız ama ilk kez yaşamıyorum bu acıyı. O nedenle toparlanacağım, dimdik duracağım ve Alper’in ve bütün devrim şehitlerimizin canını feda ettiği bu kavgaya dört kolla sarılacağım.

DÜN GECE RÜYAMDA GÖRDÜM HİÇ UYANMAK İSTEMEDİM
Nasıl bir hayatınız var?
-19 yaşındayım. İstanbul’da yaşıyorum, dublaj yapıyorum, bir yandan da konservatuvar sınavlarına hazırlanıyorum. Sosyalizme gönül vermiş biriyim. Feministim. Başka bir deyişle üç beş çapulcudan biriyim sanırım.


Sorması zor ama... Nasılsınız şimdi?

- İyi değilim. İyi olmayacağım. İçim yanıyor. Ne zaman gülümsesem artık gülümseyemeyecek çocukların yüzleri geliyor gözlerimin önüne. Çığlık çığlığa ağlayan anaların sesleri kulaklarıma ilişiyor. Alper’i anımsıyorum. İstiklal›de akşam vakti koşar adım oradan oraya yürüyüşünü hatırlıyorum. Gülümsüyor bana. “Sokak çok güzel bir şey ya” diyor. İnanın çok zor. Kafamdan silemiyorum görüntüleri. Videoları izlediğim an geliyor aklıma. Canı acıdı mı diye düşünüyorum. Fotoğraflara bakamıyorum, bazen de hepsine bakıyorum onu görür müyüm diye. Duruyorum sonra, “Bir zamanlar sarıldığın adamın parçalarını mı göreceksin?” diye soruyorum kendime.

Rüyanızda gördünüz mü hiç?
- Dün gece girdi rüyama. Kavga ettik biraz, tam hatırlamıyorum ama sonra sarıldı. Uyanmak istemedim. Orada onunla kalmak istedim.