'Süleyman Şah taşınsın' kararının arkasındaki olaylar

'Süleyman Şah taşınsın' kararının arkasındaki olaylar
'Süleyman Şah taşınsın' kararının arkasındaki olaylar
IŞİD'ci Türk militan "bayrağı indirin" dedi... Bir grup militan türbeye doğru tünel kazmaya başladı... 
Haber: AHU ÖZYURT / Arşivi

RADİKAL - Şah Fırat Operasyonu’nun yankıları sürerken, tahliye kararına neden olan bir dizi olay da IŞİD’in Türkiye için nasıl yakın ve açık tehlike haline geldiğini ortaya koydu. Radikal için görüştüğümüz isimler Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu civarında yaşanan bazı olayları anlattı.

Yakın dönemde IŞİD, türbe ve çevresini neredeyse kalkan olarak kullanmaya başlamıştı. Bölgede görev yapan kaynakların tabiriyle, “Bombardıman olmayacağını bildikleri için türbe çevresini dinlenme ve toplanma alanına çevirmişlerdi.”

Ekim ayında yapılması gereken ekip değişimi MİT’in kontrolünde olacaktı. MİT de, “Biz yerel dinamikleri devreye sokarak bu meseleyi çözeceğiz. Asker müdahale etmesin” dedi ama çıkan çatışmadan ve Kobani bölgesinin PYD kontrolüne geçmesinden sonra MİT’in bölgedeki etkisi tartışılır hale geldi.

IŞİD türbe ve çevresine o denli yaklaştı ki geçtiğimiz haftalarda Eskişehirli bir IŞİD militanı Türk askerlerinin önüne kadar geldi. Türkçe konuşarak, “Bayrağı indirin, hilafet bayrağını çekin” dedi. Askerler bu sözlü tacizi dikkate almadı.

Yine yakın tarihlerde IŞİD militanları türbe ve karakol civarına yaklaştılar, “Altınıza geçit kazıyoruz haberiniz olsun” dediler. Radikal’e bilgi veren kaynakların, IŞİD’in bölgede cezaevlerinden kaçmak için kazılan 1–1.5 km. uzunlukta tüneller kazabildiğini belirtiyor. Tünelden geçip türbenin altına patlayıcı koyup rahatlıkla havaya uçurabilirlerdi.

Türbeyi ele geçirmelerinin son dönemde kolay hale gelinmesi üzerine Genelkurmay’da yapılan değerlendirmelerde özellikle Ürdünlü pilotun yakılarak öldürülmesi konuşuldu. Tek bir Türk askerinin bile rehin alınma ihtimalinin yaratacağı travma, tahliye ihtiyacını artırdı.

EN KAPSAMLI OPERASYON

Radikal için görüştüğümüz kaynaklar, türbenin tahliyesinin sayı ve katılan zırhlı birlik sayısı açısından Kuzey Irak ’a 1990’larda yapılan sınır ötesi operasyonlara denklikte olduğunu belirtiyor. “Çok kritik bir planlama gerekiyordu. Bir tek araç arızalansa, tek bir asker rehin alınsa büyük risk olabilirdi” diyorlar.