Sultanahmet'te yok yok

Sultanahmet Meydanı'na her gece binlerce kişi akın ediyor. Musluğundan şerbet akan Alman Çeşmesi en ilgi gören yer.
Haber: ULAŞ YILDIZ / Arşivi

İSTANBUL - Ramazanla birlikte bir ay süresince eğlence sektörü de oldukça hareketlenir. Çünkü geleneksel tatların ve oyunların tekrar akıllara düştüğü zamanlardır ramazan günleri. Sultanahmet Meydanı'nda düzenlenen ramazan eğlencelerinde, bu anlamda yok yok.
Çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çeken Karagöz ve Hacivat, Nasreddin Hoca, fasıl muhabbetleri, Amerikan usulü teknolojik 'rodeo', âşıklar kahvesi... Ne ararsan var. Sultanahmet Meydanı'nda kahveler közde pişiyor, şekerlemenin bin bir çeşidi, kayısının döneri, köftenin içlisi, çiği İstanbulluların beğenisine sunuluyor. Alman Çeşmesi'nden ise bal şerbeti akıyor.
Gelenekler hatırlanıyor
Ramazan ayı, eğlenceleriyle de 12 ayın sultanı. Eminönü Belediyesi'nin Sultanahmet Meydanı'nda düzenlediği ramazan eğlencelerine farklı bir gece yaşamak isteyen binlerce kişi akın ediyor. Unutulmaya yüz tutan geleneksel tat ve oyunlar da ramazanda tekrar hatırlanıyor.
Son teknoloji ürünü makineler yerine kahveler közde pişiyor, paketlenmiş şekerlemelerin yerini, elmaşekeri, bin bir derde deva Osmanlı macunu, pamukşekeri alıyor. Yemekler damak zevkinin sınırlarını zorlarken, Anadolu motiflerinin ağırlıklı olduğu elişi kıyafetlerinin satıldığı dükkânlar ilgi çekiyor. Geleneksel tat ve eğlenceler ilgi görmesine görüyor, ancak ziyaretçiler fiyatların pahalılığından şikâyetçi.
Herkes çocuk
Meydandaki 12 kubbeli çadırda eğlence çocuk saatiyle başlıyor. Çadırın yarısı ikinci çocukluk dönemini yaşayanlarla dolu. Artık unutulmaya yüz tutan 'Karagöz ile Hacivat'ı İstanbullularla buluşturan Orhan Kurt, Karagöz ve Hacivat'ın diliyle çocuklara ve çocuk kalanlara Yeni Türk Lirası'ndan, Avrupa Birliği'nin öneminden bahsediyor.
60 yıldır Karagöz ile Hacivat'ı dile getiren, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Gölge Oyunları Bölümü öğretim üyesi Kurt, "Karagöz ile Hacivat şu anda hak ettiği değeri bulmuyor. Ama, hiç olmazsa ramazan aylarında tekrar hatırlanması yine de iyi" diyor.
Daha sonra Nasreddin Hoca tiplemesiyle Hüseyin Goncagül çıkıyor sahneye. Goncagül, "Evdeki dana öküz olmaz" diyerek folklorik değerlerin bir kenara itilmesinden üzüntü duyuyor. Etkinliklerde daha çok palyaço ve benzeri modern oyunların öne çıktığını, ama meddahlık, Nasreddin Hoca gibi değerlerin geri planda kaldığını anlatan Goncagül, ramazan aylarını kendileri için bir şans olarak görüyor.
Şerbetle yüz yıkayanlar
Meydanın en ilginç özelliklerinden biri Alman Çeşmesi. Çeşmenin musluklarından her gece saat 20.30'dan sonra bal şerbeti akıyor. Bilenler bardaklarına doldurup şerbeti afiyetle içiyor. Şerbet aktığını bilmeyenler ise su niyetine yüzlerini balla yıkıyor. Meydanın üst tarafında ise âşıklar kahvesinde bağlama sesleriyle karışık atışmalar var.
İstanbullular ince esprilerle dolu söz düellosunu büyük bir keyifle dinlerken, bir yandan da çaylarını yudumluyor. Âşıklar kahvesinin biraz yukarısında ABD geleneğinden kopup Sultanahmet'e gelen bir eğlence büyük ilgi görüyor. Pistonlarla ileri-geri giden, 360 derece dönüp zıplayan 'teknolojik boğa'nın üzerine çıkan İstanbullular, 'rodeo' yapmanın heyecanını yaşıyor.
Fasılın içkisi çay
Hep içkili mekânlarla özdeşleştirdiğimiz fasıl muhabbetleri, nargile, çay ve kahve fincanlarının tokuşturulmasıyla yaşanıyor. Arçelik reklamlarının teknolojik çapkını 'Çelik' de hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenlerin ilgisiyle karşılaşıyor.