scorecardresearch.com

Sultanbeyli Adliyesi'nde bir aile mahkemesi

Sultanbeyli Adliyesi'nde bir aile mahkemesi

Sultanbeyli Adliyesi, tuhaf bir soruşturma haberiyle gündemde

Sultanbeyli Savcısı Gökkoyun, hâkim eşiyle aynı davaya bakmasına itiraz eden üç avukat hakkında soruşturma açtı.


Bu, çok farklı gerçek anlamda bir ‘aile mahkemesi’ haberi. Sultanbeyli’de, 25 Eylül 2010’da bir işyeri baskını ihbarı üzerine polisler olay yerine gitti . Polise göre 29 yaşındaki Musa Varıcı, ekip otosunu yumruklayıp “İtler, nerdesiniz lan! Böyle devletin anasını avradını, bayrağını...” diye küfretti. Varıcı bir polisi yumruklayıp kaçarken yakalandı. Ancak Varıcı, asıl tartaklananın ve hakaret edilenin kendisi olduğunu belirtip şikâyette bulundu. Gözaltına alınan Varıcı, 26 Eylül’de savcılığa sevk edildi. O gün, pazardı.

İstanbul Barosu, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Avukat Aysemin Gülmez, Varıcı’ya vekil olarak görevlendirdi. Gülmez, zanlıyı sorgulayan Nöbetçi Savcı Uğur Gökkoyun’un odasına çıktı. İddiasına göre Savcı Gökkoyun, Varıcı’nın özel avukatının Taylan Tanay olduğunu ve Gülmez’i istemediğini belirterek, avukatı odadan çıkardı.

TUTUKLAMA TALEBİYLE SEVK
Varıcı, avukatsız alınan ifadesinde, “Avukat istemiyorum. Barodan müdaafi talebim yoktur” dedi. Ve tutuklamaya sevk edildi.

Varıcı, polisler arasında mahkemeye çıkmayı beklerken, Gülmez, Baro Temsilcisi Ömer Kavili’yi çağırdı. Kavili’nin o günkü tutanağına göre Varıcı, “Hem yakalandığında hem savcı odasında avukat atanmasını istediğini” söylemişti. Ayrıca avukatlar Varıcı ile görüşürken polisler “Savcının emri var, görüşemezsiniz” dedi. Kavili de Varıcı’nın özel avukatı Taylan Tanay’ın yolda olduğunu söyledi. Bu esnada Hakim Dilek Gökkoyun, duruşma salonundan çıkıp gelince Savcı ile Hakim’in eş oldukları ortaya çıktı.

‘TARAFSIZLIKLA ÇELİŞİR’
Kavili, “Bu tarafsızlıkla çelişir, Avrupa İnsan Hakları Mehkemesi’nde (AİHM) adil yargılanmanın ihlali anlamına gelir” dedi. Hakim Gökkoyun ise buna sinirlenerek “Sen beni tehdit mi ediyorsun! Beni korkutamazsın, senin gibileri çok gördüm” diye çıkıştı. Bu sırada, iddiaya göre, Gökkoyun’un kızı olduğu öğrenilen bir genç de Kavili’ye sataştı.
Avukat Tanay’ın gelmesiyle duruşmaya geçildi. Duruşmada Varıcı, “Bayan avukat gelmişti. Savcı ‘Kimsiniz’ diye sordu. ‘Barodan geliyorum’ dedi. Tartışma yaşandı. Savcı bey avukatı dışarı çıkardı” dedi.

Avukat Tanay ise savcının keyfi davrandığını savundu. Varıcı’nın, polisten işkence gördüğünü, belirterek tutanakların dikkate alınmamasını istedi ve hapsi gerektiren suç olmadığını belirtti. Buna rağmen müvekkili tutuklandı. Fakat karar, itiraz üzerine dört gün sonra bozuldu ve varıcı serbest bırakıldı.

SAVCI SORUŞTURMA BAŞLATTI
Ancak tartışma böyle bitmedi. Savcı Gökkoyun kendisine ve eşine yönelik itirazları nedeniyle Kavili, Tanay ve Gülmez hakkında 29 Eylül’de soruşturma açtırıp adliyede görevli personelin ifadesini aldı. Hakim Gökkoyun ise ifadesini bir başka savcıya verdi. Savcı Gökkoyun, daha sonra Adalet Bakanlığı ’na soruşturma izni için başvurdu. İzin talebinde Kavili’nin, Hakim Gökkoyun’a “Soruşturmayı yapan eşiniz. Bu AİHM’e aykırı” dediği için ‘yargı görevini yapanı etkilediği’, şüpheli Varıcı’yı koridorda sorguya çektiği savıyla ‘kamu görevini üsulsüz üstlendiği’, polisleri engellediği gerekçesiyle de ‘görevi yaptırmadığı’ ileri sürülüyor. Ve toplamda, dokuz yıla kadar hapis istemiyle soruşturulması isteniyor.

Tanay da ‘polis tutanaklarına itibar etmediği’ iddiasıyla ‘avukatlık görevini ihmal’, hakime “Savcı eşinizmiş. Şüpheliyi bırakırsanız iyi olur” dediği için de ‘yargı görevini yapanı etkilemek’ ile suçlanıyor ve dokuz yıla kadar hapisle soruşturulması isteniyor. Gülmez’in ise yedi yıla hapis istemiyle soruşturulmasına izin verilmesi talep ediliyor. Bakanlık izin verdiği takdirde avuktlar yargılanabilir.

PROF. ŞEN: MÜFETTİŞLER EL KOYMALI
Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, Sultanbeyli Adliyesi’ndeki kavgaya hemen adalet müfettişlerinin el koymasını ve ilgili dosyaları incelemesi gerektiğini söyledi. Prof. Ersan Şen’in konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle:
“Hâkimle savcının eş veya akraba olması, aynı adliyede çalışması, tarafsızlığı ortadan kaldırmaz. Hal ve hareketleri, o anki davranışları, ki şikâyet etmiş avukatları... Artık dosyadan el çekecekler. Hoş karşılamayız. Bizim sistemimizde karı koca çalışan görürsünüz. Ancak adliyeye beraber gelmişlerse, kocası hesap sormaz mı hanımına... Böyle bakarsanız elbette savcının talebini inceleyecek kişinin tarafsızlığından şüpheye düşülebilir. Otomatik bir bakamama söz konusu değil. Nerede otomatik bakamama olur? Mesele şahsileşmişse. Bakın, tutuklama kaldırılmış. Müfettişler hemen gelmeli buraya. Bu iş sıkıntılı. Dosyaları incelenmeli.”


http://www.radikal.com.tr/102929710292971

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

YOK ARTIK DAHA NELER DUYACAĞIZ - PHd.

Hakim, savcı akraba. Bu kabul edilemez. Karar alınması nı isteyen taraf ile adil kararı alacak taraf aynı mahkemede olamaz ve olmamalı. Biz bunu görüyoruz da okumus yıllarca dirsek çürütmüş iki insan nasaıl bunu göremiyor. Hangi sartlar bunu onlara zorluyor diye düsünüyorum