Sümeyye Erdoğan'a suikast hazırlığı iddiasına jet soruşturma

Sümeyye Erdoğan'a suikast hazırlığı iddiasına jet soruşturma
Sümeyye Erdoğan'a suikast hazırlığı iddiasına jet soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyya Erdoğan'a yönelik suikast düzenleneceği iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı. Suikast planlarında yer almakla suçlanan CHP Milletvekili Umut Oran, iddialara sert tepki gösterdi: "Bu olay tamamen tezgah ve kumpastır."

RADİKAL - Bugün bazı gazetelerde yer alan 7 Haziran seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a suikast düzenleneceğine dair iddialarla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Başsavcılığın, haberleri ihbar kabul ederek resen başlattığı soruşturma, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunca yürütülecek.

ÜÇ GAZETEDE YAYINLANDI

Star, Akşam ve Güneş gazeteleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a yönelik suikast hazırlığı olduğunu ileri sürdü.

İki gazetenin bugün yayımlanan birinci sayfalarında yer alan haberlerdeki iddiaya göre; "İstihbarat birimlerinin tespit ettiği 31 Ocak 2015 tarihli mesajlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a yönelik suikast planları" deşifre oldu. Haberdeki iddiaya göre, hükümetin "paralel yapı" olarak  nitelendirdiği oluşum, 7 Haziran seçimleri öncesinde Erdoğan'ı meydanlardan uzak tutmak için Sümeyye Erdoğan'a yönelik suikast hazırlığı yaptı.

ABD'Lİ KİRALIK KATİL İDDİASI

Haberde, suikast için ABD’li psikopat bir kiralık katilin tutulduğu, hatta katilin İstanbul ’a geldiği yazıldı.

UMUT ORAN: TEZGÂH VE KUMPAS

Söz konusu haberlerde ismi geçen ve Twitter’de ‘Fuat Avni’ adlı kişiyle suikast planlarını konuştuğu öne sürülen CHP Milletvekili Umut Oran, iddialara sert tepki gösterdi. “Bu olay tezgahtır, kumpastır, tamamen reddediyorum” diyen Oran, şu açıklamada bulundu:

“Hükümet yanlısı yayınlarıyla bilinen birtakım ‘gazetelerde’ şahsımla ilgili olarak 17.2.2015 tarihinden bu yana sistematik olarak yapılan ve halen süren planlı, çirkin, iftira, çamur at izi kalsın yayınlar bugün yeni ve tehlikeli bir hâl almış bulunmaktadır. Benim adım kullanılarak bu gazetelerde yapılan ve artık seviyeli değerlendirme yapmakta zorlandığım bugünkü hastalıklı yayınlar karşısında açıklama yapmam zorunlu oldu.

Öncelikle ben aile yaşamına dikkat eden, siyaset kirlense bile kutsal gördüğüm aile ilişkilerinin, bireylerinin her zaman korunmasından yana olmuş birisiyim. Herhangi bir yurttaşımızın aleyhine, insan hayatına kasteden, böylesine alçakça, iğrenç ilişkiler içine girmedim, girmem de, bu olay tamamen akıl almaz bir hayal ürünüdür.

İlk olarak yaptığım “bu olay tezgahtır, kumpastır, tamamen reddediyorum” açıklaması halen ve aynen geçerlidir. Olmayan ilişkiler, hayal ürünü yazışmalar partim ve benim adım üzerinden yapılmakta, bir takım karanlık odaklar 7 Haziran seçimlerine yönelik kirli hesaplarını sahneye koymaktadır. Ancak ilk günden bu yana sayısız suç duyurusunda bulundum, TİB Başkanlığı’na, Ulaştırma Bakanlığı’na, Twitter’a, RTÜK’e başvurdum hakkımdaki yayınlara karşı mücadele veriyor, gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyorum.

Yurttaştan olmaktan öte ben bir CHP milletvekiliyim. Böylesi bir alçakça komploya karşı gerekli hukuksal mücadeleyi gösterecek kararlılık ve azim içinde olduğum herkesçe bilinir. Kamuoyunun bilmesi gereken tek şey siyasal iktidarın kumpas kurma konusundaki birikimidir. AKP ’nin kumpas kurma konusundaki mantığı ve aklı belli ki değişmemiş, gelişmemiş. Kamuoyu hatırlayacaktır Ergenekon davasında da Bilal Erdoğan’a suikast yapılacağı yalanı güncel moda olarak kullanılmıştı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da suikast senaryosunun figüranı olduğu acı gerçeğini daha kısa süre önce itiraf etiğini henüz unutmadık. Bugün artık net bir biçimde görülmektedir ki devletin bütün sistemi ele geçirilmiş, iktidar olmak yerine ele geçirmenin sonuçları uygulamaya konulmuştur. Olmayan kamu düzenini ve kamu bürokrasisini işletmek adına tüm kurum ve kuruluşları gerçeği ortaya çıkarmaya davet ediyorum. Bunun için de yasal her türlü başvuruyu yapmaya devam edeceğim.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bugünkü yayınlarla ilgili soruşturma başlatmış olmasına da sevindim. Fransız düşünürü Mirabeau’nun dediği gibi “Adalet topaldır, ağır aksak yürür ama gideceği yere er ya da geç varır”. Bu karalama kampanyasını yürütenlerin cezalandırılacağı, tek tek yargılanacakları günü göreceğimize inanıyorum.

Bu konuda yarın TBMM’de çok daha geniş kapsamlı basın toplantısı düzenleyerek bugüne kadar neler yaptığımı bundan sonra atacağımız adımları da kamuoyuyla paylaşacağım.”