Süreci baltalayan benim karşımdadır

Süreci baltalayan benim karşımdadır
Süreci baltalayan benim karşımdadır

Başbakan Erdoğan, Balıkesir de kendisi için pankart açan çocuğu yanına çağırarak, kısa bir süre sohbet etti.

İmralı tutanaklarıyla ilgili haber için "Batsın böyle gazetecilik" diyen Başbakan Erdoğan, çözüm sürecinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

BALIKESİR - Başbakan Tayyip Erdoğan , İmralı tutanaklarıyla ilgili haberleri ‘çözüm süreci’ni baltalamaya dönük bir girişim olarak nitelendirerek, sert ifadelerle eleştirdi. Kendileri tarafından doğrulanmayan haberlere itibar edilmemesini isteyen Erdoğan, “Ortaya dökülen iftiralar, terörün bitmesini istemeyen, Türkiye’nin büyümesini istemeyen çevrelerin açık bir sabotajıdır. Medya üzerinden yapılan karanlık operasyonlara, medya aracılığıyla kurulan tuzaklara itibar etmeyin” dedi.
Toplu açılış töreni için gittiği Balıkesir’de çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, BDP heyetinin İmralı’da Öcalan’la yaptığı görüşmeye ilişkin haberler hakkında da ilk kez konuştu. Erdoğan’ın konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:

SÜREÇ DEVAM EDECEK: Hayat risktir, siyaset risktir. Bunun bedeli ne olursa olsun milletimizin refahı için huzuru için her şeyi yapacağız. Silahlar bırakılıncaya kadar mücadelemiz sürer, siyasetle de müzakeremiz sürer. Milletimizin değerlerinden taviz vermeksizin bu süreç devam edecek. Savaş kolaydır, barış zordur. Biz zor olana talibiz. Milletle aracılar ve araçlar vasıtasıyla değil ‘ru be ru’ yani yüz yüze konuşacağız. Hakkımda birçok şey söylendi, bunlar devam da edecek. Ama ben ve arkadaşlarım işimizi yapmaya devam edeceğiz. Bir yandan açılışlar yapıyoruz, ama bir taraftan da çözüm sürecine odaklanmışız. Niye? Terörü bitirelim, kan dursun, analar ağlamasın istiyoruz.

MİLLETE RAĞMEN ADIM ATMAYIZ: Şunu bilin ki biz size (millete) rağmen hiçbir işin içinde, hiçbir girişim içinde olmayız. Size rağmen tek adım bile atmayız. Sizi mahcup edecek, sizin başınızı öne eğecek, sizi mağdur edecek hiçbir girişime biz prim vermeyiz. Biz sadece ve sadece sizin çizdiğiniz istikamette yürüyoruz, sadece sizin çizdiğiniz rotada ilerliyoruz.

ÇÖZDÜRMEMEK İSTEYENLER VAR: Biz çözmek için uğraştıkça, çözdürmemek için uğraşanlar var. Biz yapmak için uğraştıkça yıkmak için mücadele edenler var. Biz tamir etmek için uğraştıkça bozmak için elinden geleni yapanlar var.

BÖYLE GAZETECİLİK OLMAZ: (Milliyet’te yayımlanan İmralı tutanakları için) Bir tane gazete çıkmış, bir başlık atıyor, attığı başlıkla İmralı’dan haberler veriyor. Her zaman söyledim; “Bir kısım medya hiçbir zaman yanımızda olmadı” diye. Bu medyanın bazı uzantıları, kalemşorları şunu yazıyor; ‘Devlet yönetmek başka bir şey, gazete yapmak farklı bir şey’. Eğer bu ülkeye, bu millete zerre kadar sevdanız varsa şu çözüm sürecine katkıda bulunmak istiyorsanız böyle bir haberi yapamaz, manşeti atamazsınız, atmamanız gerekirdi. Çözüm süreci çok hassas bir süreç. Bu süreçte ben konuşmadım, arkadaşlarıma da ‘Sabredeceksiniz, konuşmayacaksınız’ dedim. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzümü yemek. Ama bunlar ne yapıyorlar? Attıkları manşetlerle, köşe yazılarıyla neymiş, gazetecilik yapıyorlarmış. Eğer böyle gazetecilik yapacaksan batsın senin gazeteciliğin. Medya yine şunu diyecek: ‘Başbakan bize saldırdı’. Ben, şu anda gerçeği söylüyorum, bu süreç içerisinde kim bu çözüm sürecini baltalamaya çalışıyorsa o benim de arkadaşlarımın da hükümetimin de karşısındadır. Çünkü biz burada her türlü riski almışız, bu yolda yürüyoruz. Önümüze konan taş engellemek içindir, biz o taşı önümüzden çeker, atarız ve bunu da dinlemeyiz. Kim olursa olsun, dinlemeyiz. Sadece vicdanınızın sesini dinleyin. Şehitlerimizin sedasını dinleyin. Biz bir açıklama yapmadıkça, teyit etmedikçe, tüm söylentiler tüm dedikodular yalan, iftira, asılsızdır. Ortaya dökülen iddialar, terörün bitmesini istemeyen, çözüm istemeyen, Türkiye’nin büyümesini istemeyen bu evrelerin açık bir sabotajıdır.

MİLLİYETÇİLİK YAPMAYACAĞIZ: Yola çıkarken bir şey söyledik; “Biz, etnik milliyetçilik yapmayacağız, biz bölgesel milliyetçilik yapmayacağız, biz dinsel milliyetçilik yapmayacağız, etnik milliyetçilik yapmayacağız” dedik. Neden? Çünkü biz tüm insanları ‘yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz’ anlayışıyla seviyoruz. Bizde ayrım yok. Batı neyi bulduysa Doğu ve Güneydoğu aynısını bulacak. 10 sene önce kim derdi ki Hakkâri’de havaalanı olacak, kim derdi ki Şırnak’a havaalanı olacak. Şu anda Yüksekova’da, Şırnak’ta, Cizre’de havaalanını bu yıl inşallah bitiriyoruz, Iğdır’da havaalanı açtık.

Satranç dağıttı


Başbakan Erdoğan, Bigadiç Meydanı’ndaki konuşmasının ardından Hükümet Konağı’na yürüyerek geçti. Yaklaşık 1 kilometrelik yol üzerinde toplanan vatandaşları selamlayan Erdoğan, satranç takımı ve oyuncak dağıttı. Balıkesir’in ardından Bigadiç ilçesine giden Erdoğan, kente yönelik yatırım ve hizmetleri anlattı: “Ülkemizin en önemli yeraltı zenginliklerinden biri olan bor madeninin Balıkesir için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Stratejik bir maden olarak dünyada görülür. Bunun yüzde 72’si bu topraklarda. Sadece Balıkesir’de borla ilgili 115 milyon TL yatırım yaptık. Şimdi bunun meyvelerini almaya başladık. ETİ madeninin kent ekonomisine katkısı, 2012 yılında 100 milyon TL.