Süreyya Karabulut'tan ilk açıklama

CNN TÜRK'ün canlı yayınına katılan Süreyya Karabulut, "Adalete güveniyordum zaten. Suçlular yakalandı. Bu cinayetin arka bahçesindeki suçluların ortaya çıkması lazım. Yardım yataklık eden herkesin çıkması lazm." dedi.



Karabulut, "Şimdi ne yapacaksınız?" şeklindeki soruya, "Şu anda ne yapacağımı bilemiyorum ama çok heyecanlıyım. Bahçelievler'de yakalanmış olması çok daha garip. Ben de burada oturuyorum. Benim kınalı kuzum gitti. Bu kadar zamandır mücadele ediyorum. Belki Türk halkı sitem etti ama söylediklerimin arkasındayım. Ben ne söylediysem çıktı." cevapladı.
Karabulut, "Türk halkı bunu bekliyordu. Önemli olan arkasındaki isimlerin ortaya çıkmasıdır. Bu zamana kadar feryat ettik. Basınan Allah razı olsun. Benim evladım gitti. Doğru yazan oldu, iftira atan oldu, zor zamanlardan geçtim Allah'a çok şükür..." dedi.

BU CİNAYET DÖNÜM NOKTASI!
Kızının öldürülmesi olayının Türkiye için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Karabulut, "Bundan sonra insanların daha dikkatli davranacağını düşünüyorum. Birinin birini kesip elini kolunu sallaması kadar kötü bir şey yok. Ben son dönemde sessizliğe büründüm. Yapmış olduğum son eylemde kendimi ifade edemedim. Ben adalete güvendim ve yeni gelen emniyet müdürümüz namusunu ortaya koydu. O namusunu ortaya koyunca bende bir rahatlama oldu. Devletimiz çok güçlü bir devlet. Devletimiz isterse her şeyi ortaya çıkarır. Eğer havada sinek uçuyorsa bundan polisimizin haberi vardır. Ama bu teslim olmadı, bu (Cem Garipoğlu) yakalandı. Fakat ben bildiklerimi sayın Uğur Dündar'a anlattım. Tüm çıplaklığı ile anlattım, inanamadı. Son canlı yayında Valimizle görüştüğümüz zaman 700 bin doların evde bulunduğunu söyledim. Allah bana yalan söyletmesin. Son çıkan bir isim daha oldu (Ahmet) bunu neden açıklayamadılar? "Baba tezgaha düşürüldü" denildi ama ben düşmedim. Onlar tezgaha düştü. Bende de gizli bilgiler var ama zamanı gelince açıklayacağım. Yapacağım açıklamada bildiklerimi de deklare edeceğim. Ben bildiklerimi anatırken şahitlerim var ama belge yok. Ben o yüzden kahroluyorum. Sayın Uğur Dündar da bunu biliyor.
Belgelere nasıl ulaştığı sorulan Karabulut, "Aile olarak 24 saat çalıştık. Dostlarımız o kadar çok çalıştı ki, her yerden bilgi geldi. Garipoğlu'nun evinin içinden bile bilgi geldi. Ben kelimeleri yan yana koyarken yanlış anlaşıldım." dedi.