Surlara hayat öpücüğü

Çin Seddi'nden sonra 22 kilometreyle dünyanın en uzun surlarından biri olan 'tarihi yarımada surları', Çin Seddi gibi bütün dünyanın ilgisini çekebilecek turistik bir mekâna dönüştürülüyor.
Haber: SELİM EFE ERDEM / Arşivi

İSTANBUL - Çin Seddi'nden sonra 22 kilometreyle dünyanın en uzun surlarından biri olan 'tarihi yarımada surları', Çin Seddi gibi bütün dünyanın ilgisini çekebilecek turistik bir mekâna dönüştürülüyor. Restorasyon projesinin ilk adımında, 6.5 kilometre uzunluğundaki surların 100 metrelik çevresinde istimlak çalışmaları yapılacak, Sulukule gibi metruk mekâna dönen yerleşimler istimlak edilecek.
Surlar yeşillenecek
Çin Seddi ve Antakya Surları'ndan sonra dünyanın en büyük üçüncü suru olan tarihi arımadanın 2 bin 500 yıllık surları, aslına uygun olarak onarılıyor. Haliç, Marmara ve 'kara surları' olmak üzere üç kısımdan oluşan surlarda, ilk etapta 6.5 km. uzunluğundaki kara surları ele
alınacak. Çin Seddi gibi üzerinde yürünebileceği, burçlarında ve hendeklerinde tarihin yeniden canlandırılacağı proje kapsamında, Yedikule-Ayvansaray arasındaki surların çevresinde 40 ila 100 metre arasında değişen yeşil alanlar oluşturacak.
Sanat galerileri açılacak
Sur bandında yer alan Tekfur Sarayı ve Anemas Zindanları'ndaki mülkiyet ve kaynak sorunlarının çözüldüğünü, eşzamanlı projeler tamamlandığında
İstanbul'un, Sultanahmet Meydanı gibi yeni bir turistik bölgeye kavuşacağını belirten Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, "Çin Seddi üzerinde insanlar nasıl yürüyebiliyorsa, bizim surlarımızda da yürünebilecek. Günümüze kazandırılacak tarihi surların üstünde gezinti alanları, surlar arasındaki galerilerde kültür ve sanat alanları, sergiler, o günleri yansıtan düzenlemeler bulunacak. Surların metruk haldeki iki tarafı da yeşil alana dönüştürülerek İstanbul'a ve dünyaya kazandırılacak" diye konuştu.
35 trilyonluk istimlak
Projeyle surlar metruk yapılardan arındırılırken, İstanbulluların da nefes alacağı yeşil alanlara, kültür ve sanat etkinlikleri düzenleyebilecekleri mekânlara kavuşacaklarını belirten Demir, emlak vergisi beyanlarına göre ilk etapta 35 trilyonluk istimlak yapılacağını, ancak toplam maliyetin henüz belirli olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Yedikule-Ayvansaray arasında 6.5 km. uzunluğundaki karasurlarının, 'Sur Koruma Bandı' adı altında açılması çalışmasını başlattık. Surların içinde ve dışında yer yer 100 veya 40 metre derinliğindeki bölge yeşil alana kavuşacak. Ancak buradaki istimlak çalışması, Alibeyköy'dekiyle mukayese edilecek gibi değil. Şu anda oralar gerçekten metruk alan, bırakın geceyi, gündüz bile kolay kolay gidelemez alanlar haline döndü. Bu surlar ve etrafındaki yapılar esasen dünyanın ortak kültür mirasıdır. Bu değerleri aynı zamanda bizden sonraki kuşaklara ve şu anda yaşayan insanlara sağlıklı şekilde ulaştırmanın yollarını arıyoruz. Planda mevcut yapıların sokak siluetleri, korunarak tarihi dokuya uygun hale getirilmesine çalışılacak."
İki kez aşılabildi
MÖ 680 yılında Bizantion döneminde Sarayburnu'nda yapımına başlanan 'tarihi yarımada surları', zamanla dünyanın en sağlam, geçit vermeyen kalesine dönüştü. MS 193'te Roma İmparatoru Septimus, MS 296'da Gotların, MS 313'te Nicomedia'lıların saldırısını karşılayan surlar, MS 324 yılında yenilendi. Surlar derinliği 10 metre ve genişliği 20 metre olan hendekle çevrilirken, hendeğin arkasında önce ilk duvar, sonra üzerinde 96 burç olan ikinci bir duvar yer aldı. Marmara Denizi tarafında, uzunluğu 8 bin 260 metre olan 'Marmara surları'nın yanı sıra, bugün Yedikule, Topkapı ve Fatih'i çevreleyen 5 bin 632 metre uzunluğundaki 'kara surları'na MS 390'da 1. Theodosius tarafından üç kemerli Yedikule eklendi. Sayısız saldırıya hedef olan surlar, 1204'te Latin istilası ve 1453'te İstanbul'un fethi olmak üzere sadece iki kez aşılabildi.