@ismailsaymaz

Suruç belediye başkanı ve oğlunun infazında, sanık yine ifade vermedi

Suruç belediye başkanı ve oğlunun infazında, sanık yine ifade vermedi
Suruç belediye başkanı ve oğlunun infazında, sanık yine ifade vermedi
Eski Suruç Belediye Başkanı Salih Tekinalp ve oğlu Sinan Tekinalp'in öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşmasında da sanığın ifadesi alınamadı. Önceki duruşmada "Oruçluyum" diyerek ifade vermekten kaçınan Dal, bu kez de avukatıyla görüşmediği için savunma yapmadı. Dal, avukatıyla görüştükten sonra ifade vermek istediğini belirtti. Mahkeme de bu talebi kabul etti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Eski Suruç Belediye Başkanı Salih Tekinalp ve oğlu Sinan Tekinalp’in öldürülmesine ilişkin davanın Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Ekim’de görülen ikinci duruşmasında sanık Mehmet Dal’ın avukatı Mukaddes Ela Uğur, baro tarafından görev verildiği için duruşmaya geldiğini fakat sanığın avukatlığını yapmak istemediğini belirtti. Salondan ayrılan Uğur, bir süre sonra tekrar içeriye girerek, “Sanığın kabul etmesi halinde avukatlığını yapabilirim” dedi. Sanık Dal ise avukatıyla daha önce görüşme imkanı bulamadığını, kendisiyle cezaevinde görüştükten sonra ifade vereceğini söyledi. Tekinalp Ailesi’nin avukatları ise sanığın ifadesinin alınmasını istedi.

Avukat Kemal Ağar söz alarak, ilk saldırıdan sonra etkin bir soruşturma yapılmadığı için Salih Tekinalp ve oğlunun öldürüldüğünü savundu. Önceki celsede, MOBESE kayıtları, bilgi ve belge istendiğini hatırlatan Ağar, Suruç Emniyeti’nin mahkemeyi kaale almadığını savundu. Buna ek olarak, ikinci duruşmada da sanığın ifadesinin alınmadığını kaydeden Ağar, adil yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini belirtti. Duruşmanın sonunda Dal’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sonraki duruşma da 25 Kasım 2015’e bırakıldı.      

İLK DURUŞMADA 'ORUÇLUYUM' DEMİŞTİ  

3 Temmuz’daki ilk duruşmada, sanık Mehmet Dal, “Şu an ifade verecek durumda değilim, oruçluyum. Savunmamı sonra vereceğim” demişti. Baba Tekinalp’in avukat oğlu Fikret Tekinalp, babasının dört ay arayla iki kez saldırıya uğradığını, ikinci saldırıda hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Olayın bu şekilde gelişmesinin sebebi, dört aylık ihmaller zinciridir. Etkin bir soruşturma yapılmış olsaydı belki ikinci olay gerçekleşmeyecekti. O nedenle ben dört aylık süreçteki ihmali olan görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum” diye konuşmuştu. Babasının ilk saldırının faillerini bilmediğini fakat ikinci bir saldırının geleceğini tahmin ettiğini kaydeden Tekinalp, “O nedenle dosyanın üzerinde çok fazla durmaya çalıştık. Gerek savcı beyle, gerek jandarma ve emniyetle, gerekse kaymakamla iletişim halinde olduk. En azından MOBESE görüntülerini alalım, şahısların ifadesi alınsın (istedik.) MOBESE görüntüleri silindi. İfadeler arasında çelişki olmasına rağmen şahıslar serbest bırakıldı. Bu süreçte ikinci olay gerçekleşti” demişti. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, ihmal sahibi kamu görevlileri hakkında şikayette bulunmamıştı.

 

DİLEKÇEDEN 34 GÜN SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

Eski Suruç Belediye Başkanı Salih Tekinalp ve oğlu Sinan Tekinalp, geçen yıl 19 Ekim’de Aligör mevkisine yakın bir noktada silahlı saldırı sonucunda araçlarında öldürülmüştü. Yarış atı sahibi de olan Salih Tekinalp’a yönelik ilk silahlı saldırı, 18 Haziran 2014’te yapılmıştı. Tekinalp, saldırıdan yaralı kurtulmuştu. Tekinalp, savcılıkta alınan ifadesinde, saldırıdan iki üç gün önce kendisini Gaziantep’ten, ‘Diyarbakırlı Reşit’ diye tanıtan bir kişinin aradığını ve “Yarış atı bulabilir misin?” dediğini anlatmıştı. Bunun üzerine Reşit ve yanındaki bir kişiyle Aligör’de buluşup yemek yediklerini ve kendisine ait Karadut Köyü’ndeki at çiftliğine gittiklerini söylemişti. Çiftlikte gezerken, bu iki kişiden birinin başına sert bir cisimle vurması üzerine yere düştüğünü anlatan Tekinalp, “Ben yere düştükten sonra 40-45 yaşında olan şahıs üzerime bir el ateş etti. Yerden toprak alarak yüzüne attım ve eve koşmaya başladım. Eve girdim, av tüfeğimi alıp çıktığımda kimse yoktu” demişti.

Tekinalp, iki saldırgandan birinin, “40-45 yaşlarında, 1.70 boylarında, esmer, Kürtçe şiveli” diğerinin de “30 yaşlarında, 1.60 boylarında” olduğunu söyledi. Saldırıya anlam veremediğini kaydederek, “Kimseyle bir sorunum, alacak verecek meselem ve husumetim yoktur.  Neden olduğunu bilmiyorum” demişti.

Salih Tekinalp’ın avukat oğlu Fikret Tekinalp, saldırıdan sonra savcılığa dilekçe sunarak, kullanılan aracın Mehmet Dal’a ait olduğunu vurgulamıştı. Dal, 24 Temmuz 2014’te ifadeye çağrılmıştı. Dal, ifadesinde, 18 Haziran’da Suruç‘a gitmediğini, aracının 13 Haziran-24 Haziran tarihleri arasında tamirde olduğunu söylemiş ve serbest bırakılmıştı.

Baba Tekinalp dilekçeden 34 gün sonra, 19 Ekim 2014’te oğlu Sinan’la seyir halindeyken, Aligör mevkisine yakın noktada silahlı saldırı sonucunda öldürülmüştü. Savcılık aylar önce serbest bıraktığı Mehmet Dal’ı gözaltına almıştı. Dal, Tekinalp’e yönelik iki saldırının PKK ’da faaliyet gösterdiğini söylediği ağabeyi Sabri Dal ve arkadaşı Mehmet Emin Elçi tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmüştü. Talimatın Irak’ın Kürdistan bölgesinde bulunan Nimet Aşut, Esat Malkuç ve Siphan Esim’den geldiğini savunmuştu. Dal, Tekinalp’ın AKP için çalıştığı gerekçesiyle vurulduğunu iddia etmişti. Dal, ifadeden sonra tutuklandı.

Ne var ki savcılık Dal dışındaki hiçbir sanığa ulaşamadı. Ancak Dal’ın suçladığı Elçi’nin telefonunun takip edildiği, en az 25 Kasım 2014’e kadar Türkiye ’de olduğu, yaptığı görüşmelerinde, cinayetten habersiz olduğu yönünde konuştuğu görüldü. Ancak Elçi’nin bu tarihten sonra Irak’a gitmiş olabileceği düşünülüyor. Tekinalp’ın oğlu Cihan Tekinalp ise babası ve ağabeyinin PKK tarafından öldürüldüğü iddiasına inanmadıklarını, örgütün bu saldırıyı üstlenmediğini söylüyor.