@ismailsaymaz

Suruç'tan Ankara'ya: İhbar var, inceleme yok!

Suruç'tan Ankara'ya: İhbar var, inceleme yok!
Suruç'tan Ankara'ya: İhbar var, inceleme yok!
Suruç İçin Adalet Platformu açıkladı: Suruç'ta canlı bombanın saldırısından sonra Ankara katliamını yapan Yunus Emre Alagöz'ün araştırılması için yazılı başvuruda bulunduklarını ancak taleplerine yanıt alamadıkları açıkladı
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Suruç’taki canlı bomba saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri ve onların avukatları tarafından oluşturulan Suruç İçin Adalet Platformu, üç aylık raporunu açıkladı. Raporda, 21 Ağustos’ta savcılığa dilekçe vererek, Suruç’taki saldırı ile Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik bombalı saldırı arasında, iki saldırının da Adıyaman’daki İslam Çay Ocağı ile bağları üzerinde durulmasını istediklerini vurguladı. Savcılığın da o gün verdiği sözlü yanıtta, “IŞİD’in üzerinde durduğunu, failin tüm bağlantılarını araştırdığını, aile, akraba çevresi başta gelmek üzere Adıyaman üzerinde derinleştiğini” söyledi. Ancak geçen süre içinde dosyada bu yönde bir hiç araştırmanın olmadığı anlaşıldı. Bugün yapılan açıklamada, “Suruç etkin araştırılsa ve gereken önlemler alınsaydı Ankara Katliamı yaşanmazdı. Katliam faili hakkında araştırma yapılsaydı ve bilinen bağlantılar üzerine koruma tedbirleri uygulansaydı; Suruç Katliamı failinin kardeşi ve Diyarbakır bombacısının bağlantılı olduğu kişi Ankara katliamını gerçekleştiremezdi” denildi. 

SURUÇ’UN AVUKATLARI ‘AĞABEYİ ARAŞTIRIN’ DEMİŞ

Suruç İçin Adalet Platformu üç aylık gözlem ve ihlal tespit raporunu bugün açıkladı. Avukat Özlem Gümüştaş’ın okuduğu basın açıklamasına göre hukukçular, geçen 21 Ağustos’ta Savcı İrfan Güngör ile görüşerek, Diyarbakır’da 5 Haziran’da gerçekleşen bombalı saldırıya dair soruşturma dosyasının incelenmesini ve Adıyaman’da İslam Çay Ocağı ve Dokumacılar Grubu dosyası hakkında inceleme yapılmasını istedi. Verilen dilekçede şu bilgiler sıralandı:

“Katliamı gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün IŞİD’le bağlantılı olduğu ve Suriye ’de eğitim aldığı kesindir. Abisiyle birlikte ‘Terör amaçlı kayıp’ kaydıyla aranmaktadır. HDP’nin Diyarbakır mitingindeki bombalama olayındaki faille bağlantılıdır, telefon görüşmeleri vardır. Adıyaman’daki İslam Çay ocağını işleten ve Suruç katliamı failinin ağabeyi olan şahsın her iki olayda da adı geçmektedir. Devamla; MİT olay öncesinde canlı bombalar konusunda istihbarı bilgiye sahiptir. Soruşturmanın daha başında somut durum şöyledir; Bombacı fail aranan, kaydı olan kişilerdendir. Bombacı fail başka saldırıların failleri ile bağlantılıdır. Adıyaman kenti, failin de bağlantılı olduğu İslam Çay Ocağı ve yine ailelerin emniyete bildirimleri üzerinden bilinen örgütle bağlantılı adresler tartışmaya açılmıştır.” 

Bugün açıklanan rapora göre savcı, görüşmede; “IŞİD üzerinde durduğunu, failin tüm bağlantılarını araştırdığını, aile, akraba çevresi başta gelmek üzere Adıyaman üzerinde derinleştiğini” söyledi. Savcının beyanına göre dosyada adli tıp raporları yeni tamamlanmıştı, kamera görüntüleri incelenmek üzere Şanlıurfa Terörle Mücadele Şubesi’ndeydi, Adıyaman Emniyeti Terörle Mücadele Bürosu ile yazışmalar yapılmış ve araştırma başlatılmıştı. Tüm TEM birimleri ile IŞİD yapılanmalarına dair yazışmalar sürmekteydi. 

Bu dilekçenin akıbetine ilişkin, Ankara’daki canlı bomba saldırısından bir gün önce, 9 Ekim’de savcı ile bir görüşme daha yapıldı.  Görüşmede savcı, “dosyada otopsi raporlarının tamamlanmadığını, dosyanın TEM’de olduğu ve kendisine henüz bir şeyin gelmediği, tüm yazışmaları yaptığını, görüntülerin incelemelerinin tamamlanmadığını” söyledi. İkinci dilekçeye de herhangi bir yanıt verilmedi.

* Avukatlar savcıyla 16 Ekim’de üçüncü bir görüşme daha yaptı. Bu görüşme sonucunda şu tespitler yapıldı: Keşif ve görgü tanıklarının dinlenmesi işlemi bugüne kadar yapılmadı. Görüntülerin incelenmesi üç aydır bitirilemedi. Katliamdan yaralı ve sağ kurtulanların ifadelerine henüz başvurulmadı. Savcı, avukatlara “Dosya TEM’de, bana gelen bir şey yok” dedi. 

* Bugün yapılan açıklamada, “Adli mekanizmanın hızlı ve etkin çalışmadığını, aylardır soruşturma dosyasını sürüncemede bırakarak görevini ihmal ettiğini düşünüyor ve Suruç etkin araştırılsa ve gereken önlemler alınsaydı Ankara Katliamı yaşanmazdı diye düşünüyoruz. Katliam faili hakkında araştırma yapılsaydı ve bilinen bağlantılar üzerine koruma tedbirleri uygulansaydı; Suruç Katliamı failinin kardeşi ve Diyarbakır bombacısının bağlantılı olduğu kişi Ankara katliamını gerçekleştiremezdi” denildi.