'Susurluk Ergenekon hücresiydi'

'Susurluk Ergenekon hücresiydi'
'Susurluk Ergenekon hücresiydi'

Mütalaada Susurluk davasının toplum desteğine rağmen 14 kişiyle sınırlı kaldığı belirtildi.

Ergenekon mütalaasında 1996'da Susurluk'taki kazayla ortaya çıkan yapının Ergenekon örgütünün küçük hücrelerinden biri olduğu belirtildi.

‘Ergenekon’ davası kapsamında 64 sanık hakkında müebbet hapis cezası istenen savcılık mütalaasında, Ergenekon’un, Avrupa’da adına kontrgerilla denilen gizli örgütün Türkiye ’deki adı olduğu belirtilerek, Susurluk kazası sonrasında ortaya çıkan yapının ise örgütün küçük bir hücresi olduğu kaydedildi. Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş tarafından hazırlanan mütalaadaki saptamalar özetle şöyle:
Yargı uygulaması dikkate alındığında en çok belge yakalatan örgütlerden birisi olduğu söylenebilecek olan ‘Ergenekon terör örgütü’ne ait çok fazla sayıda belge usulüne uygun aramalarda ele geçmiştir. Böylece örgütün yapısına, faaliyetlerine, eylemlerine, mensuplarına ve silahlarına ilişkin pek çok gizli husus deşifre edilmiştir.
Tasfiye edilene kadar Avrupa devletlerinde var olan kontrgerilla örgütü konusunda ülkemizde bugüne kadar bir yargılama yapılmadı. Avrupa’nın bir çok devletinde, tesadüf sonucu kontrgerillanın izine rastlanılmış ve bu fırsatlar değerlendirilmiştir. Türkiye’de kontrgerillayı tasfiye şansı 1996’da Susurluk’taki trafik kazası ile yakalanmıştır. Bu olaya dair soruşturma ve dava, o dönemde oluşan toplum desteğine karşılık 14 kişi ile sınırlı kalmıştır. İstanbul 6 No’lu DGM’nin kararında silahlı teşekkülün bir bölümü su yüzüne çıkmıştır.
Dosya kapsamındaki delillere göre ‘Ergenekon’, Avrupa’da adına kontrgerilla denilen gizli örgütün Türkiye’deki adıdır. ‘Ergenekon’ soruşturmasından 11 yıl önceki Susurluk kazası sonrasında ortaya çıkan yapının da aslında, ‘Ergenekon örgütü’nün küçük bir hücresi olduğu, bu örgütlü yapıya ülkemizde Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde Türk kültürüne ait bir terim olan ‘Ergenekon’ ismi verildiği anlaşılmaktadır.
Ergenekon’un çok sayıda, vahim nitelikte, illegal yollardan sağlanmış tabancadan uzun namlulu tüfeğe, C3, C4 tipi patlayıcılardan lav silahları ve el bombasına kadar her türlü silah ve mühimmatı vardır.
Örgütün ülkemizde bilinen diğer terör örgütlerinin belirginleşmiş kalıpları yok. Amaçları doğrultusunda doğrudan ya da paravan ve taşeron yapılarla faaliyetlerine devam ediyor. Varlığı fark edildiği durumlarda da her türlü dezenformasyon yöntemlerini kullanarak gizleniyor. Örgüt, ülkemizdeki dini motifli, bölücü, yakıcı örgütlerden farklı yapıda. 

Başbuğ’dan ilk yanıt 

Mütalaada ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası’na çarptırılması istenen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, yazılı bir açıklama yaptı. Davadaki 14 asker hakkında aynı cezanın istendiğini anımsatan Başbuğ, Türkiye’de idam kaldırılmamış olsaydı savcıların kendileri için bu cezayı isteyeceğini savundu. Mütalaada ‘terör örgütü yöneticiliği’nden ceza istenmese de bu suçlamanın aynen durduğunu vurgulayan Başbuğ, “ Buradan geri adım atılması söz konusu değildir. Sadece yapılan, Yargıtay içtihatları göz önünde tutularak; terör örgütü yöneticiliği suçlamasından dolayı ceza verilmesi istenilmemiştir” dedi. CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün ise örgütün parası olduğu iddia edilen 2,5 milyon Euro’yla ilgili “Bu, benim öz beöz paramdır” dedi.