Susurluk'taki bozma 'tarihi'

Ceza hukukçusu Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, Yargıtay'ın Susurluk kararını değerlendirdi: İlk kez gizli celse istemiyle bozma duydum. Beraat bile çıkabilir. Artık her şey mümkün.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Susurluk ana davasındaki ceza kararının 'Sanıkları gizli celsede dinleyin' gerekçesiyle bozulması yargı tarihinde bir ilk oldu. Ceza hukukçusu Ord. Prof Dr. Sulhi Dönmezer, meslek yaşamında bu gerekçeyle bozma hatırlamadığını belirtirken, bozma sonrası yeni yargılamada sanıkların beraat bile edebileceğine işaret etti.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin çete suçundan dört ile altı yıl arasında hapse mahkûm 16 sanıktan bazılarının "Davada devletin yüksek menfaatleri bahane edilerek bazı sanıklar göz ardı edildi. Kayıp silahlarla ilgili gizli oturumda açıklama yapabiliriz" yolundaki istemlerinin yerine getirilmemesini
bozma nedeni yaptı. Bu durum dikkatleri yeniden 'derin devlet' ve 'devlet sırrı ve güvenliği' kavramlarına çevirdi.
Gizlilik istisna
Türk ceza yargılamasında genel ilke duruşmaların aleni yapılmasını öngörüyor. Duruşmaların gizli yapılabileceği istisnai durumlar ise Anayasa ve CMUK' un 373. maddesinde düzenleniyor. CMUK 373 ve izleyen maddeler şu düzenlemeyi getiriyor:
"Duruşma herkese açıktır, ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmanın bir kısmının veya tamamının gizli olmasına mahkeme karar verebilir. Duruşmanın gizli olması kararı ve nedenleri aleni olarak
açıklanacağı gibi, hüküm dahi her koşulda aleni tefhim edilir. Aleniyetin kaldırılması kararı sebepleriyle beraber zapta yazılır."
Gözler DGM'de
Bozma kararıyla birlikte gözler, ilk ceza kararını veren İstanbul DGM'ye çevrildi. DGM bozmaya uyarsa, gizli duruşma kararı alacak. CMUK'a göre, bu duruşmalarda sanıklar dışında bazı başka kişilerin hazır bulunmasına da müsaade edilebilecek. Bu
aşamada yanıtı beklenecek şey, sanıkların gerçekten ilave bilgi (göz ardı edilen sanıklar gibi) verip vermeyecekleri, Başbakanlık raporlarına da yansıyan 'derin devlet'e ilişkin ve 'yaptıklarımızın tümü devlet sırrı' savunmasına ciddi kanıtlar sunup sunamayacakları. Çünkü gizli duruşmada anlatılacaklar, beraat dahil davanın seyrini etkileyebilecek.
Bilgilenme kısıtlanacak
Yargıtay'ın bozma kararı, kamuoyunun mafya-devlet-siyasetçi üçgeniyle ilgili bilgilenme hakkını ise önemli ölçüde sınırlayacak. Çünkü CMUK'a göre gizli duruşmada anlatılanlar, dışarıda açıklanamayacak ve haber yapılamayacak. Aksi suç kabul edilip cezalandırılacak.
'Bu konuda içtihat yok'
Ceza Kanunu ve CMUK dahil temel yasaları hazırlayan ekipleri yöneten ceza hukukçusu Ord. Prof Dr. Sulhi Dönmezer, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bozma kararını değerlendirirken, "Meslek yaşamımda ilk kez gizli celse istemiyle bozma kararı duydum. Bu konuda içtihat, emsal karar yok. Aksi de yok. Yani 'Niye gizli celse yapıp karar oluşturdun' denilerek bozma kararı verildiğini de hatırlamıyorum" diye konuştu.
Dönmezer, şunları söyledi: "Yeni yargılamada sanıklara beraat bile verilebilir, çünkü eski hüküm ortadan kalktı. Ya da gizli celsede anlatılanlara bakılarak, üst sınırdan verilen cezalarda önemli indirimler yapılabilir. Her şey mümkün. Ayrıca DGM, bozmadan sonra gizli celsede anlatılanlara göre kendisi sanık icat edemez. Ancak yeni isimler ortaya çıkarsa, ya savcı ek iddianame
ile bunları mahkeme önüne getirir, ya da mahkeme doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunur ve bu kişiler hakkında başka dava açılır. Gizli celsede yeni isimler ortaya çıkarsa bu isimler ancak tanık olarak dinlenebilir."
'Eski karar doğru'
Ord. Prof. Dönmezer, Yargıtay'ın diğer bozma kararıyla ilgili ise şunları söyledi:
"DGM'nin Topal cinayeti davasını beklemeden
'Suç oluşması için teşekkülün kurulmuş olması yeterlidir' görüşü yerindedir. Ama Yargıtay'ın 'Bir de o davaya bak' demesi de yanlış değildir. Aynı sanıkların işlediği suçlar varsa bunların değerlendirilmesi de gerekir."