Süzer Kentbank için HSYK'ya gidince...

Hortumlanan bankalarla ilgili davalara bakan ve ağır cezalar veren İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Akın'ın bu görevinden alınmasıyla ilgili tartışma tırmandı.
Haber: DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi
ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Hortumlanan bankalarla ilgili davalara bakan ve ağır cezalar veren İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Akın'ın bu görevinden alınmasıyla ilgili tartışma tırmandı. BDDK üyeliğine atanmak istenen Akın, davası olan bankacılardan Mustafa Süzer'in kardeşi Hüyesin Süzer'i kendisini görevden alan HSYK Başkanvekili Mahmut Acar'ın kapısında gördüğünü açıkladı ve görüştüklerini ima etti.
HSYK Başkanvekili Acar, Hüseyin Süzer'i tanımadığını ve görüşmediğini söyledi. Hüseyin Süzer de Acar ile görüşmediklerini doğruladı ancak görüşmek için HSYK'ya gittiğini anlattı.
Banka davalarında uzmanlaşan 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Akın'ın görevden alınmasını tekrar gündeme getiren eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek oldu. Bakan Çiçek, bazı hâkim ve savcıların çete ile ilişkilerini değerlendirirken "8. ağır ceza reisinin görev yeri neden değiştirildi?" diye de sormuştu.
Akın: Acar'ın kapısındaydı
Görevinden alınıp başka mahkemeye atanan ağır ceza başkanı Akın, BDDK üyeliğine atanmak için ismi Cumhurbaşkanına bildirildiği gün, bu tartışmaya yeni bir iddiayla katıldı. Akın, görevden alındıktan sonra mayısta görüşmek için HSYK Başkanvekili Mahmut Acar'ın yanına gittiğini, aldığı yanıtlardan tatmin olmadığını aktarırken, bu görüşmeden ayrılırken, davasına baktıkları bir banka sahibinin kardeşini Acar'ın kapısının önünde beklediğini gördüğünü söyledi. Akın, bu kişiye sorduğunda 'Başkanvekili arkadaşım, görüşeceğim' yanıtını verdiğini anlattı. Akın'ın bir banka sahibinin kardeşi dediği kişinin Kentbank'ın sahibi Mustafa Süzer'in kardeşi Hüseyin Süzer olduğu ortaya çıktı.
Bu tartışmalarla ilgili Acar, Radikal'in sorularını şöyle yanıtladı:
"Ben bu kişiyi tanımam bilmem, bana uğramadığı gibi başka üyelere de uğramamış, benden randevu da talep etmedi. Kaldı ki bizim makamımıza günde 100 kişi geliyor, çoğu da elinde dilekçeyle gelip hâkim savcıları şikâyet ediyor. O nedenle gelmiş de olabilirdi ama gelmedi. Bizimle görüşme imkânı olmadı, yolda görsem tanımam. Gelmiş olabilir, ama koridordaki adamı ben nerden göreyim? Bu kişi eğer randevu isteseydi dinlerdik. Başkanımızın süresi dolmuştu. Kaldı ki o arkadaşımızın yerine getirilen de daha kıdemli, tecrübeli bir arkadaş. Bankacılık suçlarına bakan bir arkadaş."
Süzer: Ziyarete gideyim dedim!
Hüseyin Süzer de Radikal'e şunları söyledi: "Yaklaşık bir buçuk ay oldu. Benim Yargıtay'da bir işim vardı. Oradan çıktım, HSYK üyelerini ziyarete gideyim dedim. Bir iki atama olmuştu. Hepimiz işadamıyız, üst yargı mensuplarıyla zaman zaman görüşüyorum. Bunun kötü tarafı yok. Ziyarete gittim ama çok yoğundu. Hâkimlerin yeni bir atama dönemiydi. Kararname hazırlanıyordu. Herkesin kapısında 20-30 kişi bekliyordu. Mahmut beyle (Acar) görüşmek istedim. Yoğun olduğunu söylediler, sonra gelmemi istediler. Koridorda Mustafa beyle (Akın) karşılaştık. 'Hayırdır' dedi. Ziyarete gittiğimi söyledim. Zaten kendisiyle dostuz. Ağabeyimin bankasıyla ilgili yargılama yapıyordu. Biz kendisinden taraflı olduğuna dair şikâyetçi değildik. Mahmut beyle bir samimiyetim yok. Ortak tanıdıklar var o kadar."