Tacizden ceza aldı ama görevde

Tacizden ceza aldı ama görevde
Tacizden ceza aldı ama görevde
Cinsel istismardan 8 yıl hapis cezasına çarptırılan ve kamuda görev yapması yasaklanan Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürü Şeref Çalışır, hâlâ mesaide.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Cinsel saldırı ve cinsel taciz iddiasıyla yargılanan, ‘cinsel istismar’ suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan ve karar kesinleşinceye kadar 50 bin TL kefalet ile serbest kalan Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürü Şeref Çalışır, dün makamına giderek çalıştı. Mahkemenin kamuda görev yapmasını da yasakladığı Çalışır, “Henüz ceza kesinleşmedi” diyerek kendini savunurken, Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Başkanı Mustafa Turgut, Müdür Çalışır’ın açığa alınması gerektiğini, savunurken, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise ‘‘Gerekçeli karar elimize ulaşınca tutumumuzu belirleyeceğiz’’ dedi.
Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan Ç.A. ve J.Y. 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ’na isimsiz bir dilekçe göndererek Şeref Çalışır tarafından elle ve sözlü tacize uğradıklarını iddia edip şikâyetçi olmuştu. Görevlendirilen müfettişler durumu araştırmış ve savcılığa bildirme kararı almışlardı. Çalışır, savcılıktaki ifadesinde suçlamaları kabul etmemişti. Müdür Şeref Çalışır hakkında, ‘görevindeki nüfuzunu kötüye kullanarak birden çok kez cinsel saldırı ve taciz’ suçlarından 21 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava önceki gün sonuçlandı. Mahkeme Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan J.Y.’ye karşı basit cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğunu’ belirterek Çalışır’ı 3 yıl hapse çarptırıp, cezayı 2 yıl 6 aya indirdi. Mahkeme, Çalışır’a ayrıca mağdur Ç. A.’ya karşı basit ‘cinsel istismar’ suçunu işlediği gerekçesiyle 3 yıl hapis cezası verdi. Cezayı ‘eylemin birden çok kez gerçekleştiği’ gerekçesiyle 6 yıl 9 aya çıkarıp, sanığın geçmişi ve suç sonrası tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak 5 yıl 7 ay 15 güne indirdi. Mahkeme, Çalışır hakkında önce tutuklanma karar verdi. Daha sonra ise Çalışır’a kamu görevi yasağı koyan mahkeme karar kesinleşinceye kadar 50 bin TL kefalet ödeyip serbest kalmasına hükmetti. Avukatları da karara itiraz etmişti.

Karar kesinleşmedi

Karar sonrası görevden alınacağı düşünülen Müdür Çalışır, dün hiçbirşey olmamış gibi Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki makamına gitti. Çalışır, Radikal’e yaptığı açıklamada kararın henüz kesinleşmediğini belirterek “ Bugün karara itiraz ettik. J.Y. şikâyetçi olmamasına ve ‘Bana bir şey yapmadı’ demesine rağmen ceza aldım. Hakkımda il denetmenlerinin ve bakanlık müfettişlerinin yaptığı soruşturmalarda ceza almadım. Görevimin başındayım“ dedi. Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Başkanı Mustafa Turgut ise böyle bir kararın ardından, karar kesinleşmemiş de olsa açığa alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “En küçük soruşturmalarda bile yetkisini kullanarak yer değişikliği uygulayan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü burada tasarrufu Şeref Çalışır’ın lehine kullanıyor. Oysa biz öyle davalar biliyoruz ki, daha mahkeme aşaması sürerken kişiler açığa alınıyor, çok küçük, sudan sebeplerle yer değişikliğine uğruyor. Burada anormal bir durum var. Bu kişiyi kim neden koruyor?”
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise kendilerine henüz kararın tebliğ edilmediğini belirterek “Gerekçeli karar ulaştıktan sonra tutumumuzu belli edeceğiz. Hukuk müşaviri arkadaşlardan görüş alıp ona göre uygulama yapacağız” dedi. 

‘Henüz suçlu değil’

İstanbul Üniversitesi Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen bir memur ve kamu görevlisiyle ilgili hukuka aykırı bir eylem iddiasının üç sonucu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Disiplin, idari ve adli tasarrufu ayrı değerlendirmek lazım. Disiplin soruşturması yapılmış, aleyhine sonuçlanmamış olabilir. Bu dönemde tedbire başvurulmamış demek ki. Bu istikrarsızlık halkta, toplumda kişiye ve olaya özel muamele iddiası, güvenlik endişesi yaratır. Ancak bu endişeye bağlı olarak tedbiren görevden çoktan alınmalıydı diyemem. Ceza alınca suçsuzluk karinesi bitmiyor. Ta ki Yargıtay kararı çıkıncaya kadar. Henüz suçlu değil. Genelde devlet memurları kanununa göre cezanın kesinleşmesi bekleniyor.“

‘Bize bilgi verilmedi’

Mağdur Ç.A.’nın avukatı Metin İriz ise Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin soruşturma yaptıkları ya da tahkikat yaptıklarından haberlerinin olmadığını belirterek “Dolayısıyla mağdurun travma sonrası stres bozukluğu, majör depresyon, depresif belirtiler taşıdığının belirtildiği Adli Tıp Kurumu ve birkaç hastanenin raporlarını almadılar, soruşturma dosyasına koymadılar. İdari ve disiplin işlemi yapmamaları görevi kötüye kullanmadır. İdari soruşturma idare etmeye dönmüştür” diye konuştu.