'Tahşiyeciler' davasında yetkisizlik kararı

'Tahşiyeciler' davasında yetkisizlik kararı
'Tahşiyeciler' davasında yetkisizlik kararı
Kamuoyunda "Tahşiye" davası olarak bilinen aralarında emekli imam Mehmet Doğan'ın da bulunduğu 40 sanıklı davaya bakan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyada mevcut delillere göre suç yerlerinin, sadece kendi yetki alanına girmediğini, İstanbul Adliyesi'nin de yetki alanına girdiğini gerekçe göstererek yetkisizlik kararı verdi.

RADİKAL - Mahkeme, davanın İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden yetkisizlik kararı ile kendilerine geldiğini hatırlatarak, yetkisizlik konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyayı Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne göndermeye karar verdi. Mahkeme ayrıca, 5 yıl önce bu davanın soruşturmasını yapan ve 14 Aralık operasyonu kapsamında haklarında soruşturma başlatılan biri tutuklu 5 polisin katılma talebini kabul etmedi.

Geçen yıl İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden yetkisizlik kararı ile gelen tamamı tutuksuz 40 sanıklı davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek", "Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak" suçlarından 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan, davanın bir numaralı sanığı Mehmet Doğan duruşmaya katılmazken, tutuksuz sanıklar Hilmi Azbay, Mehmet Nuri Turhan, Mustafa Kaplan ve Hacı Tunay Yaman ile avukatları katıldı. Duruşmaya, 5 yıl önce bu davanın soruşturmasını yürüten ve 14 Aralık operasyonu kapsamında tutuklanan polis amiri Mustafa Kılıçaslan ile serbest bırakılan polisler Mustafa Altunbulak, Recep Güleç, Ferdi Taşkaya'nın avukatları, müvekkillerinin suçtan zarar görme ihtimallerine karşılık davaya katılma talebinde bulundu.

SANIK AVUKATLARI KATILMA TALEBİNİN REDDİNİ İSTEDİ

Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklar Hilmi Azbay, Mehmet Doğan ve Saim Aşçı'nın avukatı Mustafa Doğan İlhan, davaya katılmak isteyenlerin 5 yıldır görülen bu davada bugüne kadar bir katılma taleplerinin olmadığını ifade ederek, ''Esas itibariyle katılma talebinde bulunan kişiler, müvekkillerimiz hakkında işlem yapan kişilerdir. Asıl zarar görenler bizim müvekkillerimizdir. Katılma taleplerinin reddi gerekir'' dedi.

Sanık Naci Mumcu'nun avukatı Cüneyt Toraman da iddianamenin incelendiğinde müvekkiline isnat edilen suçun katılma talebinde bulunanlara yönelik bir eylemleri olmadığını belirterek, talebin reddini istedi.

SAVCI YETKİSİZLİK YÖNÜNDE GÖRÜŞ BİLDİRDİ

5 polisin duruşmalara katılma talebi ve davaya hangi mahkemenin bakması gerektiği konusunda görüşü sorulan duruşma savcısı Bilgin Akpınar, koşullar oluşmadığından polislerin davaya katılma taleplerinin reddi yönünde karar verilmesini istedi.
Savcı Akpınar, davanın ilk olarak 2010 yılında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandığını, bu mahkemenin davayı İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiğini hatırlatarak, "İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi de yetkisizlik kararı vererek, dosyayı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemelerinin yetki alanı içerisinde olduğu için bu mahkemeye yolladı. Sadece Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yetki alanı içerisinde değil, başka yerlerde de suç işlendiği iddia ediliyor. Ayrıca İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri'nin yetki alanında da suç işlendiğinin iddia edilmesi, sanıkların farklı yerlerde yakalanmış olması, ilk usul işleminin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılmış olması ve yargılamaya İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmasını" gerekçe göstererek yetkisizlik kararı verilmesini istedi.
Savcı Akpınar, dosyanın İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden yetkisizlik kararı ile kendilerine geldiğini belirterek, yetkisizlik uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmesini istedi.

MAHKEME YETKİSİZLİK KARARI VERDİ

Polislerin davaya katılma talebini reddeden mahkeme heyeti, sanıkların suç yerlerinin sadece Bakırköy yargı çevresindeki ilçeler olmadığını, İstanbul yargı çevresi içindeki yerlerde de faaliyet gösterildiğini gerekçe göstererek yetkisizlik kararı verdi. Dosyanın yetkisizlik kararı ile kendisine gönderildiğini hatırlatan mahkeme, yetki konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyayı Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne göndermeye karar verdi.

TUTUKSUZ SANIK MUSTAFA KAPLAN: ALLAHIN MAHKEMESİ...

Duruşma sonrası adliyeden çıkan tutuksuz sanıklardan Mustafa Kaplan, mahkemenin bakacağı bir şey olmadığını savunarak, "Bu dava ceza davası değil ki, bu dava siyasi davadır" dedi. Kaplan, bir gazetecinin, "Davanın hangi mahkemeye gitmesini bekliyorsunuz" sorusu üzerine, "Allahın mahkemesine. Bu burada olmaz ki, dünyevi bir şey değil. Bu siyasi bir dava" yanıtını verdi. 


KATILMA TALEBİ REDDEDİLEN AVUKATLARDAN AÇIKLAMA

Davaya katılma talepleri reddedilen polislerin avukatları, duruşma çıkışı bir basın açıklaması yaptılar. Açıklamayı yapan polislerin avukatlarından Murat Akkoç, "Biz bu davaya müdahil olmak istedik. Çünkü bu davada yargılama sonucu ortaya çıkacak karar müvekkillerimizi direk etkileyecektir. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi, suçtan zarar görme ihtimaliniz yok ve böyle bir usul yok gerekçesi ile talebimizi reddetti. Talebimizin reddi hukuksuzdur. Polis müvekkillerimiz Silivri'de cezaevinde yatıyor. Mahkeme diyor ki, sizin müvekkilleriniz zarar görmedi. Bu davadan kaynaklı 5 polis tutuklu, 13 polisin tutuksuz olarak soruşturması sürmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu davadaki delillerin sahte olarak üretildiğini iddia etmektedir" dedi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010 yılında 40 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, örgütün lideri olarak gösterilen emekli imam Mehmet Doğan'ın, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması", "Ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından 14.5 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle cezalandırılması istenirken, Mustafa Kaplan, Mehmet Nuri Turan, Mehmet Yılmaz Düşünüklü, Hilmi Azbay, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmekten" 10 yıldan 15 yıla, Turan ve Dönüşüklü'nün ayrıca "Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma" suçlarından da 5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.
Mehmet Sururi Kale ve Naci Mumcu, Mehmet Emin Karakaya, "silahlı terör örgütü üyeliği olma", "ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçlarından 6.5 yıldan 14 yılla, Turgut Yıldırım, "silahlı terör örgütü üyeliği olma", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması", "ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçlarından 10 yıldan 26 yılla yargılanmaları istendi. Bünyamin Ateş, saim Aşçı, Murat Öztürk, Hasip Danış, Abdulmennan Özmen, Abdulbaki Akkuş, Lütfü Karadağ, Faris Mağın, Seyfettin Çavuş, Engin Tavukçu, sait Han, Cezmi Çatalkaya, Alican Özmen, Adnan Mirze, Rıdvan Değirmen, Fuat Çavuş, Alaattin Recepoğlu, Hacı Tunay Yaman, Ünal Türkal, Alican Altun, Davut Tozlu, Mahsum Yeşilırmak, Abdulhak Akpolat, Mehmet Nuri Ataç, Mehmet Atalay, Muzaffer Kazıcı, Mustafa Çetinkaya, Mehmet Yasin Akarcı, Bestamin Yıldırım, Orhan Özer, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından 5 yıldan 10 yılla cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor. 18 yaşın altındaki Y.E.B. hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 2.5 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
DHA-Yüksel KOÇ