@hakki_ozdal

'Taksimaltı' 1 Mayıs'ı: Polisin 'gaz'abı!

'Taksimaltı' 1 Mayıs'ı: Polisin 'gaz'abı!
'Taksimaltı' 1 Mayıs'ı: Polisin 'gaz'abı!
Beşiktaş ilçesi, tarihinin en yoğun limon tüketimini 1 Mayıs 2013 günü yapmış olmalı! 'Silivri deneyimi'ne sahip bazı CHP'lilerle, her daim 'idmanlı' Çarşı grubu gaz konusunda en dayanıklı tutumu sergiledi
Haber: HAKKI ÖZDAL / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul 1 Mayıs'ı, 'çözüm sürecine bakış' konusunda fraksiyonel farklılıklar gösteren sol-sosyalist gruplar açısından, en azından bir günlük eylem birliğine yol açtı gibi görünüyordu. Beşiktaş 'ta ve Şişli'de çeşitli sol partiler ve bazı sendikalar, polisin artık bir 'orantı' hesabı içinde değerlendirilmeyecek ve bu yüzden 'orantısız' bile denemeyecek yoğunluktaki gaz bombardımanına rağmen, inatla bir araya gelmeyi sürdürdüler ve 1977'de 34 emekçinin bir provokasyonla katledilmesinden beri 1 Mayıs'lar için en anlamlı alana dönüşen Taksim'e çıkmak için ısrar ettiler. Ben bu iki kolun Beşiktaş tarafındaydım. 'Taksimaltı' denebilecek bir nokta olan Beşiktaş'ta yaşananlara ilişkin gözlemlerim şöyle:

- Sabah saatlerinden itibaren Beşiktaş ışıklardaki CHP otobüsünün etrafında toplanarak Taksim'e yürüyüş düzeni almak isteyen gruplara polis şiddetli gaz taarruzlarıyla karşılık verdi. CHP, ÖDP, EMEP, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Kaldıraç, anarşistler Beşiktaş kolundaydı. CHP ve özellikle de gençlik kolları alanın inisiyatifine sahipti. Mustafa Kemal tişörtlü çoğu emekli öğretmenlerle Che ve orak çekiç figürlü çoğu öğrenci gençler belki de ilk kez bu kadar iç içe oldular.

- Polisin gaz ve boyalı/tazyikli -kimi mağdurların iddiasına göre ilaçli- su saldırılarından sonra ara sokaklara dağılan gruplar Beşiktaş Köyiçi'ndeki dar ara sokaklarda bekleşerek ya da küçük barikatlar kurarak yeniden bir araya gelmeye çalıştılar.



- Politik grupların yanında en 'etkili' topluluk Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı'ydı... "Beşiktaş Çarşı faşizme karşı" sloganlarıyla ve o sokakları karış karış biliyor olmanın avantajıyla en etkili 'mukavemet'i onlar gösteriyordu. 'Muhitlerini savunduklarını' söylüyorlardı. Aralarında Fenerbahçe atkılı biri de vardı!

- CHP otobüsünün polisin ısrarına rağmen ses aracını meydandan uzaklaştırmaması münferit olarak sokaklardan meydana dönenlerin tekrar toparlanmasını sağladı. Polis de burada toplananlara düzenli aralıklarla gaz attı.

- Barbaros Bulvarı'ndan Beşiktaş'a inmeye çalışan ÖDP ve Öğrenci Kolektifleri de sürekli polis müdahalesiyle karşılaştı. Polis ve göstericiler bazen öylesine iç içe geçti ki ortaya polisli, göstericili ve bol gazlı 'kitle sandviçleri' çıktı!

- Ara sokaklardan Akaretler'e çıkmaya çalışan gruba müdahale eden polis birliğine sivil bir panelvanla gaz takviyesi yapılırken, amir olduğu anlaşılan maskeli bir polis, telsizle merkeze dert yanıyordu: Bunlar değil bize fişek lazım. Böyle devam ederse elimizdeki yetmeyecek!

- Polisler bu 'takviye'yi isterken Beşiktaş'ta artık nefes almak zorlaşmıştı. Olaylara en uzak noktalarda bile genizler yanıyor, gözler yaşarıyordu. Bazı gaz bombası kartuşlarında son kullanma tarihi olarak "Temmuz 2013" yazıyordu. Polis önce bayat ekmekler yensin diye düşünen tasarrufçu anneler gibi mi düşünmüştü acaba?!

- Yaklaşık 4-5 saat süren bu tablonun ardından CHP otobüsünden 'Taksim yürüyüşü'nden vazgeçildiği ve kutlamanın Beşiktaş'ta yapılacağı anons edildi. Ara sokaklardaki gruplar meydana davet edildi. Sanırım bu 'çözüm'e polis de razı olmuştu ve bir anda Barbaros, Köyiçi, Çırağan yönlerinden, şaşırtıcı şekilde, binlerce insan sökün etti. Bu kadar çok insanın o ara sokaklarda nasıl kamufle olduğu pek anlaşılmadı.

 


- Sonra yaklaşık yarım saat süren bir 1 Mayıs kutlaması oldu. Kalabalık bir anda büyüdü ve barışçıl bir şekilde şarkılar söylendi. Bu esnada belki de alandaki en anlamlı pankart, kentleri Dink cinayetiyle anılan Trabzonsporluların açtığı 'Hrant'ı unutmayacağız' pankartıydı.

- Bu kısa kutlamanın ardından CHP otobüsünden 'Barbaros yönünde dağılma' çağrısı yapıldı. Kalabalık da söylenen yönde dağılırken belki de günün en sert müdahalesi başladı. Dağılmakta olan insanların üstüne tam bir bombardıman halinde gaz atılırken panzerlerden de tazyikli-boyalı su sıkıldı. Kalabalık Beşiktaş Çarşı girişindeki dar sokaklara hücum edince düşenler ve yaralananlar oldu. Bir izdiham tehlikesi çok ucuz anlatıldı ama istisnasız herkes gazdan nasibini aldı.

- Beşiktaş ilçesi, tarihinin en yoğun limon tüketimini 1 Mayıs 2013 günü yapmış olmalı! 'Silivri deneyimi'ne sahip bazı CHP'lilerle, her daim 'idmanlı' Çarşı grubu gaz konusunda en dayanıklı tutumu sergilediler. Limon ve sirkeyle başkalarının da yardımına koştular. "Limon, sirke... Salata olduk" diyenler vardı.

- Saatler sürmüş çatışmalara rağmen sükunetle bitmekte olan Beşiktaş 1 Mayıs'ı, eylemci olsun olmasın çevredeki herkesin çaresizce yardım isteyecek hale geldiği bir gazlamayla sona erdi. Ve Beşiktaş sokaklarında binlerce gaz bombası fişeği ve kullanılmış limon posası kaldı geriye...