Taksim'de iftar bir başka


Hayırseverlerle belediyenin ortak iftarı, Beyoğlu yoksullarına sıcak yemek demek.


Ramazan manzaraları

İstanbul'un merkezi Taksim'de iftar vakti renkli görüntülere sahne oluyor. Gezi Parkı'ndaki evlendirme dairesinde 300 kişilik yer için uzun kuyruklar oluşuyor. Sırada 'Pala Şair' gibi simalarla tinerciler de var. 1500 kişi de kumanyasını alıp çıkıyor.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Ramazanın gelmesiyle İstanbul'un gözde mekânı Taksim'de de iftar yemekleri renkli görüntülere sahne oluyor. Hayırseverlerin yardımıyla Beyoğlu Belediyesi tarafından Gezi Parkı'nda yapılan organizasyonda iftara saatler kala kuyruk oluşuyor. Kuyrukta Beyoğlu'nu bilenler için tanıdık simalar göze çarpıyor. Bunlardan biri 'Pala Şair'. Birkaç sıra arkada Odakule'nin müdavim 'Sokak Sanatçıları'ndan gitarist Gökhan Yokaş ve İlhan Şenbakkal var. Gezi Parkı'nın fiziki yapısından dolayı kıvrılarak uzanan kuyruğun en arkalarındaysa ayakta duramakta zorlanan yine Beyoğlu'nda sık sık görmeye alıştığımız tinerciler bulunuyor. Kuyruk bir an önce iftarın olmasını, bedava çorba, kuru fasuyle ve pilava kavuşmayı bekliyor.
Taksim'deki iftar etkinlikleri Beyoğlu Belediyesi'nin 150. yıl kutlamalarıyla renkleniyor. Büyükşehir Belediye Bandosu, Curcunazlar grubunun renkli karakterleri ve Semaver Kumpanya'nın ritim grubunun oluşturduğu kortej önceki günkü iftar yemeği öncesinde İstiklal Caddesi boyunca yürüyor. Kortej, Beyoğlu'nun iftarı bekleyen sokak insanları için 'en lüks restoranlardan' biri olarak görünen Gezi Parkı'ndaki eski ve tarihi evlendirme dairesinin önüne geliyor.
'Başbakan beni iyi tanır'
Korteji uzun bir insan kuyruğu karşılıyor. Kuyrukta oruç tutan az ama iftar yemeğinin dağıtıldığı eski nikâh salonunun yolunu tutan çok. İftar vaktinden iki saat önce sıraya giren ilk 300 kişi nikâh salonunun loş ışıkları altında yemek yemek fırsatına sahip. Diğerleri dağıtılan 1500 kişilik tabldottan alarak Gezi Parkı'nın banklarında yemek yiyor. Sıranın ön sıralarında daha önce Beyoğlu'nda görmeyenlerin gazetelerden tanıdığı 'Pala Şair' var. Gerçek adını kimsenin bilmediği 'Pala Şair', Beyoğlu'nda yaşıyor. Dev tesbihi ve palabıyığıyla dikkat çeken şair, geçimini nasıl sağladığını söylemekten çekiniyor. Ceketine astığı yüzlerce madalyadan birini göstererek "Bunu bana Recep Tayyip Erdoğan taktı. Ben bir politikacıyım. Seçimlerde fırsat verselerdi şimdi Meclis'teydim" diyor. Pala Şair'in bu sözleri sırada bekleyenleri güldürüyor.
Okuluna dönecek
Odakule'yi mesken tutmuş sokak müzisyenleri iki öğrenci Gökhan'la İlhan da iftar kuyruğunda. Gökhan, Mersin Üniversitesi'nde işletme okuyor. Okullar açıldığında sokak müzisyenliğini bırakacağını söylüyor. Epey harçlık biriktirdiğini söyleyen gitarist Gökhan, Beyoğlu'nun hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlatıyor.
'Keşke bir işim olsa'
Hemen yanlarında sokakta yaşayan biri var. Annesi şizofren, babasınınsa nerede olduğunu bilmiyor. 17 yaşındaki genç sıcak bir kap yemek için sıraya girdiğini söylüyor. Genç, kuyrukta yemek vaktini beklerken hayallerini sıralamayı da ihmal etmiyor: "Bir evim olsa ve bir sevgilim, bir de işim, işte o zaman hayat yeniden başlayacak."
Ayakta durmakta zorluk çeken, sokakta yaşayan tinerci Onur ile Cem... Onları kimi zaman gazetelerde gayrimeşru bir olaya karışırken okuyoruz, kimi zaman da Beyoğlu'nda para isterken rastlıyoruz. Gerçeğin böyle olmadığını belirten 27 yaşındaki Onur, insanların kendilerin daha iyi tanımalarını istiyor: "Bizim kimseye bir zararımız yok. İnsanlara kötülük yapanlar birileri tarafından kullanılanlar. Bizi buralarda herkes tanır, kimseye zararımız yoktur."
'Başka gelirimiz yok'
İftara gelenler arasında Beyoğlu'nun varoşlarında yaşayanlar da var. Hacıhüsrev'den Dolapdere'den gelenler iftarın olmasını bekliyor. 75 yaşındaki Menekşe Han, iftara kızıyla gelmiş. Hacıhüsrev sakini 52 yaşındaki Tulum Han, evde oğluyla birlikte üç kişi yaşadıkların anlatıyor: "Nurettin 600 YTL maaşla bir terzinin yanında çalışıyor. Bizim ondan başka gelirimiz yok. Nurettin nişanlandı. Yakında evlenecek. Ev sahibi de kirayı 300 YTL.'ye çıkaracağını söyledi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz."