Taksim'de kimlik kontrolü

Taksim'de kimlik kontrolü
Taksim'de kimlik kontrolü

Dükk nlara gitmek isteyen müşteriler güvenlik engelini nüfus cüzdanlarını vererek aşıyor.

Mahkemenin "Dava bitene kadar tahliye edilemez" kararına rağmen Gezi Parkı'nın altındaki dükkânlara müşteri sokulmuyor. Şantiye kapısındaki özel güvenlik, dükkânlara gitmek isteyen müşterilerin nüfus cüzdanlarını topluyor.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Taksim Gezi Parkı’nın önünde hâlâ açık dükkanlardan birine işi düşenler yanlarına nüfus kağıtlarını almayı unutmasınlar. Şayet şantiye alanından içeri girmek için önce kapıdaki özel güvenlikleri içeride ‘gerçekten acil’ bir işinizin olduğuna ikna etmeniz, sonra da nüfus kağıdınızı dışarı çıkana kadar güvenliğe bırakmanız gerekiyor. İçeri girerken görevliler bir de uyarıda bulunuyor: ‘’Aman çabuk çıkın, burası artık şantiye!’’ Etrafı bariyerlerle çevrilen Gezi Parkı’nın altındaki işyerlerinin kiracılarının birçoğu dükkânlarını kapatmış ve gitmiş. Sözleşmeleri devam eden ve belediyeyle davalık olan dükkânların ise çeşitli mahkemelerden ‘dava bitene kadar tahliye edilemez’ kararı almalarına rağmen müşterilerinin bariyerlerden içeri girmesine izin verilmediği için kepenk kapatmaktan başka çaresi kalmamış.
‘Müşterilerimizden pasaport istediler’ 
Kontratı şubat 2013’e kadar devam eden Glory Turizm’in işletmecisi Selma Yılmaz, bariyerlerle kapatılan cadde için ‘Nazi kampı’ benzetmesi yayıp, şu ifadeleri kullandı: ‘’Her gün yeni bir uygulamayla karşılaşıyoruz. Bugün kapıda kim olduğunu bile bilmediğimiz bir güvenlik firması içeri girenlerden nüfus kağıdı istemeye başladı. Bilet alacağını söyleyen müşterilerimizden de pasaport istemişler. Amaç müşterilerin ayağını kesip kiracıları zorla çıkarmak. Caddenin karşı tarafındaki dükkanların önünde müşterilerin girebilmesi için yaya yolu bıraktılar ama bizim dükkanlarımızı şantiye alanına kattılar. Böyle giderse AİHM’e gideceğiz’’
Koruma Kurulu’ndan aldığı bilgilere göre onaylanan altgeçit çalışması kapsamında dükkânların tahliyesinin sözkonusu olmadığını anlatan Yılmaz, taşeron firma yetkililerinin “Nasıl olsa kışla yakında kuruldan geçecek, siz de gitmek zorunda kalacaksınız’’ değini dile getirdi. Nila Turizm’in işletmecisi İbrahim Gündüz de mahkemeden aldıkları karara rağmen ‘diken üzerinde’ olduklarını ve 10 gündür hiçbir müşterilerinin içeri giremediğini anlatıyor. Kimlik kontrolünün suç olduğunu söyleyen avukatı Yücel Aksüt ise “İnşaat firması kiracıları yıldırmak için mahkeme kararına aykırı davranıyor” dedi. İşyerlerini döndüremeyen kafe sahipleri de borçlarını ödemek için arabalarını satmaya başladı.