Tanrıkulu: Konferansı Ankara ve Kandil yakından izledi

Alman Henrich Böll Strifung Vakfı ile Diyarbakır Barosu'nun hafta sonu Diyarbakır'da düzenlediği 'Türkiye'de Kürtler Barış için Temel Gereksinimler' başlıklı uluslararası Kürt konferansı ilginç tartışmalarla sona erdi.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - Alman Henrich Böll Strifung Vakfı ile Diyarbakır Barosu'nun hafta sonu Diyarbakır'da düzenlediği 'Türkiye'de Kürtler Barış için Temel Gereksinimler' başlıklı uluslararası Kürt konferansı ilginç tartışmalarla sona erdi. Yaklaşık 350 konuğun katıldığı konferansa çok sayıda yabancı akademisyen katıldı. Radikal'e konferansı değerlendiren Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, konferansla 'gayriresmi diyalog' sürecinin başladığını ileri sürdü.
Tanrıkulu, toplantıya iki gün boyunca Diyarbakırlıların ilgisinin hiç azalmadığını belirterek şöyle konuştu: "Bu tartışmayla bana göre gayri resmi bir diyalog süreci başladı. Çok farklı görüşlere sahip insanlar burada hem konuşmacı hem de dinleyici olarak bulundu. Bu toplantı şu anda konuşuluyor. Toplantının kendisi Ankara'da, Brüksel'de, Washington ve Kandil'de yakından izleniyor. Burada neler söylendiği merak ediliyor."
Konferansın düzenleyecilerinden Alman Heinrich Böll Stifung Vakfı Türkiye Temsilcisi Ulrike Dufner yabancı konukların Kürt sorunun böylesi bir zeminde tartışma ortamı bulmasında büyük şaşkınlık yaşadığını söyledi. Dufner, "Yabancılar artık Kürt sorununun başka yöntemlerle tartışılmaya başlandığını ifade ediyolar" dedi.
AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, konferansın olumlu geçtiğini ancak bazı eksikleri bulunduğunu belirtti. Kurt, "Kürt toplumu müslüman bir toplum olduğu özelliği göz ardı edilmiş. Toplantıdaki görüşleri partimizin ilgili mekanizmalarında değerlendireceğiz" dedi.
DTP'li vekilden saldırı yorumu
DTP'li Orhan Miroğlu, Beytüşşebap'ta düzenlenen saldırının konferansı baltalama amacı taşıdığını iddia etti. Miroğlu şöyle konuştu: "Özal'ın yaptığı barış girişimleri neticesinde PKK silah bırakmayı kabul etmişti. Ama hemen sonrasında Taşdelen ve Bingöl'de karakol baskınları oldu. 'Türkiye Barışını Arıyor' konferansı sonrası Hrant Dink öldürüldü. Diyalog ve tartışma süreci bitti. Beytüşşebap'taki olayda benzer bir özellik taşıyor. Bu konferanstan rahatsız olanlar var."