Tarih avcıları takipte

Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, isteyen şirket ve aileleri 'tarihine kavuşturuyor.' Profesyonel tarihçilerin arşiv araştırması ve tanıklarla yaptıkları görüşmeler sonucunu isteyen geçmişini öğreniyor.
Haber: ULAŞ YILDIZ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, isteyen şirket ve aileleri 'tarihine kavuşturuyor.' Profesyonel tarihçilerin arşiv araştırması ve tanıklarla yaptıkları görüşmeler sonucunu isteyen geçmişini öğreniyor.
Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, kuruluşundan bugüne çok sayıda ilginç tarih araştırmasına imza attı. Vakıf, kurulduğu 1991 yılından bugüne kadar klasikleşmiş tarih anlayışının dışına çıkarak 'modern tarih' çalışmalarıyla Türkiye'de 26 şirket ve kurumun tarihindeki bilinmeyenleri gün ışığına çıkardı.
'Türkler sözel toplum'
Tarih Vakfı Projeler Danışmanı İlhami Mısırlıoğlu, bir kurumun geçmişinden ülke tarihine 'ayna' şeklinde bakılabildiğini söyledi. Tarihi bir yap-boz'a benzeten ve kurumların, sektörlerin, ailelerin, kişilerin bulmacanın bir parçası olduğunu belirten Mısırlıoğlu, "Kurumlar ve kişiler arşivlerine yeteri kadar değer vermiyor. Dedektif gibi iz sürüyoruz" dedi.
Türkleri sözel bir toplum olarak tanımlayan Mısırlıoğlu, şunları söyledi: "Bizler günlük tutmuyoruz, anılarımızı yazmıyoruz. Yazmak yerine yaşamayı ve anlatmayı seviyoruz. Bu da göçer toplum olmamızdan ve
İslamiyet'e geçtikten sonra ezberden anlatıma alışmamızdan kaynaklanıyor. Anadolu'da bizden önce yaşayan Hititler tabletlere her şeyi kaydetmişler. O dönem hakkında bilgi edinmek çok daha kolay. Sözel olmamızdan dolayı yakın tarihimizi bile tam bilmiyoruz."
Meraklı aileler de var
Son dönemde aile ve birey tarihi araştırmalarına başladıklarını vurgulayan Mısırlıoğlu, Cumhuriyet'in 75. yıl etkinlikleri kapsamında Türkiye'den 17 prototip aile seçerek, özet aile tarihlerini yazdıklarını ifade etti. Kendilerine bu konuda ilk olarak Kavaklıdere Fabrikası'nın ortaklarından Uğurlu Tunalı'nın başvurduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, "Tunalı, bizden üvey babası Tophane-i Amire'de yetişmiş, İmalat-ı Harbiye'de ve Makine Kimya Enstitüsü'nde çalışmış Ali Tunalı ile amcası Hilmi Tunalı'nın tarihlerini çıkarmamızı istedi. PDR İnternational'ın sahibi Ali Emre de, Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslara esir düşen dedesi İskiripli Vehbi'nin tarihi biyogrofisini çıkarmamız için başvurdu. Çalışmalarımız sürüyor" diye konuştu.
'Arşiv tutan yok'
Yaptıkları çalışmalarda bir dedektif gibi iz sürdüklerini belirten Mısırlıoğlu, şunları anlattı: "Kurumlarımızın birçoğu SEKA kazasına uğramış. Arşiv tutmuyorlar. Bu da bizi çok farklı alanda araştırma yapmaya itiyor. Tüm arşivleri tek tek inceliyoruz. Dönemin gazetelerinden faydalanıyoruz. Bu konuda sözlü tarih uygulamalarımız çok yardımcı oluyor. İbrahim Ethem Ulagay İlaç Firması'nın kurumsal tarihini araştırmaya başlarken elimizde sadece özet bir kronoloji ve birkaç tane aile fotoğrafı vardı. Sonunda ortaya yüzün üzerinde fotoğraftan oluşan bir albüm çıktı. Bulduğumuz fotoğrafın hangi tarihe ait olduğunu giyilen kıyafetler ve mekândan çözebiliyoruz. Bu, çok sabır isteyen bir ekip işi.
100 yıllık geçmişi olan bir kurumun tarihini hazırlamak 10 ayı buluyor. Sözlü tarih uygulaması tek başına yeterli olmayabiliyor. Belgelerle desteklenmeli. İşin çapına göre 10-15 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Türkiye'de kurumsal tarihi araştırılabilecek 200'e yakın kurum var. Bir çalışmanın maliyeti, araştırmanın çapına göre 60 milyar lirayı buluyor."
Yılda bir toplu fotoğraf
Tarih Vakfı Projeler Danışmanı Mısırlıoğlu, tarihini yazdırmak isteyenlere ise şu önerilerde bulunuyor: "Kurum tarihi için önemli belgeleri mutlaka arşivleyin. Yılda bir, aynı tarihte çalışanları toplu olarak mutlaka fotoğraflayın, kim kimdir bilgilerini unutmayın, yaşlı kurucu ya da çalışanlarınızla mutlaka arada sözlü tarih çalışması yaparak kasanızda değerli eşya olarak saklayın."



Unutulan ortak
Mısırlıoğlu, karşılaştıkları ilginç olayları şöyle anlattı: "Bir şirketin tarihini araştırıyorduk. Kurucular çok yaşlıydı. Sözlü tarih görüşmelerinden sonra kurumun elindeki belgeleri taradık, kütüphaneler ve devlet arşivlerinde aylarca çalıştık. Kurucular arasında unutulmuş bir ismi ortaya çıkardık. Önce bu ismin varlığı tartışma konusu oldu, ancak görüşme metinleri ve belgelere bakınca gerçek kabul edildi.
Bir başka ilginç olayı da Egebank'ta müdür bir arkadaşımı ziyarette yaşadım. Odasında çerçevelenmiş büyük boy fotoğraflar vardı. 'Bu fotoğraflar nedir?' diye sorduğumda, 'Egebank'ın kurucularıymış. Çoğalttık, bütün şubelere asılmak üzere gönderiyorum' dedi. Şöyle bir baktım, 'Bu fotoğrafları Egebank'ın kurucuları diye gönderirseniz büyük bir yanlış yaparsınız. Çünkü bunlar Tariş'in kurucuları Nazmi Topçuoğlu, Kazım Çörüş ve Ahmet Sarı' dedim. Biz bu fotoğrafı Tariş kitap kapağında kullanmıştık. Osmanlı döneminde çekilmiş bir fotoğraftı. Bu olaydan sonra Egebank tarihini yazdırmaya karar verdi."


Tarihi araştırılan şirketler
Milli Piyango, Tariş, İSKİ, Milli Aydın Bank, Darüşşafaka, Darülaceze, SEKA, SSK, Emlak Bankası, Esbank, Osmanlı Bankası, Demirbank, Tekel,
İnterbank, Cenajans-Grey, Egebank, İş Bankası, Çimento Müstahsilleri Birliği, Lafarge-Aslan Çimento, Efes Pilsen, Çelebi Havacılık, İbrahim Ethem Ulagay İlaç Fabrikası, Danıştay, Kurukahveci Mehmet Efendi Mahdumları, Vakıfbank, Müteahhitler Birliği.