Tarih çelişkilerini Balyoz savcıları da tespit etmiş

Tarih çelişkilerini Balyoz savcıları da tespit etmiş
Tarih çelişkilerini Balyoz savcıları da tespit etmiş
Balyoz davasının ana dayanağı olan 11 no'lu CD'nin gerçekliği konusunda şüphe uyandıran tarih uyuşmazlıklarıyla ilgili belgeler emanetten çıktı.
Haber: EZGİ BAŞARAN / Arşivi

Balyoz davasının kilit belgelerini barındıran 11 no’lu CD’nin içinde darbe sonrasında kapatılacağı iddia edilen derneklerin, Kuran kurslarının, el konulacak ilaç depolarının, hastanelerin vs. listeleri de var. Savunma, listelerde yer alan kurumların bazılarının 2003’te başka bir isimle faaliyette olduğunu, aynı listelerde yer alan kişilerin de bir bölümünün 2003’te adı geçen kurumlarda çalışmadığını söylemişti. Bu durum TÜBİTAK tarafından ‘2003 ve öncesinde, tek oturumda kaydedildiği’ tespit edilen 11 no’lu CD’nin sahihliği konusunda ciddi şüpheler yaratıyordu. Geçen perşembe avukatlara teslim edilen 6 klasör belge, savunmanın dikkat çektiği tarih çelişkilerini aslında Balyoz davası savcılarının da ortaya çıkardığını gösteriyor. Bu 6 klasör birkaç gün öncesine kadar adli emanette tutulduğundan erişim mümkün değildi.
Neden yeni öğrendik
Balyoz savcıları 11 no’lu CD’nin içindeki listeleri incelemiş, o listede yer alan kurumlara tek tek dilekçe göndermiş. Örneğin “2002-2003 yılları arasında kurumunuzda isimleri belirtilen personeller çalışıyor muydu? Hangi görevle?” sorularını sormuşlar. Aslında bu soruları kurumlara sorduklarını iddianameden anlıyorduk fakat kurumların verdiği cevaplar iddianameye eklenmemişti. Kişilerin özel bilgilerini içerdiği gerekçesiyle adli emanette tutuluyordu. Geçen cuma günü, Balyoz hâkimi Ömer Diken, savunmanın ısrarlı talebi nedeniyle savcılar ve kurumlar arasındaki yazışmaları içeren klasörleri açıkladı. Bu klasörlerdeki belgeler, savunmanın dikkat çektiği tarih uyuşmazlıklarını teyit etmekle kalmıyor, gözden kaçmış olanları da ortaya çıkarıyor.

Hatırlayalım

Seminer mi darbe provası mı Balyoz iddianamesine göre 1.Ordu komutanı Orgeneral Çetin Doğan, Aralık 2002’de AKP hükümetini devirmek için titiz bir darbe planı hazırlamıştı. Adı Balyoz Harekat Planı’ydı. Darbeye ortam hazırlamak için ülkede kaos yaratacak, Fatih ve Beyazıt camilerinin bombalanması, bir Türk savaş uçağının düşürülmesi gibi eylem planları da vardı: Çarşaf, Suga, Oraj ve Sakal planları. Tüm bu planların bir provası 5-7 Mart 2003’te İstanbul ’da 1. Ordu komutanı Çetin Doğan’ın önderliğinde düzenlenen Plan Semineri’nde yapılmıştı. İddianamenin temelini oluşturan bu belgeler 11 no’lu CD’nin içinden çıktı. Savunma makamının gerçekliğini sorgulamadığı belgeler ise 5-7 Mart 2003’te yapılan Plan Semineri’nin ses kayıtları. Orgeneral Çetin Doğan’ın hazırladığı Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo’nun(OEYTS) tartışıldığı Plan Semineri’nde bazı siyasetçilerin fotoğraflarının kullanılması, ordunun yetki alanı dışına çıkan ifadelerin yer alması askeri savcılığın görevlendirdiği bilirkişi tarafından tespit edilmişti. Öte yandan seminere katılan Genelkurmay gözlemcilerinin hazırladığı dört sayfalık rapor(iddianamenin ek delil dosyası, klasör 14), semineri son derece başarılı bulmuştu. Balyoz savcıları bu semineri darbenin üstü örtülü bir provası olarak değerlendirdi. Plan Semineri’ne katılan 162 askerden 48’i Balyoz davasında sanık.

Güvenilir ama ortada yok
Savcılık, Aselsan’a da bir liste göndermiş ve belirtilen kişilerin 2002-2003’te çalışıp çalışmadığını sormuş. Aselsan’ın cevabı şöyle: “Adı geçen şahıslar 2002/2003 döneminde şirketimiz personeli olmayıp, daha sonra yanlarında belirtilen tarihte işe girmişlerdir.” A.H. adlı şahıs Aselsan’daki görevine 2006’da, İ.B., V.T. ve R.E.P isimli şahıslar ise 2007’de başlamış. Yani darbe yapıldıktan sonra ‘yeni yapılanmada çesitli kademelerde görevlendirilebilir güvenilir personel’ listesinde adı geçen bu kişiler o tarihlerde Aselsan’da henüz çalışmıyor.

Açılmamış yurtta arama
Darbe planı kapsamında “ Çanakkale ilinde arama yapılacak yerlerin listesi” başlıklı bir belge var. Bu belgede 15 adet öğrenci yurdunun adı geçiyor. Savcılık, Çanakkale Valiliği’ne 2002-2003 yılları arasında ismi belirtilen yurtların faaliyette olup olmadığını soran bir dilekçe göndermiş. Çanakkale Valiliği’nin 24.05.2010’da verdiği yanıta göre tablo şöyle: Ayvacık Öğrenci Yurdu, Ezine Öğrenci Yurdu isimleri altında yurtlar bulunmuyor. Üvecik Kız Yurdu, 25.08.2004’te açılmış ama kız değil erkek yurdu olarak. Gazi Süleymanpaşa Yurdu da 09.11.2005’te kurulmuş. Dolayısıyla darbecilerin arama yapacağı bu iki yurt 2003 tarihinde henüz yokmuş.

Partiye sonradan gelmiş
Darbe planı çerçevesinde ‘Yalova ilinde gözaltına alınacak siyasi parti üyeleri’ başlıklı 50 kişilik liste Yalova Valiliği’ne gönderilmiş. Listedeki “kişilerin 2002-2003 yılları arasında karşılarında belirtilen siyasi partilerde ve görevde bulunup bulunmadığı” sorulmuş. Valiliğin bir personelle ilgili verdiği cevabı şöyle: “Adı geçenin 2002-2003 yıllarında SP Yalova Merkez İlçe Teşkilatı’nda görev aldığına dair herhangi bir kayda rastlanmamış. 14.08.2005 tarihinde Merkez İlçe Yön. Kur. Üyeliğine getirilmiştir.” Yani gözaltına alınacak kişi henüz Saadet Partisi’nde mevcut değil.

İlaç depoları karışık
11 No’lu CD’nin içinde yeralan “İstanbul ilinde bulunan ilaç depoları.doc” isimli belgede darbe yapıldıktan sonra gerekirse faydalanılıcak depoların listesi var. İl Sağlık Müdürlüğü, savcılığın sorusunu şöyle yanıtlamış: “Bahsi geçen firmalardan Sifar İlaçları, Genfar İlaç ve Gıda San., Adilna İlaç San., Aksu Farma Tıbbi Ürünler İlaç ve Assos İlaç adlı firmaların kayıtlarımızda bulunmadığı tespit edildi.” Müdürlüğün gönderdiği listenin devamından da Odak Ecza ve Taygon Ecza deposunun o tarihlerde faaliyette olmadığı belirtilmiş. Yeni Recordati adlı firmanın ise o tarihlerdeki isminin Yeni İlaç olduğu yazılmış. Bu firma ‘Yeni Recordati’ ismini 2008 yılının sonunda almıştı.