Tarık Ümit'i öldürüp betona gömdüler, sonra denize attılar!

Ergenekon savcılarına ifade veren Tarık Ümit'in amcası, yeğenini özel harekatçı polislerin kaçırdığını söyledi. Amca Cemalettin Ümit, "Yeğenimi Çatlı sorguladı. Sonra da öldürüp cesedini attılar" dedi



MİT ve Emniyet’in önemli operasyonlarda kilit rol oynayan Tarık Ümit, 2 Mart 1995’te Erenköy Divan Pastanesi’nden özel harekatçı polisler Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça tarafından kaçırıldıktan sonra sırra kadem bastı. Kendisine ait 34 ZU 478 sahte plakalı Kırmızı Chevrolet marka arabası 6 Mart’ta İstanbul Silivri yakınlarında Jandarma bölgesinde terk edilmiş olarak bulundu. Aradan geçen 14 yıllık süreçte Ümit’in akibeti ile ilgili onlarca senaryo üretildi, yüzlerci iddia öne sürüldü fakat hiçbiri bu sırrı aydınlatmaya yetmedi.

Amcanın şok iddiası

Ergenekon soruşturması kapsamında Savcı Zekeriya Öz’e gizli bir tanık ifade verdi ve Tarık Ümit’i, ’Yeşil’kod adlı Mahmut Yıldırım’ın öldürdüğünü öne sürdü. İlk iddianamenin ek klasörleri arasında yer alan bu ifadenin ardından bu kez Tarık Ümit’in amcası Cemalettin Ümit’in de Savcı Öz’e ifade verdiği ortaya çıktı. 3. iddianemede yer alan ifadesinde amca Ümit olayla ilgili şok bir iddia öne sürdü. Ümit, “Yeğenimi öldürüp betona gömmüşler ve denize atmışlar” dedi. Amca Ümit, geçtiğimiz Kasım ayında Savcı Zekeriya Öz’e verdiği ifadesinde şunları söyledi:

“Tarık Ümit’i Erenköy Divan Pastanesi’nden özel harekâtçı polisler Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça alıyor ve Kızıltoprak’taki kendi evine götürüyorlar. İbrahim Şahin de evde onları bekliyor. Daha sonra Tarık’ı bu ekip Yalova’da bir eve götürüyor. Orada Sami Hoştan, Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı dört gün işkence ile sorguluyor. Parmaklarını bizzat Şahin kırıyor ve sonra Tarık’ı öldürüyorlar. Cinayet izi bırakmamak için de Tarık’ın cesedini betona gömüp denize atıyorlar. Daha sonra aynı pastanede benim ve Tarık’ın tanıdığı Baha Şen’le karşılaştım. O gün Tarık’la oturduklarını, bir müddet sonra yanlarına isimlerini sonradan öğrendiği Akça ve Bandırmalıoğlu’nun geldiğini söyledi. Şen, Ümit’in yanında oturanlardan birisine, ’Diğeri nerede’diye sorduğunu ve Tarık’ın Şahin’i ’i kastettiğini düşündüğünü de söyledi. Şen daha sonra pastaneden ayrılıyor. Tarık, Ayhan ve Ziya beraberce Tarık’ın Kızıltoprak’taki evine gidiyor.”

Kızının ifadesi de iddianamede

İddianamede Tarık Ümit’in kızı Hande Birinci’nin 07.01.1997’de verdiği ifade de yer aldı. Özet halinde verilen ifadeyle ilgili olarak şunlar kaydedildi: “Hande Birinci, babasının iki polis memuru ve İbrahim Şahin tarafından Abdullah Çatlı’ya teslim edildiğini, bir daha da kendisinden haber alınamadığını, daha sonraki dönemde olayın şüphelisi polis memurları Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu isimli şahısları sorgulayan Jandarma görevlisi Seyit Ahmet Altuntaş’ın İbrahim Şahin tarafından uyarıldığını beyan etmiştir.”

Büyük ve önemli operasyonların adamı

* Tarık Ümit, 1947’de Düzce’de doğdu. Babasını kaybedince Almanya’daki amcasının yanına gitti. 1968’de Türkiye’ye döndü ve yeraltı dünyasının ünlü ismi Dündar Kılıç’la ortak iş yapmaya başladı. 1978’de MİT’te çalışmaya başladı, özellikle yeraltı dünyasından sağladığı istihbaratlarla 1984’teki Babalar Operasyonu’nda görev aldı.

* Mehmet Eymür ve ekibince yazılan ünlü MİT raporunun hazırlanmasında da yer aldı. 1991’de DEV-SOL saldırısından yaralı kurtuldu. 1994’te Korkut Eken aracılığıyla Mehmet Ağar’la tanıştırıldı.

* Susurluk sürecinde İbrahim Şahin ve Veli Küçük ekibiyle çalıştı. Ancak Şahin grubunun faaliyetlerini Eymür’e anlattığı için bu ekiple arası açılmıştı. 1995’te özel harekatçı polisler tarafından kaçırıldı.

* Jandarma İstihbarat Astsubay Ahmet Altıntaş Ümit cinayetini çözmek üzereyken Gazi olayları başladı. Altuntaş buraya kaydırıldı. Olaylar bitince Diyarbakır’a tayin edildi.

EYMÜR DE İFADE VERDİ: Şahin, Ümit’le ilgili bir şey söylemedi

TARIK Ümit’in kaçırılması ile ilgili olarak MİT eski Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün de ifade verdiği ortaya çıktı. 3. iddianemede özetine yer verilen ifadesinde Eymür, “33 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı’nda görev yaptım. Bu süre içerisinde vakıf olduğum ve Ergenekon soruşturmasında yararlı olabileceğini düşündüğüm konularla alakalı bilgi vermek istiyorum” dedikten sonra Tarık Ümit olayı ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Tarık Ümit kaçırıldığında, İstanbul Jandarma İstihbarat’ta çalışan Astsubay Seyit Ahmet Altuntaş soruşturmayla ilgili MİT görevlileri ile de görüşmek suretiyle epey yol aldı. Hatta aldığı bilgiler ışığında polis memuru Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça’nın ifadelerine başvurmak istedi ancak konu İbrahim Şahin’e intikal etti. Hatta Altuntaş, Şahin’e kendisinin de ifade vermesi gerektiğini söyledi. Bunu bizzat Şahin’den duydum. Ancak Şahin kendisine Ümit’in kaçırılması ile alakalı herhangi bir şey söylemedi. Soruşturmayı yürüten Altuntaş Diyarbakır’a tayin edildi. Neden tayin edildiğini bilmiyorum. Daha sonra da Giresun ilinde Bölge Komutanı olan Veli Küçük’ün emrine atandı. Küçük’e bu durumu sorduğunda ’Evet benim emrime atadılar’dedi.”

Eymür: “Amcasına ‘Veli Küçük yapmaz’ dedim ama...”

MEHMET Eymür, ifadesine şöyle devam etti: “Tarık Ümit’i Divan Pastanesi’nden alıp götüren kişilerden bir tanesinin Ziya Bandırmalıoğlu olduğu tanık beyanları ile anlaşıldı. Bandırmalıoğlu’nun daha sonra Veli Küçük’ün güvenlik şirketinde çalıştığını duydum. Tarık Ümit’in amcası Cemalettin Ümit bu olayda Veli Paşa’nın bilgisi olduğunu o tarihte bana söyledi. Ben de, ” Veli Küçük bizim dostumuzdur öyle bir bilgisi olsa bana söylerdi “ dedim. Ancak son dönemde edindiği izlenimlerden sonra Küçük’ün bazı kişilerin yanında yer alması beni şaşırttı.” (Vatan)