Tarım işçilerini bir gören oldu

Tarım işçilerini bir gören oldu
Tarım işçilerini bir gören oldu

Radikal?in de sık sık gündeme taşıdığı tarım işçileri sorunu, çocukların eğitimini de engelliyor. Raporda buna karşı çocuklara mobil sınıflar önerildi. FOTOĞRAFLAR: HASAN KIRMIZITAŞ/ dha, BÜNYAMİN AYGÜN

AKP'li Ekmen, 1 milyon tarım işçisinin yaşadığı sefalete karşı rapor hazırladı: İnsani yaşam ve çalışma şartları, mobil sağlık ve eğitim hizmeti, özel telefon hattı, güvenli ulaşım...

ANKARA - Her yıl yaklaşık 1 milyon ‘tarım işçisi’ yaşadıkları yerlerden Karadeniz, Çukurova gibi bölgelere çalışmaya giderken, yaşadıkları sorunlar rapor oldu. AKP Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, hazırladığı mevsimlik tarım işçileri raporunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sundu. 
Tarım işçileri, her yıl balık istifi doluştukları kamyon kasalarında, minibüslerde geçirdikleri kazalar, çadırlarda yaşadıkları sefalet, çocuklarının eğitimsizliği gibi konularla gündeme gelirken, Ekmen bu konuda çalışma yaptı. Ekmen’in, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e sunduğu rapor, mevsimlik işçilerin seyahat, konaklama, eğitim, sağlık, ücret, sosyal güvence ve maruz kaldıkları sosyal sorunlara dikkati çekti. Sorunun çözümü için ‘mevsimlik işçi hareketlerini izleme komisyonu’ ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından cevaplandırılmak üzere işçilerin sorunlarını aktarabilecekleri bir telefon hattı kurulması da istenilen rapordan bazı tespit ve çözüm önerileri şöyle:
Kazalara karşı demiryolu: Her yıl Karadeniz’e fındık, Çukurova’ya pamuk, Ege’ye üzüm toplamaya giden mevsimlik işçilerin yollarda geçirdikleri kazalar haber konusu oluyor. İnsan ve eşya taşımacılığında karayolu taşımacılığı yüksek maliyetli olduğundan, alınabilecek genel tedbirlerin hayata geçirilmesinde sürekli olarak sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle, demiryollarının Kurtalan-İstanbul hattında ve ihtiyaç duyulacak diğer hatlarda uygun ve özel rakamlarla yolcu ve eşya taşımacılığını sağlaması çok rahatlatıcı olacaktır. Buna rağmen karayolu taşımacılığı da mutlaka tercih edilecektir. Özellikle göç veren illerin valilikleri göç mevsimi boyunca, göç alan illerin valilikleri de dönüş süresince çok acımasız, katı bir şekilde kuralları uygulamalıdır. Bu uygulama kaynağında başarılı olmadığında, ara istasyonlardaki uygulamalar ayrı sıkıntılar yaratacaktır. Valilikler, 24 saat esasıyla görevlendirme yapmalı, ara istasyonlarda mevzuata aykırı seyir yapan araç tespit edildiğinde, önceki güzergâh görevlileri hakkında adli ve idari işlem yapılmalıdır. Fazla yolcu ve eşya taşımacılığı engellendiğinde olası kazalarda ölüm riski azalacaktır.
Çocukların eğitimi: Aileleriyle birlikte göç eden çocukalrın eğitimlerinden geri kalmaması için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel programlar uygulanabilir. Göç edilen bölgelerde de hem okul öncesi hem de ilköğretime yönelik mobil sınıf imkânları sağlanabilir.
Sağlık: Toplu yaşam bölgelerinde düzenli sağlık taramaları yapılması, ayrıca mobil sağlık hizmetleri verilmesi, konaklayan sayısına göre mobil sağlık ocakları kurulması gerekli.
Konaklama: Yaşanan en büyük sorunlardan biri konaklama. Göç alan illerde valiler ve belediyelerin su kaynakları, atıklar ve tarım alanlarına ulaşım açısından özel bölgeler tespit etmeli ve işçiler buralara yönlendirilmeli. Bu alanlarda; temiz ve içilebilir su, gezici tuvalet, atıkların toplanması gibi temel gereksinimler karşılanmalıdır. Bu alanların tespitinde, deprem geçirmiş bölgelerde prefabrike konutlardan diğer illerde de Kızılay’ın çadırkent tecrübesinden  faydalanılmalı. İleriye yönelik sosyal konutların inşası kalıcı bir çözüm olacaktır.
İnsani çalışma şartları: İşçilerin çalışma şartlarının insani düzeye çekilmesi için denetimler artırılmalı. Ücret tespitinde bazı valilikler inisiyatif almaktadır. Kamu idaresi, ekici temsilcileri, işçi temsilcileri ve işçilerden oluşan bir komisyon, ücret tespitinde belirleyici olmalı. İşçilerin sağlık harcamaları karşılandığına göre, uygun bedelli bir sosyal güvence modeli hayata geçirilmelidir. Her şartta çalışmaya rağmen, iş temini de zaman zaman sorun olmakta. Bu nedenle İş-Kur aracılığıyla işçi ihtiyacı olan illere işçi sevkinin sağlanması, birçok sorunu önler.
Yerel halkla toplumsal gerilim:  İşçiler ile göç alan şehir sakinleri arasında; kimi zaman etnik kökene, kimi zaman da adli sebeplerden doğan gerilimler sıklıkla yaşanmaktadır. Mülki idare, siyasi temsilciler ve kentin kanaat önderleri ile göç eden işçiler arasında oluşacak insani ilişkiler, muhtemel çatışma ve patlamalarda önleyici olacaktır. Kamu otoritesinin olası ilk olayda vereceği mesajlar ve taraflara yönelik tavrı da yeni olayların engellenmesi açısından önemlidir.  (aa)