Taş atan çocuklara çıkış yolu kapalı

Gösteride taş attıkları için beş aydır tutuklu yargılanan çocukların davası ertelendi. Çocuklar iki ay daha içeride

 

İSTANBUL - Diyarbakır’da temmuz ayındaki gösterilerinde polise taş attığı iddiasıyla tutuklanan ve ‘terör örgütü üyeliği’nden yargılanan dört çocuğun duruşması önceki gün Diyarbakır Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmayı 12 Mart 2009 tarihine erteleyen mahkeme, beş aydan beri hapishanede olan çocukların tutukluluk hallerinin de devamına karar verdi. Avukatlar ise çocukların yetişkin gibi yargılanmasına olanak veren Terörle Mücadele Yasası’nın iki maddesinin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesini talep etti.
En az iki ay daha hapishanede kalmaları gerekecek dört çocuk, Öcalan’a İmralı’da kötü davranıldığı iddiası üzerine başlayan olaylarda tutuklandı. Gösterilerde taş atıp lastik yakmakla suçlanan çocukların dağdaki PKK’lılar gibi ‘terör örgütü üyeliği’nden Diyarbakır Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına karar verildi.
Duruşma sırasında mahkeme önünde bekleyen ‘Çocuklar İçin Adalet Girişimi’ üyeleri ise tutukluğun devamı kararına tepki gösterdi. Girişim üyeleri daha sonra baroda bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada ‘Çocukların çocuğa özgü olmayan koşullarda yargılandığı, tutuklu yargılandıkları için eğitim hakkı başta BM Çocuk Hakları ve diğer sözleşmelerde belirtilen tüm haklarından yoksun kaldıkları’ vurgulandı.
Girişim üyeleri basın açıklamasında’ 20 Ekim 2008’de, Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’ı ziyareti sırasında çıkan olaylarda tutuklanan 13-15 yaşlarındaki çocuklarla görüşmelerinin sonuçlarını da anlattı. (Radikal)

Anlamını bilmiyorlar ‘Çocuklar İçin Adalet Girişimi’ Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’ ziyareti sırasında çıkan olaylarda tutuklanan 13-15 yaşlarındaki beş çocukla gürüştü. İşte tespitler:
“Çocukların yaşanan olayların içinde yer aldıklarını kabul edenler için bile- kapsamına, amacına ve sonuçlarına ilişkin ne bilgileri ne de bu tür bir sosyal olguyu değerlendirmeye yetecek bilişsel kapasiteleri olduğu söylenemez. Örneğin ‘Başbakan buraya gelmesin’ ifadesi ‘başbakan’ kavramının onlar için hiç de formel bir anlam ifade etmediği görülüyor. Olayın politik muhtevası konusunda en ufak bir fikirleri yok, bu fikri oluşturacak soyutlama yetileri de yok.”

Hepsinin hayalleri var
“Hepsi öğretmen, doktor, savcı olmak gibi sarih hayalleri, idealleri olduğunu belirtiyor. Bu durum, çocukların sadece olay anında değil şu anda da yargılandıkları eylemin cezai sonuçları hakkında bir fikirleri olmadığının, bilerek ve sonuçlarını idrak ederek bir eylemin içinde yer aldıklarının iddia edilemeyeceğinin kanıtı. Yargılamanın sonuçlarına bağlı olarak eğitim hayatlarının biteceğinin farkında değiller.”

Kolay etkileniyorlar
“Kolektif davranış ortamlarında, yetişkinlerin dahi bireysel davranışlarını daha çok toplumsal etkilerin belirlediği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu tür bir sosyal etkinin oyun, çocukluk ve gençlik çağında olan 18 yaş altı grubu için çok daha yoğun bir gücü olacağı açıktır. Olaylarda çocukların bireysel idareleriyle davranamadıkları göz önüne alınmalı.”

Cezaevi politize ediyor
“Görüşmelerden çocukların cezaevinde kaldıkları sürenin bir politik sosyalizasyon işlevi gördüğü açıkça anlaşılıyor. Eğitim olanaklarından, sosyal ve maddi imkânlardan büyük ölçüde yoksun çocukların bu tür olaylarda kendini özel hissetme hatta kahramanlık psikolojisi içine girdikleri, bu duyguların cezaevinde pekişebileceği düşünülmeli.”