@ismailsaymaz

Taşımadığı bombadan hapis cezası aldı

Taşımadığı bombadan hapis cezası aldı
Taşımadığı bombadan hapis cezası aldı
BDP binasından çıkarken, tesadüfen yanında bulunan çocuğun çantasından patlayıcı çıkınca tutuklanan görme engelli Selçuk Yıldızhan, bombalarla ilgisi olduğuna dair hiçbir delil olmamasına rağmen 13 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - BDP binasından çıkarken, tesadüfen yanında bulunan çocuğun çantasından patlayıcı çıkınca tutuklanan görme engelli Selçuk Yıldızhan, bombalarla ilişkili olduğuna dair hiçbir delil olmamasına rağmen, hem “patlayıcı bulundurmak” hem de “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla 13 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Polis, 3 yıl önce İstanbul’daki Sultangazi BDP önünde pusuya yattı, binadan çıkan iki kişiyi aradı. 15 yaşındaki A.A.’nın çantasından 5 adet el yapımı bomba çıktı. Ancak olan, A.A.’nın yanında bulunan görme engelli Selçuk Yıldızhan’a oldu. Tesadüfen yan yana olduklarını söylemelerine, bombalar üzerinde parmak izi çıkmamasına rağmen, görülen yargılama sonucunda, “örgüt üyeliği ve tehlikeli madde bulundurma” suçlarından 13 yıl hapis cezası aldı. Çantasından bomba çıkan ve tutuksuz yargılanan A.A.’nın davası ise, Çocuk Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor.

İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, BDP’nin Sultangazi ilçe örgütünde bomba hazırlandığına dair ihbar alınca 11 Eylül 2010’da parti önünde pusuya yattı. Binadan, 15 yaşındaki A.A. ve 26 yaşındaki Selçuk Yıldızhan çıktı. Hemen önleri çevrildi, üzerleri arandı. A.A.’nın sırt çantasından “el yapımı 5 bomba” çıktı. A.A., bayramlaşmak için BDP’ye gittiğini, tanımadığı bir adamın kendisini depoya indirdiğini, 20 TL harçlık vererek, çantayı Gazi Mahallesi’ndeki polis karakolu yakınına bırakmasını istediğini anlattı. Yanındaki Selçuk Yıldızhan için ise “Partide namaz kılarken gördüm” diyerek, tanışmadıklarını, kendisinden çakmak istediğini söyledi.

Yüzde 79 oranında görme özürlü olan Yıldızhan da A.A. ile partiden tesadüfen birlikte çıktıklarını, ateş isterken yakalandığını söyledi. Fakat TEM, Yıldızhan’ın “örgüt üyesi olduğunu” savunuyordu. Gerekçe olarak ise bir süredir telefonları dinlenen Yıldızhan’ın, aynı davada sanık olarak yargılanan Ömer Utan’la yaptığı görüşmeyi gösterdi. İddiaya göre Yıldızhan, Utan’a, “Elinde molotofkokteyli ile yakalanan bir çocuğu polisten nasıl kurtardığını” anlatıyor. Utan’ın “Dikkatli ol” demesi üzerine de Yıldızhan’ın, “Engelli kartım var zaten, ben derim çocuk yardım ediyordu, avukatımla görüşmeye gidiyordum” dediği ifade ediliyordu.

Çantasında bomba bulunan A.A., çocuk mahkemesinde yargılanırken, Yıldızhan ise tutuklandı. Sultangazi’de, molotofkokteylli eyleme katıldığı iddia edilen Ömer Utan ve Mehmet Fatih Yaviç’le İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Yargılama aşamasında savcılık, Yıldızhan’ın serbest bırakılmasını istediyse de mahkeme bırakmadı. Dava, geçen 2 Mayıs’ta bitti. Yargılama sonunda Yıldızhan’a “silahlı terör örgütü” üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay, “tehlikeli madde bulundurmak” suçundan 5 yıl 6 ay olmak üzere, toplam 13 yıl hapis cezası verildi. Çantasında bombayla yakalanan A.A. ise Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanıyor.