Taslak beklentileri karşılamaktan uzak bulundu

Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan ve 2013 yılına kadar yapılması gerekenleri kapsayan, 62 sayfadan oluşan Yargı Reformu Stratejisi Taslağı, şimdiden tartışılmaya başlandı.



TOLGA AKINER

Konuyu 7 Eylül’de yeni Adli Yıl açılış törenindeki konuşmasında da gündeme getireceğini belirten Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, paket hazırlanırken Adalet Bakanlığı’nın TBB’yi de Kızılcahamam’a çağırmasını yaklaşım açısından olumlu bulduğunu belirtti. Ancak başta Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısı olmak üzere birçok konudaki çekincelerinin taslağa yansımadığını söyledi.
YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da, “Yargı Reformu Stratejisi belgesi, beklentileri karşılamaktan uzak olduğu gibi, reform kavramıyla da bağdaşmayan bir içeriğe sahiptir” dedi.
(TBB) Başkanı Özok, düzenlemeyle HSYK’nın Adalet Bakanlığı ve yürütmenin daha fazla etkisi altında kalacağını savundu: “Adalet Bakanlığı bu şekilde bir değişikliği öngördü ve biz çekincelerimizi koyduk. Ancak kamuoyuna açıklanan, Bakanlar Kurulu’nda görüşülen, Hükümet Sözcüsü sayın Cemil Çiçek’in açıkladığı planda bunların hiçbirisi yok. Son derece önemli gördüğümüz bir diğer konu da, sadece bizim değil AB’nin istişare raporlarında da dile getirilen, hâkim ve savcıların mesleğe alınmaları ile ilgili konu. Burada bir sınav var. Bu sınavın HSYK’nın gözetiminde ve denetiminde yapılması. Yani tarafsız, objektif, siyasetin bulaşmadığı, yürütmenin müdahale etmediği, siyasi bir ajan olan Adalet Bakanlığı’nın şu ya da bu şekilde gölge etmediği bir sınav yapılması gerektiğine biz özellikle vurgu yaptık.”

‘YARSAV kalacak ama...’
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu da taslağı ‘reform’ kavramıyla bağdaştıramadı:
“Söz konusu belgede, Adalet Bakanlığı’nın ‘mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesi ilkelerine’ aykırı olarak sahip olduğu yetki ve görevlerinin tartışmaya açılmaması düşündürücü. YARSAV’ın kapatılmasından vazgeçildiği belirtilmesine rağmen, Anayasa’nın yürütme bölümü içinde idari vesayete bağlı kamu kurumu niteliğinde yeni bir meslek örgütü kuracağını hâlâ daha ifade eden Bakanlık, yargıda örgütlenme adı altında yargıyı iyice vesayet altına almaya çalışmakta. Metin yaşama geçirilirse, Türkiye’nin daha ciddi bir yargı reformuna ihtiyaç duyacağı tartışmasızdır.”