'Tecavüzcü kadın olmaz'

Mardin'de, gözaltına alındıktan sonra işkence gören ve coplu tecavüze maruz kaldığını iddia eden mağdurun suç duyurusu üzerine açılan soruşturmada, takipsizlik kararı verildi.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Mardin'de, gözaltına alındıktan sonra işkence gören ve coplu tecavüze maruz kaldığını iddia eden mağdurun suç duyurusu üzerine açılan soruşturmada, takipsizlik kararı verildi. Mardin Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Hanife Şennur Pat isimli kadın polisle ilgili açılan soruşturmada savcılık, "Bir kadının diğer bir kadının ırzına geçmesinin ceza hukuku anlamında mümkün olmadığı" sonucuna vardı.
39 yaşındaki Hamdiye Aslan, 5 Mart 2002'de Mardin Kızıltepe'de üç kişiyle birlikte gözaltına alındı. Mardin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi'nde üç gün gözaltında kalan Aslan, Mardin Devlet Hastanesi'nde görevli Dr. Ayhan Özden tarafından düzenlenen 'darp ve cebir izi yoktur' şeklindeki raporla savcılığa götürüldü. Ancak Aslan'ın vücudundaki izleri fark eden savcı Salih Kılıçdağı yeniden muayeneye gönderdi. Ancak Dr. Ata Hitay'ın yaptığı ikinci muayenede de aynı yönde rapor verildi. Aslan, 'örgüte yardım ve yataklık' suçundan tutuklanarak Mardin Cezaevi'ne gönderildi.
Ancak cezaevi girişinde yetkililer, Aslan'ın işkence gördüğünü fark edip, açılacak bir davada sorumluluk kabul etmemek için mağdureyi yeniden muayeneye gönderdi. Aynı gün üçüncü kez Devlet Hastanesi'ne götürülen Aslan'la ilgili, Dr. Metin Çılgın'ın düzenlediği raporda, işkence bulgularına yer verildi.
İddialar ve doktor raporları üzerine savcılık soruşturma başlattı. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi avukatlarının da savunmasını üstlendiği Aslan, yaklaşık 2 ay sonra, gözaltında bir kadın polis tarafından coplu tecavüze maruz kaldığını söyledi. Aslan, can havliyle elini kolunu salladığını bu sırada tecavüzcünün göğüslerine dokunduğunu ve kadın olduğunu anladığını anlattı.
Bunun üzerine Aslan'a, 21 Mayıs 2002'de Devlet Hastanesi'nde muayene yapıldı. Düzenlenen raporda, Aslan'ın iddialarını doğrulayan bulgulara yer verilerek, "Ancak yaranın oluşumunun copla tecavüz mü yoksa kabızlık nedeniyle mi olduğu üzerinden zamen geçmesi nedeniyle tespit edilememektedir" denildi.
İHD avukatlarının tecavüz suçunu düzenleyen TCY'nin 416. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunmalarına karşın Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı sadece işkence suçunu düzenleyen TCY'nin 243. maddesi uyarınca biri kadın, beş polis hakkında dava açtı. Bir yıl önce görülmeye başlanan davada, sanıklar iddiaları reddetti. Mağdur avukatları Sıla Talay ile Aygül Demirtaş, tecavüz suçundan da suç duyurusunda bulundu. Soruşturma başlatan savcı Zafer Hazar, 3 Mart 2004'te takipsizlik kararı verdi. Savcı Hazar gerekçesinde şöyle dedi: "Sanık cinsiyet itibarıyla bayandır ve bir bayanın diğer bir bayanın ırzına geçmesi ceza hukuku anlamında mümkün değildir."
Hamdiye Aslan'ın avukatları ise, tecavüz suçunu düzenleyen yasa maddelerinin tecavüzde cinsiyet ayrımı yapmadan düzenlendiğini, uluslararası sözleşmeler ve AB hukukunda da bu konuda benzer hükümler olduğunu belirterek karara itiraz etti.