'Tecrit'te yol aranıyor

'Tecrit'te yol aranıyor
'Tecrit'te yol aranıyor
PKK'lı mahkûmların "Öcalan'a tecrit son bulsun" talebiyle başlattığı açlık grevi Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin gündeminde. Türkiye ise uluslararası baskıya karşı çözüm arıyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Abdullah Öcalan’ın yaklaşık 1.5 yıldır avukatlarıyla görüştürülmemesi, bu nedenle PKK ’lı mahkumların başlattığı açlık grevi Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) de yakın takibinde. Uluslararası Af Örgütü gibi sivil toplum örgütlerinin baskısı altında olan CPT, 1 Kasım günü Strazburg’da yapılacak Genel Kurul toplantısında konuyu masaya yatıracak. Adalet Bakanlığı’nın geçen bir buçuk yıl içinde sorunu çözmek için attığı adımları yeterli bulmayan Komite’nin sesini yükseltmesi bekleniyor. CPT’nin Türk üyesi Prof. Dr. Yakın Ertürk, 2 yıl önce cezaevleri konusunda ‘örnek’ gösterilen Türkiye ’den Komite’ye giden bilgilerin endişe verici olduğunu anlattı.
Açlık grevlerinin basında tartışılmaya başlanmasının ardından kamuoyunda “Çarşamba günü (25 Ekim) Öcalan’la görüşme yapılabileceği ve bunun açlık grevini bitirebileceği” konuşulmaya başlandı. Kulisleri hareketlendiren bu habere göre Bayram’da Öcalan’ın ve İmralı’daki diğer 5 mahkumun avukatlarıyla olmasa da yakınlarıyla görüşme ihtimali var. Ancak Adalet Bakanlığı kaynakları, bu yönde alınmış bir karar ya da bilgilerinin olmadığını belirttiler.

Gerekçeler yetersiz
İşkenceyi Önleme Komitesi, Öcalan ve diğer 5 mahkumun yakınlarını ya da avukatlarını görme hakkını kullanıp kullanmadığını yakından izliyor. Komite’ye göre hem Öcalan’ın, hem Ada’da tek başına kalmaması için gönderilen 5 mahkumun bu kadar uzun süre tecrit edilmesi uluslararası sözleşmelere aykırı. Ankara ile Strazburg arasındaki yazışmalara göre ise Komite, Adalet Bakanlığı’nın “hava ve gemi durumu uygun olmadı” gerekçesini kabul etmedi. Bakanlık bunun üzerine “Avukatları hakkında adli soruşturma var” gerekçesini bildirdi. Komite, bu gerekçeyi de kabul etmeyerek Öcalan’ın hakkında soruşturma olmayan avukatlarla görüştürülmesi için adım atılmasını istedi. Avrupa Konseyi nezdindeki Daimi Büyükelçi Engin Soysal’ın başkanlığında bir Türkiye heyeti de CPT ile görüşerek Adalet Bakanlığı’nın sorunu çözmek için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Pozantı Cezaevi’nde yaşanan sorunların ardından temmuz 2012’de Ankara’ya gelen 3 kişilik CPT heyeti ile görüşen Adalet Bakanı Sadullah Ergin de çalışmalar hakkında birinci elden bilgi verdi.
Bakanlık, Komite’ye en son Öcalan’ın kendi el yazısıyla yazdığı ‘ziyaretçi istemiyorum’ notunu iletti ve tecrit uygulanmadığını, mahkûmun ziyaretçi kabul etmediğini savundu. CPT’nin mektubun Öcalan tarafından yazıldığına dair bir kuşkusu yok. Radikal’in görüştüğü bazı Komite üyeleri, BDP ’liler ve bazı sivil toplum kuruluşları yöneticileri sözkonusu mektubun orjinalini görmüş. Ancak Komite yetkilileri, Öcalan gibi bir adada izole edilmiş mahkûmların bu tür ifadelerinin tecrit gerekçesi olmayacağı görüşünde.

Formül arayışı
Öcalan’ın kendi avukatları ile yaptığı görüşmelerin ‘örgüt faaliyeti’ gibi algılanması, Öcalan’a uygulananan tecridin en önemli gerekçesi. İşkenceyi Önleme Komitesi ile yapılan görüşmelerde, bu sorunun ancak Öcalan’ın ‘bağımsız’ avukatlarla görüştürülmesiyle aşılabileceğine dikkat çekildi ve sorunun aşılması için mevzuat değişikliği vaad edildi. Ancak bugüne dek herhangi bir adım atılmadı. Öcalan’ın bulunduğu ilin barosu tarafından tayin edilecek avukatlarla görüşmesini mümkün kılacak bir yasal düzenleme için çalışma başlatıldı, ancak Öcalan’ın da kabul etmeyeceği endişesiyle çalışma sonuçlandırılamadı.

‘Af Örgütü açlık grevleri için baskı yapıyor’
CPT’nin Türkiye’yi temsil eden üyesi Prof. Yakın Ertürk, kural gereği Türkiye çalışmalarına katılamıyor. Ancak, Komite’nin Genel Kurul toplantılarına katıldığından Türkiye konusunun CPT’de nasıl ele alındığını görebiliyor. Prof. Ertürk’e göre 2 yıl önce ‘örnek ülke’ olarak gösterilen Türkiye’den Komite Genel Kurulu’na gelen bilgiler endişe verici. Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası örgütler, Öcalan’ın durumu ve bunun açlık grevleri gibi yan etkileri konusunda CPT’ye çok yoğun baskı yapıyor. Komite’nin Türkiye’deki cezaevleri durumunu denetleyeceği rutin ziyaret 2013’te yapılacak ve Prof. Ertürk, sözkonusu ziyarette Türkiye’nin eleştirilebileceğine dikkat çekiyor. CPT belli periyotlarla Genel Kurul yapıyor ve Avrupa Konseyi üyeleri temsilcilerinin katılımıyla cezaevlerinin durumu gözden geçiriliyor. En yakın toplantı 1 Kasım’da Strazburg’da ve Komite’nin önündeki en sıcak konulardan biri de Türkiye. Bu tarihe kadar Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi sağlanamaz ve açlık grevleri daha kritik bir aşamaya geçerse Ankara’ya baskı artabilir.