TED 85. yılı gururla kutluyor

TED 85. yılı gururla kutluyor
TED 85. yılı gururla kutluyor
Türk Eğitim Derneği (TED) 85. yaşını binlerce öğrencisi ve mezunuyla kutluyor. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, "TED bir holdingin veya benim malım değil, bir aile şirketi değil. Tamamen millete, ulusa ait bir değer" diyor.

ANKARA - Cumhuriyet’le neredeyse yaşıt olan Türk Eğitim Derneği (TED) 85. yaşını binlerce öğrencisi ve mezunuyla kutluyor. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, TED’in kâr amacı gütmediğini, asıl amacının eğitime yön vermek olduğunu belirterek, “TED’in en büyük farklılığı, modern Robin Hood olması. Parası olana eğitim veriyoruz parasıyla, parası olmayana aktarıyoruz” diyor. Bugüne kadar yaklaşık 50 bin çocuğa öğrenim hayatı boyunca burs verdiklerini, bu yıl da üniversite eğitimi sonuna kadar 250 öğrenciye burs vereceklerini kaydetti. TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu ile TED’in 85 yıllık misyonunu, eğitimde özellikle son bir yıl içinde yapılan değişiklikleri konuştuk:

MİLLETE AİT BİR DEĞER: Cumhuriyet’in ilk yıllarında öncü kuruluşlar her sektörde kurulmaya başlanmış. Kızılay, Türk Hava Kurumu, İş Bankası... Eğitimle ilgili de TED kurulmuş. Onun için de Cumhuriyet’i kuran kadrolar yoğunluklu olarak bizim kurucularımızdır. Dönemin başbakanı İsmet İnönü ilk genel başkanımız. Dernek kurulurken üç görev yüklenmiş; özel okullar açmak, sivil toplum kuruluşu olarak eğitime yön vermek, imkânı olmayan çocuklara imkânlar yaratmak. Gittiğimiz yerde eğitim rekabet koşulları da değişiyor. Diğer okullar bize göre kendilerini konumlandırmaya başlıyorlar. Bir çıta noktasına geliyoruz. Bence TED’in büyük farklılığı, farkındalığı şu: Belki biraz abartılı olacak ama modern Robin Hood olması. Parası olana eğitim veriyoruz parasıyla, alıyoruz, parası olmayana aktarıyoruz. Bu kaynağın çok ciddi bir kısmını sosyal sorumluluğumuza, çocuk okutmaya ayırıyoruz. Onun içindir ki TED, bir holdingin veya benim malım değil, bir aile şirketi değil; aile veya şirket tarafından kurulmuş bir vakıf değil. Bu tamamen millete, ulusa ait bir değer.

GENÇ NÜFUS TEHDİT: Birileri Türkiye ’nin genç nüfusa sahip olduğunu ve ciddi fırsat olduğunu söylüyor, biz TED olarak tehdit olduğunu iddia ediyoruz. Çünkü 21. yüzyılda aklı aç olanın midesi de aç olur. 21. yüzyılda da savaşların silahlarda değil beyinlerde yapıldığını düşünürseniz o zaman eğitimin ne kadar önemli olduğunu görebilirsiniz. Türkiye’deki en büyük sosyal adaletsizlik eğitimdedir. Parası olanla olmayan arasındaki uçurum eğitimdedir. Türkiye’de siyaset hiçbir zaman nesil kurtarmakla seçim kurtarmak arasındaki farkı anlamıyor. Belki Sayın Bakan’ın (Ömer Dinçer’i kastediyor) 5 saat, 60 ayı 66 aya çıkartmak için başını ağrıttık ama en sonunda 66 aya çıkarttığımız zaman 500 bin çocuğun erken okula başlamasının önüne geçtik. Türkiye’deki sorun şu, devrimin bir gecede yapıldığını zannediyorlar. Hayır, devrim evrimle bütünleşmek mecburiyetindedir. Kararlar bir gecede alınır ama süreç evrimdir. Eğer Türkiye’de ulusal milli bir program hazırlarsak bu program YÖK başkanından YÖK başkanına Milli Eğitim bakanından, Milli Eğitim bakanına değişmezse.... Her gelen gideni sıfırlayıp başlıyor, temel ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerekirken popülist yaklaşımlara geçiyoruz. Henüz okullarımızda yakıt paramız yokken, tebeşirimiz yokken akıllı tahtalar koyuyoruz, çocuklara tabletler dağıtıyoruz.

SINAVLAR İÇİN ÖNERİ: Emin olun bugün SBS’ye girenleri ortaöğretime geçiş için yüzde 90 azaltabilirsiniz, üniversiteye girenleri yüzde 45 azaltabilirsiniz. Siz ilköğretimde not ortalamasını 4.5 tutun, TÜBİTAK’a ‘ölçme sınavı yaptırın’ ki notu şişirmesinler. Türkiye’nin yüzde 4’lük zihinsel kaymak tabakasını fen liselerine koyun, o zaman maksimum 60 bin kişi girecek sınava. 1 milyon 200 bin kişi girmeyecek. Gelelim üniversite sınavına. Açıköğretime gidecekleri, iki yıllıkları niye LYS’ye alıyoruz ki? Türkiye’de 1 milyon 800 bin öğrenciyi sınava sokuyoruz 35 bin kadronun savaşını yapmaları için. Bunun bir anlamı yok. Ayrıca devletin özel okullara para vermesine karşıyız. Devlet önce kendi okullarına para versin. Diyoruz ki devlet endüstriyel teknik mesleki okullara para versin öğrenci başına, bunu da sanayi ve ticaret odaları yapsın.


SERBEST KIYAFETE KARŞIYIZ: Çocuklar çok temiz ve iyi varlık ama çok acımasız olabiliyorlar. Onun için sosyal ekonomik farklılıklarla bile mücadele edemezken, kıyafet farklılığı başlıca farklılık olarak görülür. Serbest kıyafeti biz doğru bulmuyoruz. Sayın Bakan “Her okulun okul aile birliği bunu karar versin” dedi. Kendi okullarımızda yaptığımız ankette yüzde 94’te forma çıktı. Anne babalar da dayanamıyor.


RESMİ DİL TÜRKÇE OLMALI: Millet kurmanın, vatan olmanın da bazı temel ortak değerleri vardır. Bayraktır, dildir, topraktır. Birinci olarak şunu çok net söyleyebilirim; insanlar inançlarını öğrenmelidir. Buna imkân vermezseniz, illegal yapılar, kamplaşmalar ve bölünmeler ortaya çıkar. Sosyal devletin ikinci görevi insanların anadilleriyle ilgili eğitim vermektir, öğretmektir. Ama her ulusun bir resmi dili vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nde resmi dilin Türkçe olması lazım; birbirimize dokunurken ne dediğimizi ifade etmemizi anlamamız, dokunurken ne dediğimizi anlamamız lazım.


EĞİTİM TÜCCARLIK OLMAZ: Son zamanlarda bünyemize bir de üniversite açtık. Türkiye’de ilk öğrenme odaklı üniversitedir. Geçen yıl öğrenci almaya başladık. Şu anda 3 fakülte 10 bölüm var. Hemen birinci yıldan itibaren hem puanlamada hem de full kontenjanla başlama noktasında çok ciddi bir yol aldık. Hedefimiz yükseköğretimde de farkı yaratmak. Ortaöğretimde Türkiye’de fark yarattığımızı -zaten özel kısmında ilkiz- ama yükseköğretimde de fark yaratma noktasında, iddiasındayız. Bir gerçek vakıf üniversitesi mantığında bunu gerçekleştirme noktasında gayret sarf ediyoruz. Maalesef Türkiye’de yükseköğretimde de ciddi bir dejenerasyon başladı. İddia ediyorum 5 ile 10 arasında ciddi bir miktarda vakıf üniversitelerinde batma ortaya çıkacak. Çünkü eğitim tüccarlık olamaz. Üniversite olarak da burada farklı bir noktada olacağız.

Hedef, 10 yılda 81 vilayette olmak

Bünyesinde biri KKTC’de olmak üzere 25 okul ve bir üniversite okulumuz, bir de üniversite var. Hedef; 10 yıl içinde 81 ilde olmak.
Bugüne kadar yaklaşık 50 bin çocuğa burs verildi.
Bu yıl TED sınavlarına 22 bin öğrenci girecek. Üniversitenin sonuna kadar bu öğrencilere burs veriliyor. Şu anda bu şekilde yaklaşık 950 öğrenci var. Bu sene de burs kapsamında 250 kişi alınacak.
Burs alan öğrencilerin yüzde 30’una yakını tıp, yaklaşık yüzde 38’i mühendislik - mimarlık, yüzde 3-4 gibi oran da hukuk fakültesini kazandı.