Tek istediği bir iş...

Bacaklarını kullanamayan bir özürlü, ellerinin yardımıyla ayaklarını hareket ettirerek kalabalık caddede yol
alıyor.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Bacaklarını kullanamayan bir özürlü, ellerinin yardımıyla ayaklarını hareket ettirerek kalabalık caddede yol
alıyor. 34 yaşındaki Mehmet Aydın sağ kolu da sakat olduğu için tekerlekli sandalye kullanamıyor. Motorlu bir özürlü arabasına
ihtiyacı var. Yolda onu görenler, para uzatıyor. Aslında dilenci değil, kimseye avuç açmıyor, iş arıyor. Bir mesleği var; elektrik kaynakçısı. Ama ekonomik krizin ardından 1.5 yıldır işsiz. Uzatılan paraları almak zorunda. Soruyor: "Devletin üç ayda bir verdiği 45 milyon lira sakat maaşıyla yaşanabilir mi?"
'Biz seni ararız'
Dünya Özürlüler Haftası'nda etkinliklerde siyasetçiler çeşitli vaatlerde bulunurken Mehmet Aydın, iş aradığı yorucu günün ardından Şişli Halaskârgazi Caddesi'nden Kulaksız semtindeki evine dönüyordu. Yorucu bir gündü, çünkü iş başvurusu yaptığı tamir atölyesi ikinci kattaydı ve Türkiye'deki binaların çoğunda olduğu gibi, özürlülerin kullanabileceği bir asansör ya da rampa yapılmamıştı. Bir vatandaş yardım etmese iki kat merdiven çıkması 20 dakika sürecekti. "Kaynakçı ihtiyacımız yok. Olunca biz seni ararız" cevabını veren işyeri sahiplerinin aklına, aşağı inmesine yardım etmek gelmedi. Kendi çabasıyla merdivenleri indi.
Yollar onun için engel dolu
Bu sırada bir kişinin düşüncesizliği gününü biraz daha zorlaştırdı. Belediyenin kaldırımlarda özürlüler için yaptığı rampanın önüne biri otomobilini park etmişti. Otomobilin etrafından dolaştı. Kaldırımı zorlanarak çıktı. Caddeden karşıya geçmesi gerekiyordu. Yayalar için yeşil ışık yandı. Ancak o diğer insanlardan çok daha yavaştı. Caddede orta refüje geldiğinde kırmızı ışık yandı. Sürücülerin aklına ona yol vermek gelmedi. Bir sonraki yeşil ışığı bekledi. Caddede yürürken birçok kez insanlar kendisine çarptı, ezilme tehlikesi geçirdi. Oysa tek motorlu bir özürlü arabası olsa fark edilebilecek, yaşam biraz olsun kolaylaşacaktı. Ancak motorlu özürlü arabasını alabilecek maddi gücü yoktu. Bu sırada yoldan geçen bir kadın çantasından bir milyon lira çıkartıp, ona uzattı. Utandı, tereddüt etti. Kadın "Yardım kabul ediyor musun?" diye sorunca parayı aldı.
Sonunda evine yaklaştı. Neyse ki evi zemin kattaydı. Merdiven çıkması gerekmeden evine girdi. Çok yorulmuştu...
Mehmet Aydın, henüz 1.5 yaşındayken menenjit olmuş ve yanlış yapılan bir iğne sonucu bacaklarını kullanamaz hale gelmiş. Ailesiyle yaşadığı Trabzon'da okula gidememiş. Ancak kendisi için çok zor olsa da diğer çocukların oyunlarında yer almış, ağaçlara bile çıkmış. Ancak bir gün ağaçtan düşünce kolundan da sakatlanmış.
Adnan Kahveci işe almıştı
Onun öğretmeni, daha çocuk yaşta çırağı olduğu elektrik kaynakçısı Halil usta olmuş. Onun sayesinde bir meslek sahibi olmuş. Ancak kendini bildi bileli iş bulamamak onun en büyük sorunu. İş bulamayınca Ankara'nın yolunu tuttuğunu belirterek, "1987-1990 arasında üç yıl, bakanların kapısına gidip iş istedim. Pek ilgilenen olmadı. Bir gün rahmetli Adnan Kahveci, bir kâğıda yazı yazdı. 'İstanbul'da Tekel Fabrikası'na git seni işe alacaklar' dedi. Benim İstanbul maceram böyle başladı. Bir süre çalıştığım Tekel'den çıkartılınca, başka işlere girdim çıktım. Ancak artık hiçbir yerde iş yok" diye konuşuyor.
Devletten üç aylık 45 milyon lira sakat maaşı aldığını belirten Aydın, hayattan beklentilerini şöyle özetliyor:
"Ben kimseden para istemiyorum. Benim mesleğim var. Tek istediğim iş. Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkartıldım. Bugüne kadar alınteriyle çalışarak geçimimi sağladım. Bundan sonra da alınterimle para kazanmak istiyorum. Güya yüzde 2 oranında özürlü çalıştırma zorunluluğu var. Ancak hiçbir yerde uygulanmıyor. Çalmadığım kapı, gitmediğim belediye kalmadı. Ben dilenci olmak istemiyorum."