Tek odalı sihir derneği

İçinden tavşan çıkan şapkaları, çiçek açan çubuklarıyla gösteri dünyasının en renkli siması ilüzyonistlerin bir derneği var
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - İçinden tavşan çıkan şapkaları, çiçek açan çubuklarıyla gösteri dünyasının en renkli siması ilüzyonistlerin bir derneği var. Girmek için kendini kanıtlamak önkoşulken, sırları açıklamak ve 'sihir'i kötü emellere alet etmek, İlüzyonistler Derneği'nden en önemli atılma nedeni.
Kumarbaz ve sahtekârların da 'numaralar öğrenmek' için kapısını çaldığı derneğin başkanı Mandrake ise, öğrenci seçmekte çok dikkatli olmak zorunda.
Karagümrük'ün dar sokaklarındaki sıra sıra dükkânlardan birinin camındaki yazı dikkat çekiyor; 'İlüzyonistler Derneği'. İçeriden güvercin sesleri geliyor.
Tek odalı derneğin içi, ne işe yaradığı anlaşılmayan rengârenk kutu ve eşyalarla dolu. Hepsinin içinde birer sihir gizli. Tek odayı ikiye bölen perdenin arkasında ise daha büyük sırlar saklanıyor. Masada, esnafın
'Mandrake ağabey' diye seslendiği ve Türkiye'nin 'Sihirbaz Mandrake' olarak tanıdığı Ertuğrul Işınbark oturuyor.
Ser ver, sır verme!
Dernek 1985'te, ilüzyonistlerin dayanışması ve sırların açıklanmasını engelleyecek bir otokontrolün oluşturulması amacıyla kurulmuş. 89 üyeli derneğin en önemli
işlevlerinden biri, ilüzyonistlerin en büyük özelliği 'ser verip sır vermemeyi' kontrol etmek.
İlüzyonları açıklayanlara, derneğin acıması yok. Sırrı açıklayan, dernekten atılıyor. Ayrıca ilüzyonistin 'sihir' becerisini kötü bir amaç için kullanmaması, meslek etiğinin birinci maddesi.
Derneğin ulaştığı insan sayısı, 89 üyeden daha çok. İllüzyona ilgili olan çok sayıda insan, Mandrake'den kendisini yetiştirmesini istiyor. Mandrake ise öğrenci seçiminde oldukça titiz. Kabiliyetini çeşitli testlerle
ölçtüğü ve samimiyetine inandığı insanlara ilüzyonu öğretiyor. Çünkü 'el çabukluğu marifeti'ni kötü emellerinde kullanmak isteyenler de olabiliyor.
Nitekim oluyor da. Kimi öğrencilerin hep iskambil numaralarına yoğunlaşması, Mandrake'nin dikkatini çekiyor. Daha sonra öğrencinin kumarbaz olduğu öğreniliyor. El çabukluğuna ihtiyaç duyan yankesicilere, sevgilisini etkilemek için birkaç çiçek çıkarma numarasını öğrenip kayıplara karışanlara dikkat etmek gerekiyor.
Televizyonsuz zamanlarda sanatçı turnelerinin, televizyonlu yaşamda bir süre pazar programlarının vazgeçilmezi olan Türk
ilüzyonistler, özgürlük anıtını yok eden yabancı meslektaşlarının karşısında popülerliğini yitirdi. Türk sihirbazları ilgi odağı oldukları geçmişi özlemle hatırlıyor.
Evde karısını uçuracakmış!
Derneğin büyük sorunlarından birini de, ilüzyonun bir aldatmaca değil, okuyup üflemeyle yapılan olağanüstü sihir sananlar oluşturuyor. Elindeki taşı, altın yapmak veya karısını havada uçurmak gibi numaralar için gerekli sihirli sözcükleri öğrenmek isteyenler, Mandrake'nin başının belası. Sihirbaza bile içinde kuş olmadan şapka çıkartacak cahilliklerden biri Samsun'daki bir turnede yaşanıyor. Mandrake anlatıyor:
"O zamanlar en popüler numara, yatan kadını hiç dokunmadan havalandırmak ve ip olmadığını göstermek için çemberden geçirmekti. Baktım en önde adamın biri, ben o numarayı yaparken harıl harıl not alıyor. Adam art arda sekiz seans için bilet almış. Her seans ben sihirbazca, yani uydurma kelimeler söyleyip uzaktan el hareketleri yaparak kadını havalandıracağım, bu başlıyor yazmaya. Seans bitti, kulise çekildik. Koşa koşa yanıma geldi, 'Mandrake abi hepsini yazdım, sadece söylediğin birkaç söz kaldı. Söyle de evde hanımı uçurayım' dedi. Kelimelerin uydurma olduğunu anlatana kadar akla karayı seçtim".


    ETİKETLER:

    Altın

    ,

    Türkiye

    ,

    İstanbul

    ,

    SAMSUN