Tekzip

Radikal gazetesinin 17.07.2003 tarihli nüshasının 5. sayfasında Türker Alkan'ın "Eski Hortumlara Yeni Vanalar" başlığıyla müvekkil Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı hedef alan yazı gerçek dışı ve hayret vericidir.

Radikal gazetesinin 17.07.2003 tarihli nüshasının 5. sayfasında Türker Alkan'ın "Eski Hortumlara Yeni Vanalar" başlığıyla müvekkil Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı hedef alan yazı gerçek dışı ve hayret vericidir.
"ESKİ VANALARIN HEPSİ KESİLECEK OLUP YENİLERİ TAKILMAYACAKTIR."
1) Müvekkilimiz Ulaştırma Bakanı Sn. Binali Yıldırım'ın, "SANTOUR şirketinin yöneticisi olduğu" iddiası tümüyle gerçek dışıdır. Bakan Binali Yıldırım, Santour şirketinin hiçbir dönemde ortağı olmamış, şirkette yönetici olarak çalışmamış veya herhangi bir görev almamıştır.
Binali Yıldırım siyasete girmeden önce, Çeşme-Brindisi hattında gemi işletme ortaklığı yapmıştır. Bu geminin çalıştığı hattın ismi 'Sancak Line' olup, bir süre genel müdürlüğünü de Sn. Binali Yıldırım yapmıştır. 'Sancak Line' şirketinin SANTOUR iştiraki olduğu iddiası da gerçek değildir. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Santour şirketi ile ilişkisinin olduğu iddiası gerçek dışı ve yalandır.
2) Ankara gemisinin sahibi Türkiye Denizcilik İşletmeleri 93/4693 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na bağlanmış ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da 25 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık tezkeresi ile Maliye Bakanlığı'na bağlanmıştır.
Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin Ulaştırma Bakanlığı ile bir ilgisi ve bağlılığı olmadığı gibi, Sn. Bakan'ın, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin
'Ankara' isimli gemiyi kiralaması ile ilgili hiçbir bilgisi, ilgisi ve alakası olmamıştır.
TDİ'nin Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı olduğu hususu ve Bakan'ın yetkisi içinde olan bir kuruluştan oğlu ve geçmişte yöneticiliğini yaptığı şirkete gemi kiralanması için nüfuz kullandığı hususu gerçek dışıdır, iftiradır.
TDİ Yönetim Kurulu'nca 'Ankara' isimli geminin sürekli zarar etmesi ve 2003 yılı için de 2.3 trilyon zarar öngörülmesi nedeniyle kiralandığı kolayca öğrenilebilecek husustur.
TDİ; 233 sayılı KHK kapsamında bir İktisadi Devlet Teşekkülü'dür. Müstakil yönetim kurulu ve genel müdürü vardır. TDİ, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kapsamı dışındadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olmakla birlikte 'kiralama' işleri kanun kapsamı dışındadır. Bu nedenle de TDİ tarafından gemi kiralamasında hiçbir zaman ihale yapılmamıştır. Erkan Yıldırım'ın Santour'dan satılacak biletler için aldığı avans ile geminin kiralanması arasında hiçbir bağlantı yoktur. Bu husus tamamıyla iftiradır.
3) Bakan Binali Yıldırım, denizcilik sektöründe yüksek gemi inşaiye mühendisi, başmühendis, denizcilik şirketlerinin genel müdürü olarak çalışmıştır. Erkan Yıldırım da, denizcilik sektöründe babasıyla birlikte çalışmıştır. Bakan Yıldırım da siyasete girince tüm ticari faaliyetlerinden, birikimlerini oğluna aktararak çekilmiştir.
Erkan Yıldırım'ın ortakları arasında bulunduğu Derin Denizcilik Ltd. Şti. Santour Şirketi'nin 2002 yılında 'gemi liman acenteliğine' bağlanmıştır. Derin Denizcilik, Santour firmasının Avrupa'daki 700'ü aşkın acentesinden biridir.
Denizilik sektöründe; sezon başlamadan önce bilet rezervasyonları ve satışı yapılmakta olup, bu işler için alınan avanslar tür sahibi şirketler tarafından aradaki ticari anlaşmalar gereğince bir kısmı acentelere avans olarak verilmektedir. Bu uygulama sektörde rutin olarak devam etmektedir. Bu bağlamda Derin Denizcilik, gerek yapmış olduğu acentelik hizmetlerinden, gerekse yapacağı acentelik hizmetlerinden ve Santour'a yapılan rezerv ve bilet satışları için avans ve hesabına borç kaydedilmek ve sezon sonunda da mahsuplaşmak üzere 200.000 euro almıştır. Alınan para tamamıyla ticari ilişki çerçevesinde iş avansıdır. Derin Denizcilik Ltd. Şti. 2003 yılı şubat ayında İtalya'da yapılan ve değişik ülkelerden 15 şirketin katıldığı ihaleye girmiş ve 445.000 euro bedelle 1969 yapım geminin ihalesini kazanmıştır. İtalya'nın La Spezia Mahkemesi'nin kararıyla da ihale kesinleşmiş ve gemi Derin Deniz Şirketi'nin olmuştur. 1.5 trilyona gemi alındığı iddiası gerçek değildir.
Sonuç olarak: Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, kamunun hiçbir menfaatini oğlu veya tanıdıklarına peşkeş çekmemiş, yolsuzluk yapmamış, eski hortuma yeni vana takmamış ve bal tutup parmağını da yalamamıştır. Erkan Yıldırım da, Ulaştırma Bakanlığı'ndan, bakanlığa bağlı veya ilgili kuruluşlardan ihaleli veya ihalesiz iş almamıştır. Ayrıca kamunun hiçbir kaynağı Bakan'ın oğlu veya tanıdıklarına ucuza verilmemiştir. Binali Yıldırım'ın Bakan olması sonucu, oğlu Erkan Yıldırım'ın eskiden beri yaptığı tek işini bırakmasını istemek adil ve doğru bir davranış da değildir.
Asıl karşı çıkılması gereken; kamu kaynaklarının haksız olarak kullandırılması veya kullandırılmasına göz yumulmasıdır ki, bu tür bir uygulama da asla yapılmamıştır.
Ayrıca basın özgürlüğü; iftira ve hakaret, siyasi linç özgürlüğü değildir. Gerçek dışı haberlerle kamuoyunu yanıltan ve müvekkilimizi karalamaya, küçük düşürmeye yönelik bu haberleri yazan ve yayımlayanlar hakkında gereken yasal işlemler yapılacaktır.

Binali Yıldırım Ulaştırma Bakanı Vekilleri
Av. Ali Özkaya-Av. Serhat Kemal Yılmaz